E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||

Evet ne yazık ki, bu ülkemizim gerçekliği bu ancak, kim taktı sorusu ise? Bu ülkeyi yıllardır eğemen olarak yöneten Kemalizm ve militer devlet desem. Her kes bana kuşku ile bakacak başlayacak söylenmeye, hayır Kemalist militer Cumhuriyet böyle şey yapmaz, ancak yobaz AKP’ti yaptı diyecekler.
Cuhuriyeti Atatürk kurdu bizi. Kurtuluş savaşı ile düşmanlardan emperyalizmden ve Yunanistan’ dan bizi O, kurtardı.
Diyecekler, emperyalizme karşı kazandığımız savaş zafer onun eseri, denize düşmanı O, döktü diyecekler. Kimse Mustafa Kemal’e toz kondurmayacak...
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet var ya? Ha, O mo? Evet işte O, zaman Kamal Atatürk kültür devrimi yaparak, Kadınlarımızı kurtarmıştır.
Ha öylemi?...pekiy...... ne yapmıştır kadınlarımıza? Özgür ve çağdaş kadın yaratmıştır. Nasıl yani? Peçeyi kaldırmış yerine kılıf kıyafet kanunu ile çağdaş kadın timsali olan çarşaflı Latife hanımı yaratmıştır....... Ha şu çarşaflı Latife’mi? He ya...... valla ne desem tam örnek olmuş kültür devrimine hayırlı ve uğurlu olsun böyle çağdaş Cumhuriyet’e ve Atatürk’ün hanımına... ne ler borçlanmış kadınlarımız...
Bir ata sözü vardır bilirmisiniz? Balık baştan kokarmış. Bizim militer devletin kuruluşu da baştan kokmaya başlamış ve böylede devam ediyor....
Moderinite devrimi yapmamış bir ülkeden ne beklersiniz? Nasıl kültür devrimi beklersiniz?
Yani burjuva devrimini yapamamış bir ülke? Burjuva anlam da dahi çağdaş olması mümkün değildir.
Neden ? Feodalizm, Köylülük toplumu ve Kapitalizm öncesi bir toplumdur. Kapitalizm feodal topluma göre ilericidir.
Neden? Çünkü, kapitalizm de sanayi gelişmiş, toprak sahibinin yerini, burjuvazi almış, topraksız, yoksul köylülüğün yerini ise, ücretli işçiler yani işçi sınıfı almış toplumsal sorun için bir takım reforumlarla seçme seçilme hakkı, burjuva anlamda işçilere verilen haklar vb gibi .
Bu anlamda Kapitalizm, bir önce ki, toplum olan Feodalizme göre ilericidir.
İnsan olmanın değeri her toplumun sınıfsal yapısına göre belirlenir. Hiç bir toplum da diyalektik ve tarihi materyalizm olarak birbirine benzemezler.
Her toplumda sınıfsal olarak insan ve kadının yeri değişikliğe uğramıştır. İnsan ve toplum yaşamlarına diyalektik olarak baktığımızda ilk insan toplumların oluşumunda eğemenlik dönemini Ana erkil dönemi ile başlar, yani ilk İnsan toplumuna eğemenlik eden Ana erkil dönemi kadınların hakimiyet sağladığı dönemdir.
Daha sonra Erkek fiziksel olarak daha güçlü olduğundan kadınlardan bu yönetimi devir alarak Erkek eğemenliği toplumu günümüze kadar süre gelmiştir..
Tarihi gelişimi bilimsel olarak böyledir. O gündür bu gündür erkek eğemen toplumu kadınları kendi himaye ve baskı altına alması günümüzde devam etmektedir.
Kadın üretken ve dişi olarak doğurğan Ana olmasına karşın, her toplumda en çok ezilen sömürülen bir isandır.
Fiziki, olarak erkeklerden güçsüz olması nedeniyle erkekler her zaman bundan istifade etmesini bilerek, fiziki güçlerini kullanarak kadınları sömürmüşler ve ezmişlerdir. Bu sınıfsal olarak her toplumun yapısına göre değişmiştir.
’’kadın, toplumsal emek üretimin dışında kaldığı ve özel ev işleri çerçevesi içinde bulunduğu sürece kurtuluşuna kavuşamaz, erkekle aynı düzeye yükselemez.’’ F.Engles: (Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni)
’’Analık hakkının yıkılması, kadınlar için dünya çapında tarihsel bir yenilgiydi. Erkek evde de dümeni eline aldı, kadın horlandı, baskı altına alındı, erkeğin kölesi ve basit bir çocuk doğurma aracı haline geldi... (F. Engles. Aynı kaynaktan)
’’Zamanımız da aile, kadının açık ve gizli ev köleliği temeli üzerine kurulmuştur. Erkek ailede burjuvadır, kadın da proleter. (F.Engles. Aynı kaynaktan)
Kadın için, böyle bir yapının oluşması, insanlık adına utanç verici bir durumdur. Ancak bu insanlık günümüz kapitalist-emperyalist sistemde öyle bir yer edinmiş ki, ne yazı ki, bu toplumda, kayb ettiğimiz değerli yazar ’’Duygu Asena’nın’’ söylediği gibi, ’’Kadının Adı Yok’’ kapitalist toplumda malesef Kadının adı yoktur. Hele hele bizim gibi geri kalmış üst yapının ve hala kırsal kesimde feodalitenin hakim olduğu, dinin devletin ne üst düzeyde hakim olması bu tezi daha da güçlü hale getirmiştir....
