BUGÜN 1 MAYIS DAHA GAZ BOMBASI VE KANA BULANDI/Mehmet ÖZCAN

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031


1 Mayıs daha İstanbul ve Ankara’da kan ve Gaz bombasına bulandı. Böylece Türk militer devletinden demokrasi ve hoş görü bekleyenlerin hüsranı oldu.
Bir kez daha anlaşıldı ki, sınıfın ve emekçi sınıfların içinde sosyalist hareketlerin örgütsüz oluşu ve dağınıklığı ile sisteme karşı mücadelenin ne kadar hazırlıksız oluşu bilince çıkmış oldu.
Eğer hala düzen içi mücadelede Marksist sosyalist çizgi benimsenmediği sürece, sınıf hareketi dünyada ve Türkiye’de dahada geriliyecektir.
Kapitalist sistem içerisinde;sınıflar mücadelesi ve emek,sermaye çelişkisi iyi kavranmadığı sürece, buna karşı reformist uzlaşmacı sınıflar arası antagonist çelişki görmezden gelerek sınıfları uzlaştırır poltikaları savunmak, kapitalist sistemi savunmaktan bir farkı olamaz.
Elbette ki, emekçi sınıfların ekonomik, demokratik haklarını savunmak demokrasi mücadelesi vermek ayrı bir konudur bu tabii ki, red edilemez.
Ancak sınıfın nihai hedefi olan vaz geçilmezi olan bilimsel sosyalizmi ve sınıfsız sömürüsüz iktidar mücadelesinide red ederek, düzen içi mücadele ile sınırlamak ve mevcut sisteme sarılmak ondan kurtuluş, ondan demokrasi beklemenin ne kadar yanlış olduğunu işte 2008 1 Mayıs’ı bize bir kere daha önemli dersleri çıkarmamızı önümüze koymuş oldu..
Bir ata sözü vardır; Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan belli olur derler doğrudur. İnsanlar biraz ön görülü olmasını bilirlerse, 2008 1 Mayıs’ın Türk militer devlet tarafından haftalar öncesinden tartışmasını kamuoyu önünde yapılırken düello yapılacağının militer devletin provokasyonlarını son günlerde biraz kıpırdamaya başlayan işçi sınıfı ve emekçi sınıflara gözdağı verileceği ve olayları geliştirerek provake edileceği önceden belirlenmişti.
Ben bu ön görüyü haftalar önce yazdığım ’’1 Mayıs Fraksiyoncu anlayışın tabusu olamaz’’ adlı yazımda şöyle yazmıştım:

’’Türkiye yıllardan beri süre gelen sendikalar ve devlet arasında 1-Mayıs işçi bayramının, Taksimde yapılıp yapılmaması  konusunda kayıkçı döğüşü sürmektedir. Ben bu tabloyu bu ülkede, 35 yıldır Komünist-devrimci mücadele içerisinde dinleyen birisi olarak artık alışmanın ötesinde gına getiriyorum.’’
Demiştim; ben burda şunu vurgu yapmak istedim. Bu bir mesaj ve ön görüydü. Yani Türk militer devleti ile bugün sınıf adına hareket eden, devlet tarafından kurulan TÜRK-İŞ sendikası ile sınıfın uzaktan yakından ilgisi yoktur bunlar işçi sınıfını temsil edemez imajını o yüzden vermek isterkende dikkat edin bunlar sınıfı bırakır kaçar giderler demek isterken de. bunların kuyruğuna takılmayın bunlara güvenmeyin demek istedim.
Diğer DİSK ve KESK ise her ne kadarda adı Devrimci işçi sendikaları olsada artık değildir.
Çünkü DİSK ’’Kemal Türkler’’ zamanın da devrimci işçi sendikaları idi. Şimdiki reformist sendikacılar gibi, mukayise dahi edilemez ve karşılaştırılamaz. İşte tavırları  ortada ve nasıl devletle uzlaşarak sınıfın hareket noktasını kırmış ve yanlız bırakarak eylemsiz ve savunmasız koymuşlardır.
İşte geçen yazımdan sendikalar hakkında düşüncelerim. Şu şekildi.
1- Amerikan tipi sarı sendikacılık işçi işveren arasında hakem kurulu görevi yaparken  ağırlığını iş verenden yana kullan sendikacılık anlayışında genellikle Grev, direniş yapılmaz işverenden uzlaşarak açıkcası işçiyi satarak yapılan sendikacılıkdır.
Bunlar sendikacı değil sanki devletin birer bürokratları gibi olup devletin işverenin yanında kapı kullarıdır.

