‘KADINLAR DAHA ETKİN OLMALILAR’

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031


“Kadınlar görmedin mi?
Kaybolur gider sanırdın
Tarla çapalarken güneş altında;
Karanlık odalarda tütün dizerken
Yanıp sönerdi ıslak ıslak
Yeşil tütün renginde gözleri.”1_03


‘KADINLAR DAHA ETKİN OLMALILAR’


  Mürvet Öztürk, Almanya’da doğmuş Türkiye kökenli bir politikacı ve aktivist. Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Öztürk, geçen Ocak’ta Yeşiller Partisi’nden milletvekili seçilmiş. Mürvet Öztürk, Türkiye politikasına bakarken şunu söylüyor:  2009 yerel seçimleri kadınların politikadaki etkinliğini artırmanın fırsatı olmalı.

 ***


Mürvet Öztürk hem yeşiller partisi Milletvekili hem de Almanya Alevi kadınlar Birliği Başkanı… Ocak ayında Hessen’de yapılan Eyalet Parlamentosu seçimlerinde Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Mürvet Öztürk Yeşiller Partisi’nden, milletvekili seçildi…

Yeşil gözlü Yeşiller Partisi milletvekili Mürvet Öztürk ile bu başarılı siyasi yolculuğu söyleştik:


— Yaşam öykünüzü öğrenebilir miyiz?
                — 1972 Almanya doğumluyum, dört kardeşin  en büyüğü ve ailenin tek kız çocuğuyum. Ailem konuk işçi olarak Almanya’ya gelmiş ve kalmış. Çocukluk yaşımdan  itibaren eve mümkün olduğu kadarıyla destek oldum. Anne ve babamın çalışmasından dolayı kardeşlerimi büyütmek ve onların okul eğitimleriyle ilgilenmek benim görevimdi.

İlk ve ortaöğretimimi tamamladıktan sonra dış ticaret konusunda staj yaptım. Yaklaşık iki yıl süren stajın ardından Köln Üniversitesi Şarkiyat ve Tarih Bölümü’nde eğitimimi sürdürdüm. Orta ve Eskiçağ Tarihi, İslam Tarihi, Avrupa-Osmanlı İlişkileri ve Ortadoğu Politikaları üzerinde çalışmalar gerçekleştirdim. Mastır tezimi Hazreti Ali ve 12 İmamların Alevilik’teki önemini üzerine hazırladım. Üniversite eğitimimden sonra çalışmalarımı ‘Sivil toplumun, siyasete etkisi ve AB-Türkiye ilişkileri’ konularında yoğunlaştırdım. 1998 ile 2004 yılları arası İstanbul’da yaşadım ve üç yıl Heinrich Böll Vakfında görev aldım. 2004 yılı sonrası Almanya’ya dönüş yaparak Berlin’de Almanya Federal Parlamentosu’nda Yeşiller Grubunda Türkiye Politikaları danışmanlığı görevini üstlendim. 2005 yılı sonrası Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Partisi Milletvekilleri Cem Özdemir ve Heide Rühle’ye danışmanlık yaparak, göç ve çok kültürlülük, kadın ve dinler arası diyalog konularındaki çalışmalarımın yanı sıra Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanlığı görevini de sürdürdüm.
   —Siyasi yolculuğunuza ne zaman başladınız?
   —2001 yılından beri Yeşiller Partisi üyesiyim, fakat daha önce de her zaman kendimi yeşillere yakın duyumsadım. Özellikle yeşillerin çevre, çok kültürlülük, cinsiyet eşitliliği konulardaki yaklaşımlarını son derece modern ve doğru buluyorum. Yeşillerin ileriyi gören çağdaş bir siyaset anlayışı olduğu için bu partiye destek veriyorum. İstanbul’da çalıştığım dönemlerde Heinrich Böll Vakfı’nda yani yeşillerin Vakfı’nda geniş kapsamlı görev aldım, bir nevi parti çalışmalarına oradan da destek verdim. 2004 yılında aktif siyasete katıldım.  Almanya’ya geri dönüş yaptık ve Federal mecliste Berlin’de yeşillerin Türkiye politikaları danışmanı olarak göreve başladım. Bu ilk defa siyasete bu kadar yakın olma şansına sahip olduğum dönemdi. Hükümet ortağı olan yeşiller partisi’nin meclis grubunda çalışma, siyasetin tam mutfağında bulunmak anlamına geliyor. 2005 yılında Avrupa Parlamentosu yeşiller milletvekili Cem Özdemir’in sonra ise Heide Rühle´nin asistanlığını yaptım. Bu dönemde deneyimlerim uluslararası platforma yayılmış oldu. Siyaset mutfağında edindiğim bu deneyimleri 2006 yılında aktif siyasete yönlendirmiş oldum. Hessen Eyaleti Lahn-Dill Bölgesi’nde İl meclisine aday oldum ve seçildim. Şu an İl meclisinde Aile, Gençler ve Eğitim politikaları sözcüsü olarak çalışmalar yürütüyorum, Ağustos 2007 de yeşillerin il meclis grubu başkanı seçildim. Şu an Lahn-Dill Bölgesinde SPD ve FWG ile ortak koalisyondayız ve koalisyon içerisinde mümkün olduğu kadarıyla yeşillerin çizgisini belirgin bir şekilde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Eyalet düzeyinde de aktif olup siyaset alanında partime yararlı olacağıma inanıyorum. Seçim sonuçları ne yazık ki, istediğimiz gibi gerçekleşmedi ve biz yeşiller olarak büyük oy kaybına uğradık. Tabii bu sonuca üzgünüz. Mecliste 12 sandalyeye sahip iken şimdi 9 sandalyeye düştük. Bu dönem hepimiz için önemli ve yoğun bir çalışma dönem olacak. 

