E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Zeki Alasya Kürtçe konuşuyor, Türkiye büyüyor! /MAHMUT ÖVÜR
- Kandil’e 24 saat bombardıman mesaisi
- Özgür Seçim Platformu /İrfan Babaoğlu
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- Çiller ile Ağar her an yargılanabilir
- Aynur Doğan:Türkiye'de hala keyfi yasaklar var
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Türk ve İran bombardımanı BM gündemine taşınıyor
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
.
Yayıncı Mehdi Tanrıkulu, suç duyurusunda bulunduktan sonra sanık konumuna düştü.
Yayıncı Tanrıkulu bir iddianamede 'sözde Kürt halkı' diyen savcıyı şikâyet edince kendisini hakkında peş peşe açılan davalar zinciri içinde buldu
Tevn Yayınevi sahibi Mehdi Tanrıkulu'nun yargılanmasının gerekçesi bir savcı hakkında 'Kürtçe suç duyurusu'nda bulunmasıydı. Savcının iddianamesinde Kürtçe suç duyurusuyla 'Türk Dilinin Kullanımı ve Korunmasına ilişkin Kanun'a muhalefet ettiği ileri sürülüyordu. Mahkemeye göre 'koridorlarda Türkçe konuşup duruşmalarda Kürtçe ifade veren, Tanrıkulu'nun amacı 'üzüm yemek değil bağcıyı dövmek'ti. Beş ay hapis cezası verilen Tanrıkulu'nun 'dilinden çektiği çile' bitmedi: Bu kez de duruşmalardaki 'Kürtçe' ısrarı yüzünden hakkında dava açıldı. Duruşma, 17 Haziran'da.
'Sözde Kürt halkı'
Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Muammer Özcan, hazırladığı bir iddanamede 'sözde Kürt halkı' deyince Tanrıkulu, 4 Nisan 2006'da savcı hakkında Kürtçe şikayet dilekçesi verdi. Tanrıkulu'nun işleme konulmasını beklediği suç duyurusuna, haberi bile olmadan, 1928 yılında Harf Devrimi nedeniyle çıkarılan 1353 sayılı 'Türk Harflerinin Kabulü ve Tatbiki Hakkındaki Kanun'a muhalefetten 31 Ekim 2006'da dava açıldı. Davanın dosyası İstanbul'a gönderilince de 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başlandı.
Tanrıkulu, 13 Temmuz 2007'deki üçüncü duruşmada, tercüman yardımıyla Kürtçe ifade verdi. 13 Eylül'deki ikinci duruşmada ise Kürtçe yazılı savunma verdi. Bir tercüman bunu Türkçe'ye çevirdi.
'Adalet siyasi baskı altında'
Davanın son duruşması 6 Şubat'taydı. Tanrıkulu, tercüman yardımıyla yaptığı savunmasında, "Türkiye'deki adalet siyasi baskı altında. Dilimi konuşmak için şikâyette bulundum, ancak yargılanan benim. Bu, Kürtlere karşı hukuksuzluğu gösteriyor" dedi.
Mahkemenin kararına göre Tanrıkulu, duruşma salonu ve koridorlarda Türkçe konuştuğu halde savunma yaparken bundan kaçınıyordu. Ve 'maksadı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek'ti.
Kararda, Tanrıkulu'na, 'suç işleme konusundaki ısrarlı pervasız tutumu, kastının yoğunluğu, geçmiş mahkûmiyet durumu dikkate alınarak, cezanın en üst sınırdan tatbiki sonucuna' varıldı ve Türk Ceza Kanunu'nun 222. maddesi gereğince altı ay hapis cezası verildi. Ceza beş aya indirildi.
Yeni bir dava daha
Mahkeme ayrıca, önceki duruşmada Kürtçe yazılı savunma verdiği için de Tanrıkulu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Mahkemenin şikâyeti üzerine savcılık harekete geçti ve 19 Şubat'ta Tanrıkulu hakkında, yine 1353 sayılı yasaya muhalefet ettiği iddiasıyla dava açıldı. İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın ilk duruşması, 17 Haziran'da.
RADIKAL



Güncel