2- Ekonomist sendikacılar: bu tip sendikacılar genellikle sosyal demokrat olarak hareket ederler . Grev ve direnişlerle işverene karşı mücadele ederler işçi sınıfının yaşamını iyileştirici haklar uğruna mücedele ederler ama, düzenle işçi sınıfını ehlileştirerek düzen dışı mücadeleden alıkoyarak kendi siyasal mücadelesi olan işçi sınıfının sınıf mücadelesinin sosyalist mücadeleye karşı ekonomist mücadeleyle sınırlayarak işçi sınıfını düzenin birer neferi yapmaya çalışırlar.
’’ücretli emek sistemi sürüp giderken, eşit yada ädil emek ücreti istemek, kölelik sistemi temeli üzerinde özgürlük kurulmasını istemekten farksızdır. İşçi sınıfı şunu anlamalıdır: bugünkü sistemde mahkum edildiği olanca yoksulluğa rağmen, O, aynı zamanda, toplumu ekonomik bakımdan yenibaştan kurmak için gerekli maddi koşulları ve toplumsal biçimleri yaratmaktadır. Bu yüzden, bayrağına tutucu ’’eşit emeğe karşılık eşit aylık’’ şiarını değil, en devrimci şiarını yazmalıdır:’’Kahrolsun ücretli kölelik!’’ (K.
 Marks)
Komünist hareketin sosyalist devrim mücadelesi için, sınıfın içinde örgütlü olmadığı sürece bizler bu tabloları çok yazıp çizerkende anlamlığınıda yitirmiş olacak.
Komünistler sınıfın öncüleridirler, sınıfın emekçi sınıfların kuyrukçusu değiller ve olmamalıdırlar.
Bu gün komünist hareket içerisinde sınıf adına yapılan poltikalarda marksist ve bilimsel sosyalizmden uzaklaşama var.
Marksizmi sınıfla birleştirmede bilimsel sosyalizmle bütünleştirmeden uzak bir durumdayız.
Dünyada ve Türkiye’de sosyalist sistemin çözülmesinden sonra kırılmaları, dağılmaları, kopuşmaları idelojik ve teorik netleşmeyi henüz daha tamamlamış değiliz.
Marksizmin önüne pragmatizm, popülizmi koyarak sıçrama olamaz olsa olsa sağa, sola savrulmalar sapmalar ve burjuva kuyrukçuluğu yapılmış olunur.
2008 1 Mayıs’ın dan dersler çıkarırken kendi konumuzu ve durumumuzu gözden geçirmeden sadece sistemin bir İstanbul Valisini  veya Emniyet Müdürünü suçlayarak bir yere varamayız.
Onlar bu militer sistemin temsil kurumları ve verilen emirleri uyguladıklarını unutmayalım ki, hedefi şaşırmayalım.
Kapitalist sistemi bir bütün olarak ele alınmalı devlet kurumları sistemden ayrı dallar olmadığı gibi, devletin dışında ki kurumlarıda olmadığı bilince çıkarılmalıdır.
 Önce ciddi, ciddi kendimize soralım. Ne istiyoruz? Nasıl Bir Mücadele? Hedef nedir? Ne yapmak istiyoruz? Nasıl bir örgütlenmeyi önümüze ciddi olarak koymadığımız sürece  daha çok başarısız yenilgiler bizi bekliyor demektir...

 

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com