Kara harekatı neden yarıda kesildi?

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 25 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031


Gündemin en önemli sorusu bu. Günlerdir Türk ve Kürt kamuoyunda Türk ordusunun apar topar geri çekilmesinin nedenleri tartışılıyor. Türk kamuoyu bunu ağırlıklı olarak Amerika’nın baskısıyla, Kürt kamuoyu ise PKK’nin direnişiyle açıklıyor. Kuşkusuz kara harekatının ani bir kararla sona erdirilmesinde Amerika’nın tutum değiştirmesiyle PKK’nin sergilediği direnişin etkileri olmuştur. Ancak, Amerika’nın neden tutum değiştirdiği sorusuna da geçerli bir yanıt verilmemiştir. Olay ‚sır’olarak kalmaya devam etmiştir.
Oysa yakın tehdit altında bulunan ve gelecekleriyle oynanan Türk ve Kürt halklarının bu ‚sır’rın ne olduğunu bilmesi gerekmektedir. Gerçekten ne oldu da bir hafta öncesi Türk ordusuna kara harekatı izni veren Amerika aniden tutum değiştirdi ? Neden Türk ordusu beklenmedik bir şekilde geri çekildi ve Irak Kürdistanı’nı kaçarcasına terk etti? Ordunun sineye çekmek zorunda kaldığı aşağılanmaya ve askeri siviliyle yaşanan itibar kaybına bakılırsa ortada çok ciddi bir neden olmalı…
Ufukta çok ciddi tehlike mi belirdi? Amerika bu yüzden mi tutumunu tersine çevirdi? Türk ordusu bundan dolayı mı panik içinde geri çekildi? Eğer öyleyse, ki öyledir, o halde ne gibi bir tehlikeyle yüz yüze gelindi?
Bana göre kara harekatının devamı halinde ortaya çok ciddi bir sorun çıkacak; büyük bir provokasyon yaşanacaktı. Kara herakatı hemen kesilmeseydi bir Türk-Kürt savaşı başlamış olacaktı. Kanımca Türkiye bunu göze alamadı. Bu nedenle ordusunu apar topar geri çekti.
Bence psikolojik amaçla yapılması planan kara harekatının kontrol dışına çıkma tehlikesi belirdi ve iş ciddileşti. Yaygın ve kanlı bir Kürt-Türk savaşına karşı olan Amerika iş bu aşamaya gelmeden devreye girdi ve acil olarak harekata son verdirdi.
Hava harekatı gibi kara harekatının da Amerika’n planı olduğu biliniyor. 5 Kasım’da Bush-Erdoğan görüşmesinde varılan mutabakat gereği Türkiye PKK’ye yönelik operasyon yapacak, karşılığında da hem Irak Kürtlerini muhatap alacak hem de içeride demokratik açılımlar yapacaktı. Amerika’nın en ince ayrıntısında kadar planladığı harekat sınırlı bir alanda; PKK’yle sınırlı olarak yapılacak; Kürdistan Federal Bölgesi’nden uzak durulacaktı.
Ne var ki AKP Hükümeti’nin ‚evet‘ dediği bu plana ordu karşıydı.. Kara harekatının Amerika tarafından planlanması, buna hükümetten sonra genelkurmayın da onay vermek zorunda kalması Türk ordusu içinde ciddi tepki yaratmıştı. Ordu içindeki ağırlıklı kesim hem Amerika’yla ortak hem de PKK’yle sınırlı bir harekata karşıydı. Fakat cepheden karşı çıkmak yerine de harekat esnasında harekatın seyrini değiştirecek bir oldu bitti yaratmak peşindeydi.