 — Yaşadığınız ülkede ve üyesi olduğunuz partide siyasi çalışmalara nasıl başlanıyor?
— Almanya’da siyasete ilgili olan her kişi benimsediği siyasi partinin il ve ilçe örgütlerinde başlayarak ilk deneyimlerini kazanabilir. Partide aktif olmak için Alman yurttaşı olması gerekmiyor. Yaş sınırlaması da yok. Ne zaman her hangi bir meclise aday olmak istiyorsanız (bu belediye ve il meclisi de olabilir) o zaman 18 yaşı geçkin ve Alman yurttaşı olmanız koşulu var. Yeşiller partisi için çalışmalara başlamak aslında çok kolay: ilgi duyduğunuz ve yaşadığınız kentte parti örgütüne gidip istediğiniz çalışma komisyonunda yer almanız olasıdır. Tabii katkı sağlamanız ve görev üstlenmeniz önemli, çünkü küçük partilerde her çalışkan ele gereksinim var. Bu çalışmaları aşama aşama artırabilirsiniz, il ve ilçe sonrası eyalet düzeyinde aktif olur, kongrelere giderseniz ve kongrelerde çalıştığınız konularda konuşmalar yapar isim edinirseniz, önemli pozisyonlar içinde aday olabilirsiniz. Siyaset çalışması ekip çalışması olduğu için, iyi bir ekiple yola çıkmak önemli. Yeşiller partisinde ayrıca yüzde 50 kadın kotası olduğu için, kadınların önemli pozisyonlara gelmesi ve kadınların başarılı olması özendirilmiş oluyor.
— Uzmanlık alanınızı öğrenebilir miyiz? Çalışmalarınızı hangi konular da yoğunlaştırıyorsunuz?
 — Örneğin ben yeşillerin iç politika sorumlusu ve sözcüsü olarak seçildim. Şu anki görevim Hessen İç politikasından, uyumdan sorumlu, kişisel bilgilerin korunması, yerel siyasetin gelişimi ve iç güvenlikten sorumluyum. Sorumluluk alanım geniş konuları kapsayan ve eyaletler düzeyinde en önemli politika bölümüdür. Bundan dolayı çalışmalarımın iyi performans gerektirdiğini şimdiden net bir şekilde görüyorum. Bu alanda çalışmak yoğun ama ilginç bir dönem olacağı şimdiden kesin.
— Willy Brandt, Olof Palme, Felipe Gonzales ve Mitterand gibi solun efsane liderlerini Avrupa Solunda yarınlarda görmek mümkün mü?
— Zor bir soru olduğu için cevaplandırması da kolay değil. Avrupa Solunu tanımlamak gerek, bu tanımlamayı da yapmak uzun bir analiz gerektirir. Çağdaş ve ileriyi gören bir lidere gereksinim olduğu kesin.
— Gençlik ve kadın kolları var mı? Gençler ve kadınlar siyasi partilerde nasıl çalışmalar yapıyorlar?
— Partimizin gençlik kolları var, fakat kadın kolları yok. Yeşiller olarak biliyorsunuz biz yüzde 50 kadın kotası koyduk ve bizde kadınların ayrıca kol çalışması yapmaları gerekmiyor. Kadınlar, yeşillerde siyasetin tam göbeğinde.  Örneğin Hessen Eyaletinde yeşiller dokuz sandalye alabildi, bunların beşi kadın dördü erkek milletvekiline sahip. Cinsiyet eşitliliğini bu kadar gerçekleştiren tek parti biz olduğumuzdan dolayı ayrı bir kadın kolları gereksinimi kadınlar tarafından görülmedi. Ama kadın çalışmalarını yürüten çalışma grupları var tabii.
Gençlik kolları var ve aktif bir şekilde çalışıyor. Gençliğin etkisi örneğin aday adayları belirlemede çok etkinler. Gençler listelere mümkün olduğu kadarıyla kendi adaylarını mutlaka yerleştirir. Bu nedenle Hessen Eyaletinde 2002 seçimlerinde Federal Parlamentosuna 19 yaşında olan Anna Lührmann diye bir genç arkadaşımız seçilmişti. Şu an Hessen’de parti başkanı ve grup başkanlığını yürüten Tarek Al-Wazir’de bir zamanlar gençlik kolları başkanlığını yapmış.
Gençlerin kendi yönetimi, kendi bütçesi ve kendi üye grubu var. Ayrıca genç yeşillerin partimizde oy hakkı ve aday hakkı var. Yani parti yönetim kurulunda mutlaka gençlik kollarında bir kişiye yer, söz ve oy hakkı verilir. 28 yaşını geçen her arkadaş gençlik kollarından ayrılır ve normal parti üyesi olmuşsa parti içi çalışmaları sürdürür.
— Siyasi bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
— 5 Nisan 2008 günü Hessen Eyaleti meclis açılımına gurur ile katılarak, ailemi anımsadım. Aklımdan ailemin tüm sevdiklerimin yaşam öyküsü geçti ve görevime büyük umutlarla ilk adımımı attım. Meclisde ilk konuşmamı   9 Nisan da yapmam benim için büyük heyecan kaynağı oldu.
          Mürvet Öztürk,  Mısır – Alman kökenli eşiyle mutlu bir yaşam sürdürüyor. Tek özlemi: annesi, kardeşleri ve yengelerinin doğduğu Kent Mönchengladbach`da yaşıyor olmaları ve onlara biraz uzak kalma üzüntüsünü arada bir yaşıyor…

