E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Zeki Alasya Kürtçe konuşuyor, Türkiye büyüyor! /MAHMUT ÖVÜR
- Çiller ile Ağar her an yargılanabilir
- Özgür Seçim Platformu /İrfan Babaoğlu
- Aynur Doğan:Türkiye'de hala keyfi yasaklar var
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Kandil’e 24 saat bombardıman mesaisi
- Türk ve İran bombardımanı BM gündemine taşınıyor
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Henüz 40 günlükken dayısının kütüğüne geçirilen, daha sonra hakkında 'ölüm ilamı' verilen 19 yaşındaki Evin Akın 2003 yılından bu yana yaşadığını ispatlamaya çalışıyor. Yargının vereceği karar, 'ölü' olduğu gerekçesiyle okuldan atılan genç kızın yeniden okula dönmesini ve üniversite sınavına hazırlanmasını sağlayacak.
Usta yazar Aziz Nesin'in "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz" isimli eserinde kahramanın yaşadıklarına benzer bir olay Bitlis'in Ahlat İlçesi'nde meydana geldi. Nesin'in öyküsündeki olaylardan tek fark, kahramanın kadın olması ve bir savaşta ölmemiş görünmüyor olması. 1989 yılında Bitlis'in Ahlat İlçesi'nde dünyaya gelen kız çocuğuna anne ve babası Evin Akın adını verdi. Evin, henüz 40 günlükken babası siyasi nedenlerden dolayı yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Ortada kalan Evin'e sahip çıkan dayısı, küçük kızı Sevgi Seyat olarak kendi kütüğüne geçirdi. Sevgi Seyat ya da Evin Akın'ın yaşamını kabusa çeviren olaylar zinciri de bundan sonra başladı. Dedesi ve ninesi tarafından büyütülen Seyat'ın dayısı 'mirasına ortak olur' düşüncesiyle 2001 yılında Ahlat Nüfus İdaresi'ne başvurarak, Sevgi Seyat'ın 'ölüm ilamını' verdi.
'Ölü' olduğunu okul idaresinden öğrendi
'Ölüm ilamı'ndan habersiz bir şekilde yaşamını sürdüren Sevgi Seyat, öğrenim gördüğü Selçuklu Lisesi idaresinden 2007 yılında 'ölü' olduğunu öğrendi. Resmiyette 'ölü' göründüğü için okul idaresi lise 3. sınıfta okuyan Seyat'ı okuldan uzaklaştırdı. 2 yıl sonra durumu öğrenen Seyat'ın dedesi Şemsettin Akın, torununu 'ölü' gösteren oğlu Ömer Seyat ile Ergezen Mahallesi Muhtarı M. Şefik Güneş hakkında, Ahlat Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Davalar uzadıkça uzadı
Aynı yıl Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi'nde iki sanık hakkında dava açıldı. Ancak sanıklar ifade vermediği için dava 5 yıl sonra zamanaşımına uğradı. Bu kez Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuran dede Şemsettin Akın, Evin Akın ile Sevgi Seyat'ın aynı kişiler olduğunu belirterek, Sevgi Seyat'ın kütüğe Evin Akın olarak kaydedilmesini istedi. Ancak mahkeme, davanın husumetten reddine karar vererek, davanın babalık tashihi davası olduğunu, bu yüzden Ömer Seyat aleyhine açılması gerektiğini belirtti. Mahkemenin bu kararını 28 Aralık 2004 tarihinde bozan Yargıtay, dosyayı Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderdi. Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam eden davanın son duruşması 24 Ocak'ta görüldü.
Mahkeme yaşadığına dair kağıt vermedi
Ocak ayından bu yana mahkemenin kararını bekleyen Sevgi Seyat ya da Evin Akın'ın okula devam etmek için talep ettiği belge de mahkeme tarafından verilmedi. Yaşadıklarını 'kâbus' olarak niteleyen Evin Akın, olaylardan dayısını sorumlu tuttu. "Dayım Ömer Seyyat hayatımı mahvetti" diyen Akın, "Dedem ve ninem bana çok iyi baktılar ama yinede anne ve babanın yokluğunu hissettim. Dayım mirasına ortak olmamam için benim ölüm ilanımı vermiş bunu çok sonradan okuduğum okuldan öğrendim. Lise 3'te okuldan uzaklaştırıldım" dedi. Üniversite sınavlarına hazırlandığı dönem okuldan uzaklaştırıldığını belirten Akın, yaşıtları gibi okulu bitirmek istediğini söyledi. Akın, mahkemenin yaşadığına dair belge vermesi durumunda okuluna dönerek, üniversite sınavına hazırlanacağını dile getirdi.
'Evin' olarak yaşamak istiyor
Babasının siyasi nedenlerden dolayı gittiği yurtdışından dönemediğini belirten Akın, "Yıllardır babamla görüşemedim" dedi. Bundan sonraki hayatını Evin Akın olarak sürdürmek istediğini söyleyen Akın, "Umarım mahkeme önümüzdeki günlerde beni Evin Akın diye nüfusa kaydedecek ve ben normal hayatıma döneceğim. Eğer tersi olursa, yani yaşadığımı ispatlayamazsam ömrümün sonuna kadar bir ölü olarak yaşayacağım. Buda benim bütün hayatımı etkileyecektir" diye konuştu.
OKTAY CANDEMİR /DIHA



Güncel