E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Zeki Alasya Kürtçe konuşuyor, Türkiye büyüyor! /MAHMUT ÖVÜR
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- Kandil’e 24 saat bombardıman mesaisi
- Özgür Seçim Platformu /İrfan Babaoğlu
- Türk ve İran bombardımanı BM gündemine taşınıyor
- Çiller ile Ağar her an yargılanabilir
- Aynur Doğan:Türkiye'de hala keyfi yasaklar var
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
'Dil ve Siyaset' konulu panelde konuşan DEP eski Milletvekili Leyla Zana, siyasetçilerin toplumsal dili kullanmadığı takdirde halkın dilinden uzaklaşacağını ve dilin gelişmesini olumsuz yönden etkileyeceğine vurgu yaparak, Kürt dilinin siyaset dili olmadan gelişemeyeceğini ve kalıcı olmayacağına dikkat çekti. Kürt siyasetçilerin Kürtçe'yi günlük yaşamın egemen dili haline getirmelerini isteyen Zana, 'Bir toplumun siyaseti kendi dilinde değilse o dil gelişmez' dedi.
Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği (KÜRDİ-DER) Kürtçe'nin günlük yaşamda kullanılmasına ilişkin KÜRDİ-DER Konferans Salonu'nda 'Dil ve Siyaset' konulu panel düzenledi. Moderatörlüğünü Kadri Gökdere'nin yaptığı panele DEP eski Milletvekili Leyla Zana, Yazar Gülçiçek Gülen Tekin, Gazeteci Tayip Temel konuşmacı olarak katıldı. Panelin açış konuşmasını yapan KÜRDİ-DER Başkanı Mazhar Aktaş, dilin günlük yaşamda kullanılmasının önemine dikkat çekti.
'Kendimiz çabalamalıyız'
'Nerde boğuluyorsak oradan başlamalıyız' diyerek konuşmasına başlayan Leyla Zana ise bir dillin toplumsal olduğu taktirde sevileceğini belirterek, 'Benim gırtlağım Kürtçe'dir, bunun nedeni yüreğim ve beynimin Kürtçe hissedip düşünmesidir. Biz bu mücadeleye başlarken, 'Kim bizim için ne yapabilir' diye başlamadık. 'Biz ne yapabiliriz' diye başladık. Dil konusunda da bize kim ne yapacak dememeliyiz. Biz ne yapabiliriz demeliyiz' dedi. Kürtçe'nin teknik yönden de gelişmesi gerektiğine değinen Zana, zaten bütün insanların toplumsal dili annelerinden aldıklarını ifade etti.
'Her ciwanê kurd dikare xwe pêş bixe'
Siyasetçilerin toplumsal dili kullanmadığı taktirde, halkın dilinden uzaklaşacağını ve dilin gelişmesini olumsuz yönden etkileyeceğini vurgulayan Zana, 'Bir toplumun siyaseti kendi dilinde değilse o dil gelişmez. Ben Türkçe'yi cezaevi kapılarında, Kürtçe'yi de cezaevindeyken öğrendim. İnanıyorum ki her Kürt genci kendini dil alanında geliştirecektir' diye konuştu. Bir dilde duygu ve düşünce olmadığı taktirde insanlar arasında diyalogu sağlanamayacağını söyleyen Kadri Gökdere ise, 'Sayın Öcalan diyor ki 'Eğer dil üzerinde yasaklanmalar devam ediyorsa, analar evlerinde çocuklarını eğitsin' bizlerde bu durumun hassasiyetinin farkında olarak hareket etmeliyiz' dedi.
'Cumhuriyetin ilk yıllarından beri Kürtçe yok edilmeye çalışılıyor'
Başbakan'ın Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu'na yaklaşımını kınayan Yazar Gülçiçek Günel Tekin ise, 'Başbakan Recep Tayip Erdoğan Kürtçe eğitim söz konusu olunca hakaret ediyor 'Yalan söylüyorsunuz' diyor. Bende buradan Başbakan'a yalan söyleyen sensin diyorum. Cumhuriyetin ilk yılarında beri çeşitli yöntemlerle Kürt dilinin yok olması için çalışılıyor. 5 kelime Kürtçe konuştuğunuz vakit 1 koyunu vermek zorundaydınız' şeklinde konuştu. Kürtlerin dil sorununa ideolojik bir sorun olarak yaklaşması gerektiğini vurgulayan Gazeteci Tayip Temel, Kürt gazeteciliğinin tarihten bu güne büyük bir mücadele sonucu oluştuğunu kaydetti. Ulusal bir dilin yaratılması için Kürt gazetecilerin birlik olması gerektiğini vurgulayan Temel, bu dönemde asimilasyona boşa çıkarmanın en etkili yolunun medyayı iyi kullanmak olduğunun altını çizdi.
DİHA



Güncel