Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 29 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image


 En acı olan bu çatışmadan tek başıma ve sağ olarak çıkmak oldu. Cudi Cesur hayatım boyunca kapanmayacak bir yara bıraktı kalbimde. Filmin sonunda Dartanyan savaşın orta yerinde vurulur. 
 

Arkadaşlarının kucağında son nefesini verirken “Hep böyle bir ölümü düşlemiştim” der ve gözlerini kapar.

Bedri Üsteğmen’in sözleri.../HALİL DAĞ

‘Ben Bedri üsteğmen. Söz veriyorum... Sizi öldürmeyeceğim. ‘Teslim olun!’ diye haykırıyor ve hemen ardından Garısa korucuları O’nun bu sözlerini Kürtçe’ye çevirip ‘Bedri Üsteğmen soz di de! We ne kuje! Teslim bi bin!’ diye tekrarlıyorlardı. Ve biz, Kürtçe de, Türkçe de söylense, teslimiyetin ne anlama geldiğini çok iyi biliyorduk. Yüzünü göremediğim ama sesini çok iyi duyduğum yüzlerce askerin ve korucunun ardında kudurmuşcasına bize çağrı yapan ‘Bedri’ kod isimli bu üsteğmen, o esnada omuz omuza verdiğimiz Cudi Cesur arkadaşla birlikte O’nun sözlerini değil de, Dartanyan’ın sözlerini konuştuğumuzu bilmiyordu.

Çatışmanın başlamasına saniyelerin kaldığı o kısa anda Cudi’nin Dartanyan’ı anımsaması beni hiç şaşırtmadı. Bu yolculuğa koyulmadan önce Cudi ile birlikte Fransız devriminde önemli rol oynayan ve devrimden sonra bu defa da hayatlarını adadıkları Kral’a karşı savaşmak zorunda kalan dört silahşörü anlatan “Demir maskeli adam” isimli bir film seyretmiştik. Dartanyan, müthiş savaşan bu dörtlünün liderliğini yapan silahşördü ve Cudi’nin filmde en beğendiği karakter de O’ydu.

Her ikimizin de, aynı filmi çok farklı bakış açılarıyla seyrettiğimizi, Kuzey yolculuğu boyunca film üzerine yaptığımız tartışmalarda çok iyi farkettim. Ben, filmde yer alan John Malkovich, Gerard Depuardiu gibi oyuncuların yeteneklerine, filmin senaryo ve kurgusundaki sadeliğe hayran olurken, Cudi ise Dartanyan’ı dilinden düşürmüyordu. Yüzlerce asker tarafından kuşatıldığımız ve Bedri Üsteğmen’in bizi teslim almak için elinden geleni yaptığı o son anlarda da Cudi’nin Dartanyan’ın sözlerini bana bir kez daha hatırlatması garip değildi.

Dartanyan, filmin sonunda yanındaki diğer üç silahşör arkadaşıyla birlikte Kral’ın askerleri tarafından kuşatmaya alınır ve Kral savaş başlamadan kısa bir zaman önce Dartanyan’a son bir şans vermek ister. Dartanyan ve arkadaşlarına teslim olmaları için çağrı yapar. Silahlarını bırakıp teslim olurlarsa hayatlarını bağışlayacaktır. Bu esnada Dartanyan kılıcını çekip ateşli silahlara sahip Kral’ın askerlerine saldırmadan önce arkadaşlarına dönüp “Mümkünse hayatlarını bağışlayın” der ve savaş başlar.

Kuşatma içindeki Dartanyan’ın kendinden ve savaş çığlığından böylesine emin oluşu Cudi’nin çok hoşuna gitmişti. Filmin en çok sevdiği sahnesi, düşmanının bütün silah ve sayı üstünlüğüne rağmen savaşçının kendine güveninin anlatıldığı bu sahneydi. Bu sözler Cudi’nin dilinden düşmüyordu. Ne zaman kritik bir an yaşasak veya bizden sayıca fazla olan düşmanımızla karşı karşıya gelsek hemen arkasında yürümekte olan bana dönüyor ve kendinden emin bir şekilde “Halil, mümkünse hayatlarını bağışla” diye takılıyordu.

Cudi bombasının pimini çektiğinde, Bedri artık teslim olacağımıza iyice kanaat getirmişti. Yanındaki korucularla birlikte ‘Halil Uysal, teslim ol!’ diye adımı haykırmaya başladıklarında, ihbarın ne kadar ayrıntılı yapılmış olduğunu farkettik. Cudi bu esnada dönüp “Senin adın Halil Dağ değil mi?” diye sorunca, hemen “Doğrudur, onlar yanlış adama çağrı yapıyorlar” diye cevapladım.

Bu dağlarda bir hayat yaşadım. Çok başarılı olamasam da, temiz yaşadığıma inanıyorum. Ne bu dağlara, ne de bu dağlarda edindiğim yoldaşlara, bir kez olsun ne madden, ne de ruhen uzak düşmedim. ‘Uysal’ olan soyadım bu gerilla yaşamı içerisinde kendiliğinden Dağ oluverdi. Bu ismi haketmesem de, layık olmak için elimden geleni yaptım. Bu hayatı kirletmeden buraya kadar getirdim. Bundan sonra Bedri gibi birisinin ellerine teslim etmek olur mu, diye düşünürken çatışma başlayıverdi.