Bu gün Kapitalist toplum da dünyanın her yerinde kadına bir ’’meta’’ gibi, görülüp alınan, satılan ve öyle bakılan bir toplumda kadının adının olması, özgür olması mümkün değil.
Özgürlük göreceli bir kavramdır ne kadar? Nereye kadar? Nasıl özgürdür?
Ne yazık ki, kapitalist sistemde kadına böyle bakılmakta olup, Erkek eğemen tolumunun kararları işlemekte.
En çağdaş bir çok kapitalist ülkelerde dahi kadının seçme seçilme hakkı seçimlere katılımı çok olmamıştır.
Hep sonradan hatırlanmıştır. Dünyanın parlamentolarına bakın millet vekili kadın sayısı çok azdır.
Dünyanın kaç ülkesinde devlet başkanlığı veya Cumhur Başkanlığı yapan kadın var? Almanya Başbakanı Bayan Merker’ de olmasa hemen hemen yoktur.
Halbuysa kadınlar erkeklerden daha başarılı olmasına karşın malesef halen kapitalist toplumda Kadın bir sömürü aracı olarak bakılmaktadır...
Bizim gibi moderinite devrimini yapamamış geri bıraktırılmış bir ülkede kadın olmak daha zordur.
Kadın töre kurbanı, şiddet kurbanı, kadın sevemez, kadın açık giyemez, kadın gülemez, kadın cinsel taciz kurbanı, kadın sokakta gezemez, kadın çalışmaz, kadın okumaz, kadın erkeğe karşı gelemez, kadın başını açamaz, pekiy Türkiye’de ve islam toplumlarında kadın nedir?
Evde oturan, kacasına çocuk doğuran, kacasının ve çocuklarının yemeğini yapan, çamaşırını yıkıyan, bulaşık yıkıyan, kocasının ayağını yıkıyan horlanan, kacasının istediği zaman gönlünü yapan, kocasının şiddetine maruz kalarak, dayağını yiyen işkenceye maruz kalan horlanan, işi bittiği zaman sokağa atılan, etini satarak sömürülen itilen kalkılan köle bir insanmı?....
Geri toplumların Erkek eğemen toplumun kendine güveni olmadığından, kadınlara güvenleri güveni olmazmış ki... Kapitalist toplumda kadını özel mülkiyet gibi gördüğünden dolayı, erkeğin nasıl olsa özel malıdır.
Kimse görmeyecek, kimse tanımıyacak, köle gibi erkeğe hizmet edecek işte bugün kü, kadınların başına Türban takılmasının amacı budur.... tüm islam toplumları ve gerici toplumlar kadına bir köle gibi, baktığından dolayı kadının açılmasından başkası bakar, kaçar gider mantığıyla kapatmaya çalışırlar... çünkü tüm islam toplumunun Erkeklerine bakın hepsi iki, üç, dört, beş, altı, yedi ye kadar islam peygamberi Muhammed’in dahi bir çok hanımı varmış ve bunun adını helal koymuşlar pekiy? kadına niye yedi tane erkek haram oluyor? Onu anlamak zordur..
İşte neyazık ki, 21’inci yüz yılda Türkiye kadına bakış açısı yasalarla onaylanarak okullarda kamu alanlarında’’Türban’’ takmak yasa ile serbest olması onaylanmıştır hemde anlı şanlı militer devletin parlamentosunda..
Böyle bir toplumda kadının adı ne olablir? Sakın yanlış anlamayın böyle çağdışı kalmış anlayışının toplum ve insan manazaraları kadına bakış ne Yazık ki, böyledir...
8. MART dünya kadınlar günü: 1875’de Newyork’da dokuma işçisi kadınlar çalışma saatlarını düşürülmesi ve hakları için eylem yaparken, Fabrikada çıkan yangında 116 dokuma işçisi kadın yaşamını yitirmiştir. 1910’da kadınlar bir araya gelerek ölen dokuma işçileri kadınların anısına toplanarak 8. Mart’ı dünya kadınlar günü ilan etmişlerdir.
Yani emekleri uğruna mücadele ederek ölen kadınları unutmak mümkün değil. Ben de 8 Mart kadınlar günü dolaysıyla anısına ülkemizde ki, kadınların okullarda türban takması konusun da güncel bir tartışmayı işledim.
Can çekişen kapitalist-emperyalist sistemde kadının kurtuluşu özgürlüğü olamaz, kadına meta gibi bakılan bir toplum kadını köleliştiren bir toplumdur... insana insan gibi bakılmayan bir toplumda cinslerin kurtuluşu olamaz.
İnsanlara cinsi ile değil, insan olarak bakmak her insanın insanlık görevi olmalıdır... cinslerin kurtuluşu tek başına bir şey ifade etmez.
Sınıflar temelinde ele alırsak ezilen sınıfların, çalışan sınıfların, işçi ve emekçi sınıflar olarak örgütlendiğimiz zaman kapitalist sisteme karşı güç olmuş oluruz. Bu mücadeleyi 1875’de Newyork’ lu kadınlar emekleri uğruna mücadele ederek can vermiş olduklarını unutmayalım.
Kapitalist sistem emeği sömürürken, Artı-değer sağlarken cinsine bakmıyor sistem erkeği de kadını da sömürüyor ama, kadının iş dışında bir de evde sömürülmesi var..
Kapitalist sisteme karşı mücadele cinsin cinse karşı mücadelesi değil, erkek ve kadının birlikte yan yana mücadele etmesi ile güçlü olacaktır.
O, zaman sınıf olarak sisteme alternatif olmuş oluruz, kadınlarımızın kurtuluşu sosyalizmde olacaktır.....