— AABK Kadın Başkanı olmanız ve Alevi Örgütünde çalışmanız partiniz ve seçmenleriniz tarafından nasıl karşılandı?
— Partim ve seçmenlerim tarafından merakla karşılandı, çünkü Almanya’da insanların büyük kısmı Alevilerin kim olduğunu bilmiyorlar. Ayrıca dinlerarası diyalog konusunda ilginç kapılar açılmış oldu. Dinlerarası diyalog dediğim vakit, bizler dinin veya inancın ilahıyat bölümünü tartışmıyoruz. Biz siyasetciler din ve inancın toplumsal ve kültürel boyutunu ele alarak diyaloglar kurmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla partim ve seçmenlerim tarafından sorular ve merakla  karşılandı. Bu güzel bir şey. İnsanlar önyargılarını sorarak bir biriyle konuşarak çözer ve hoşgörü oluşturur.
Tabii, Alevi örgütünde çalışırken diğer inanç gruplarına da yönelik çalışmalar yapıyor, görüşüyor bilgi alışverişinde bulunuyorum. Bu benim için çok önemli; kim olduğunu bil ve unutma ama diğerleri için de var ol, onlar ile de konuş ve anlaş. Benim için asıl bilgi budur. Kim olduğumu bilmek başkalarını daha iyi anlamak demektir. Yeşillerin uyum ve çok kültürlülük politikasının ilkeside bu olduğu için (her kültüre saygı göstermek, uyum derken asimilasyonu kastetmemek) çalışmalarımda hem parti hem sivil toplum kurumu içerisi aktif olmak, bir nevi artı ve kazanç anlamına geliyor.
— AABF 20. yılını kutluyor. Duygularınızı öğrenebilir miyiz?
—Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu 20. yılını kutluyor, bundan dolayı AABF yönetimini ve tüm emeği geçmiş olan insanları candan kutuluyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum, önümüzdeki süreçte Almanya’da faaliyet gösteren kurumlara çok görev düşmekte. Burada yasayan genç ve yaşlılarımızın sorunlarına çözüm getirilmesi gerekiyor, bundan dolayı örgütlerimizin bu konularda başarılı olması çok önemli.