Amerika bunun farkındaydı ve operasyon izni vermeden önce bu konuda hükümetten ve genelkurmaydan güvence de almıştı. Ancak alınan güvencelere rağmen harekat daha birinci haftası dolmadan Amerika‘nın kontrolü dışına çıkmaya başladı. Türk ordusu hem Barzan bölgesinin ‚giriş kapısı‘ sayılan Zap’a sokmak üzere 50 bini aşkın askeri hazır kıta bekler hale getirdi hem de 1996 yılından bu yana Bamerni’de bulunan tankçı birliklerine harekete geçmeleri için emir verdi. Fakat birliklerin üslerinden ayrılmaları Barzani’nin talimatıyla engellendi. Peşmerge güçleri üssün etrafını çevirdi. Bunu bir ‚fırsat‘ olarak değerlendiren ordu tankçı birliklerini kuşatmış peşmergelere karşı saldırıya geçmek istedi. Türk ordusunun verilen güvencelere rağmen sözünde durmadığını ve Barzani’yi çatışmanın içine çekmeye çalıştığını fark eden Amerika bu nedenle tutumunu değiştirdi. Değiştirmekle kalmadı ‚derhal çıkın‘ diye de sertleştirdi.
Eğer kara harekatı devam etmiş olsaydı büyük bir provakasyon yaşanacaktı. PKK’yle savaş Kürtlerle topyekün savaşa dönüşüp yayılacak, olaylar konrolden çıkacaktı. Türklerle Kürtlerin savaşını-şimdilik- çıkarlarına uygun bulmayan Amerika savaşı önledi ve Kürt meselesinde iplerin elinde olduğunu bir kez daha gösterdi. Şimdi sıra Türkiye’nin verdiği sözleri tutmasına geldi. Dananın kuyruğu asıl orada kopacak gibi. Talabani Türkiye’ye gidiyor. Talabani‘nin PKK meselesinde Türkiye’ye bazı güvenceler vereceği söyleniyor. AKP Hükümeti de ne kadar inkar ederse etsin, içi ‚ekonomik önlemlerle‘ dolu ‚Kürt paketini‘ açmaya hazırlanıyor.‚Kürt Paketi’nin de boşa çıkması; kara harekatı gibi fiyaskoyla sonuçlanması ihtimali var ama yine de beklemek; bekleyip görmek gerekiyor…
Türk devleti uyguladığı ırkçı ve imhacı politikalar yüzünden Kürtleri kaybetmiş bulunuyor. Kaybettiği Kürtleri de adam yerine koyarak, onların demokratik haklarına saygı duyarak kazanmayı değil, silah zoruyla bastırmayı amaçlıyor. Hal böyle olunca da çözümden söz etmek anlamlı olmuyor. Kaldı ki Türk ordusu da ilk fırsatta savaşa kaldığı yerden devam edeceğe; bu kez içerideki dinamiklere yöneleceğe benziyor.
Türk ve Kürt kamuoyları Türk ordusunun apar topar geri çekilmesinin nedenleri tartışırken ordu da yeniden saldırmaya hazırlanıyor. Yenilen pehlivan güreşe doymuyor ama olan da Kürdü’yle Türkü’yle ezilenlere oluyor.
*
Geçen hafta yazdığım Kara harekatının görünen sonuçları başlıklı yazıma olumlu manada epey tepki aldım. Beş ayrı internet sitesinde (Yeniozgurpolitika.org, rojaciwan.com, aktuelbakis.com, koxsuz.org, gunayaslan.com) yayınlanan yazım ulaştığı 15 bine yakın okunma oranıyla da en çok okunan yazım oldu. Ancak yazımda AKP’nin içine düştüğü durumu anlatırken, ‚AKP’yi Allah bile kurtaramaz‘demem yakışık olmadı. Bu tarz bana yakışmadı. Bunun için sizden özür dilerim…

aslanay@hotmail.de

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen elveren, 07 Mart, 2008 00:43:24
    Yazıdan anladığım kadarıyla; Türkiye'nin Irak Hükümeti'ni muhatap alması için böyle bir operasyon düzenlenmesi gerekiyorsa, o zaman başta Irak Cumhurbaşkanı Talabani olmak üzere, tüm güneyli Kürtler de bu güne kadar hep PKK sayesinde kendilerini yaşatabildiklerini söylemek durumundayız.Sayın Günay Aslan'ın bundan önceki yazısında belirttiği gibi "Kürtlerin rantını yeyen birileri var"sa, PKK'nin rantını yiyen birilerini de unutmamak gerekir. Bana göre, Yaptığınız analiz mantıklıdır.

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com