E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||

Üzerinde dikkatle durulması gereken konuların başında, medyanın yıllardır Genelkurmay'la koordineli çalışmasının ne gibi etik temellere dayandığıdır.
Türk basınını, Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinden günümüze geçirdiği her evrede bir iktidar odağına bağımlı kalmıştır. Bu bağımlılık, ülkenin içinde bulunduğu şartlara göre değişkenlik gösteriyor. Küçük bir araştırma ile Türk basınının Osmanlı döneminde Sultancı, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında Atatürkçü, Demokrat Parti dönemindeyse Menderesçi bir yayın politikası izlediğini gözlemlemek için yeterli olacaktır.
1960'lı yıllardan sonraysa Türk basın çalışanları, on yolda bir düzenlenen askeri darbelere alkış tutmuş, generallerin postası olmuştur. Özellikle Kürt sorunuyla ilgili tavırları nedeniyle, generallerin eli kalem tutan mikrofonlu erleri gibi davranmakta hiçbir sakınca görmemişlerdir.
Bülent Gündüz
ARAM YAYINLARI
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen dino, 14 Mart, 2008 10:16:23zaten diktatorlukle yonetilen bir ulkede objektif bir medya beklemek sacmalik olur! ayrica isin en onemlisini yani tc meclisinin diktatorluge kalkan olmaktan baska hic bir ise yaramadigini unutuyorsunuz! turkiyede iki kurumun kendilerini derhal fes etmesi lazim bunlar meclis ve medyadir!