— AAKB çalışmalarınız sürecek mi?
— Almanya Alevi Kadınları Birliği Başkanlığı görevi iki yıllık bir görev olduğu için ve yönetimdeki arkadaşlarımızla yeni bir ekip olarak işe başladığımızdan dolayı ayrılmayı doğrusu düşünmüyorum. Tam tersi, seçimlerde başarılı olursam, AAKB başkanlığı açısında da büyük bir başarı olacağı kanısındayım. Milletvekili olarak AAKB çalışmalarına da büyük ivme kazandıracağımı, kadınlarımız için yapılan çalışmaların çoğalacağını, daha etkin projeler gerçekleştirme olanağı doğacağına eminim. Bazı çalışmalarda yol almak zor oldu dolayısıyla arkadaşlarımı tüm sorumlulukla yalınız bırakmayı istemem, işleri onlara yığıp ayrılamam. Mutlaka işlerin daha yoğun olduğu bir döneme girmiş oluruz ama iki alanında birbirini tamamlayacağı kanısındayım. Aldığım destek sayesinde iki görevi bir arada yürüteceğimi umut ve arzu ediyorum.
— Siyasette gençlere ve kadınlara önerileriniz nelerdir?
 — Çok daha cesaretli olmaları ve yola çıkmalarını arzu ediyorum. İlk sorunlarda yılmadan, korkmadan çalışmaları sürdürmelerini öneriyorum. Her sorunun arkasında çözümü de gelir. Geniş alanlarda görev ve yer almaları. Önemli pozisyonlarda yer almaları, bu yük ve çaba anlamına gelir ama risk almadan başarıya ulaşmak çok zor. Bence siyasette kararlılık önemli, hedeflere kendinizi yıpratmadan ulaşmanız da önemli. Sadece ideolojik olmak değil, pratiğe ve insanlara yakın siyaset yapmak gerek. Çok uzak geleceklerde değil, yakınlarda olan çözümlere el atmak, her zaman büyük adımları değil küçük adımlar ile sık sık ilerlemek başarıyı yakınlaştırır.
— Türkiye siyasetini nasıl görüyorsunuz?
— Türkiye’de siyasi mantığın son yıllarda değiştiğini görüyorum. Artık Siyaset ve devlet biraz olsun halka hizmet görevini kabul etmiş durumda. Bu mantığın daha da gelişmesi gerek. Özellikle yerel siyaset alanında daha da gelişmeli. Ayrıca kadınlara siyasette mutlaka daha etkin pozisyonlarda yer verilmeli, aslında kadın kotası şart. Yaklaşık 3000 Belediye başkanında yalnız 19 Kadın, yanlış anımsamıyorsam. Meclis de ise yaklaşık 50 kadın. Bu sayıların 2009 yerel seçimlerinde değişmesinde yarar var.
— Türkiye AB ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye AB ailesinin üyesi olacak mı?
Türkiye iki yıldır zor bir süreçten geçiyor. Bazı reform çalışmaları yavaşladı ve hatta durakladı diyebiliyoruz. Seçimlerden dolayı AB uyum süreci askıya alındı gibi görünüyor. Türkiye  tekrar yeni hız kazanarak yarıda bırakmış olduğu reformları gerçekleştirme çabasına dönmelidir. Bunun kolay olmadığını hepimiz iyi biliyoruz. Ama Türkiye ve Türk halkı şunu biliyor, yapmış olduğu açılımlar Türkiyenin kendi yararınadır. Bazı tabuların yıkılması gerekiyor. Türkiye artık kendi çok kültürlüğünün zenginliğin farkına varması bu farkı eğitiminde ve kültüründe benimsemesi gerekiyor. Mevcut olan ön yargıların yıkılması önemli, insan hakları, dini ve etnik hakların korunması önemli. Biz burada Almanlara sürekli bizim kültürümüzü kabul edin deyip duruyoruz, aynı aktörlerin Türkiye’ye yönelik aynı isteklerde bulunması doğaldır. Bu kültürel boyutu fakat ekonomik alanda da bazı  iyi adımlar atılmış olmasına karşın daha fazlası gerekiyor. İstihdam yükselmesi gerekiyor. Ekonomik büyüme adil bir şekilde gelir dağılımıyla eşzamanda gelişmelidir. Ayrıca Ekonomik büyüme doğal kaynakları tüketmeden gelişmeli. Türkiye’ de hala ekolojik anlayış az gelişmiş, normal yurttaşın doğal ve çevre koruma duyarlılığı yeterli değil. Bu konulara ileri yıllarda AB baskısı kesinlikle artacak ama dediğim gibi bu Türkiye’nin zıttına yapılan baskılar değil, küresel sorunların ortak çözümü için gerektiren bir adım. Türkiye bugün bile Avrupa’ya ait ve AB tam üyeliğine geçmesi bir nevi kendi çabalarına bağlıdır. AB top yekün bir kurum değil, üye olan her ülkenin kendi çıkarları ve politikaları ve seçimlere ve kojunktüre göre dengeler değişiyor, bugün olumluysa yarın tam tersi ve on yıl sonra tekrar olumlu olabiliyor. Bence Türkiye AB üyesi olacaktır…


YAŞAR SEYMAN
yasarseyman@gmail.com

 

birgun

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com