Artık, teslim olmayacağımızı anlayan Bedri’nin silah sesleri arasında ancak küfürlerini ve vurulan askerlerinin haykırışlarını duyabiliyordum. Cudi’nin hemen arkasından atıldığım çatışmanın orta yerinde, bu çatışmadan sağ çıkacağımı bir an olsun düşünmedim. Kurşun yağmuru altında ateş ederken tek düşündüğüm, bu dağlarda edindiğim binlerce arkadaşlığa, hayatım boyunca tattığım en güzel ilişkilere layık bir ölümün sahibi olmaktı. En acı olan ise bu çatışmadan tek başıma ve sağ olarak çıkmak oldu. Cudi Cesur hayatım boyunca kapanmayacak bir yara bıraktı kalbimde.

Filmin sonunda Dartanyan savaşın orta yerinde vurulur. Arkadaşlarının kucağında son nefesini verirken “Hep böyle bir ölümü düşlemiştim” der ve gözlerini kapar. Savaş alanında ölmek savaşçının onurudur. Cudi Cesur bu yolculuğa çıkarken O’nu bekleyen herşeyin farkındaydı. Yüzlerce askerin ve korucunun, Bedri’nin emri üzerine O’nun cansız bedenini paramparça edeceklerini ve cenazesini gözü yaşlı annesine göstermeyeceklerini de çok iyi biliyordu.

Ama Bedri Üsteğmen (Mehmet Bedri Aluçlu), Cudi’nin vuruluşundan tam ellidokuz gün sonra, Cudi’nin vurulduğu aynı Garısa ormanlarında, yine Cudi’nin yoldaşları tarafından vurulacağını ve üç gün boyunca kurtarılmak için beklediği askeri hastanede, hiç beklemediği ölümün bu biçimine teslim olacağını bilmiyordu.
 yeniozgurpolitika

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (7 Yazılmış)

  • Gönderen defiance, 15 Kasım, 2010 22:42:20
    o kadar süre bedir üsteğmenin askerliğini haberciliğini yaptım bir kere agzından küfür duymadım kimseye eziyet etiiğini gormedım aksıne küfürü hakareti alaycılıgı yasaklayan bırıdır yalan yanlıs haberler yapanlar kendılerını kandırır
  • Gönderen İLYAS YAVUZ, 10 Mart, 2010 22:27:35
    Davanız kadar yazılarınızda yalandan safsatadan ibaret.Bedri üsteğemen ve korucular küfür eşliğinde taarruza geçmiş(!).bedri üsteğmenden en ufak bir küfür duyan asker korucu vs biri çıksın ispatlasın dağa çıkıp bende pkk olacam..Teslim aldıgı kadın teröriste kendi eşinin eşofmanlarını çıkarıp vermiş,mağaraya silahız girip sizin adamları teslim almış eve geçen ay teslım aldıgı kişiler çok degıl 1 ay önce bedri üstegmenın ıfadesiyle ne yazıkki pişmanlık yasasından faydalanmıştır.böyle bir adamın hakkında nasıl olurda bu kadar yalan ve adice biz yazı yazılırki....(he bir yalan daha o gün tek birtane bile tsk tarafından şehit verilmemiştir
  • Gönderen Serhat Erdemli, 06 Mart, 2010 20:46:24
    Bedri baba gibi dürüst,adil ve kurallarına göre oyunu oynayan asker zor bulunur. Teslim aldığı kişilerin tek kılına zarar vermedi. http://www.tumgazeteler.com/?a=5905571 Yazının sonunda Bedri babanın öldüğünden söz ediliyor. Oysa tam tersine Bedri Baba hayatta, bu yazıyı yazan Halil Dağ öldü.
  • Gönderen Turgay, 06 Mart, 2010 00:35:20
    Bedri babam göze göz dişe diş bir mücadele segiledi.Adildi Askeri olarak ben tanıyorum emrindeyiz halaa
  • Gönderen şore, 08 Şubat, 2009 00:47:05
    çok değil hallo sende onun arkasından gittik ne farkın var
  • Gönderen sedat, 16 Eylül, 2008 21:02:05
    hayatını bu özgürlük ve barış uğruna adayan cudi ve nice cudi hevaller bitmez.halil DAĞ hevalden bir isteğim var.cok ama cok uzak ve yükseklerden bize bakmaktadır.kendisinin bu amac uğruna canlarını feda etmekte hazır bekleyen dağ nergizlerine yardım etmesini istiyorum.onu bu sene tanıdım ve gercekten cok ama cok sevdim.veeee mekanı cennnnnnet olsun.
  • Gönderen vedat, 02 Temmuz, 2008 00:30:30
    slm sizler hangi bedri üsteğmenden bahsediyorsunuz bu adam nerde görev yapıyordu söylerseniz sevinirim
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.