Beslenme ve Beyin

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 12 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031


Dengeli yani sağlıklı beslenme, bedenimiz için olduğu kadar, beynimiz için de çok önemlidir.

Beyin ağırlık bakımından vücudumuzun ortalama % 2 sini teşkil eder. Ama çalışmamız için bedenimize giren enerjinin % 20 sini beyin harcar.

Dengeli beslenme en çok ana rahminde iken ve ilk çocukluk yıllarında gereklidir. Çünkü beyinin gelişmesi bilhassa o yıllarda çok önemlidir.

Tahminen 100 milyar civarında ki sinir hücrelerinin (yani Nöronların) sağlıklı olması için, anne hamile iken dengeli beslenmelidir ve doğumdan sonra da çocuğu dengeli beslemelidir.

İyi ve dengeli beslenmeyen annelerin çocuklarında zekâ geriliği ortaya çıkabilir gelişmesi normal olmaz.

Çocuk büyürken ve sonrada beyinin sağlıklı çalışması için beslenme çok önemlidir.

Beyinin tahminen günde 120 gram Glikoza ( şeker) ihtiyacı vardır. Yalnız şekerin bir defada hızlı bir şekilde alınması doğru değildir. Onun için çabuk kana geçmeyen (karışmayan) Karbonhidratlar sağlıklı beslenme için önemlidir. Eğer şeker (Çukulata, Şekerlemeler) yenirse, kanda hemen insulin yükselir ve alınan şekeri bedene depo eder. Kan şekeri kısa sonra düşer ve yorgunluk meydana gelir. Yemeklerden sonraki rehavet gibi. Beyin iyi çalışmaz yorgundur. Kısa süreli sınavlarda (yarım saat gibi) glikoz iyidir, çünkü kanda şeker hemen yükselir ve nöronlar daha iyi çalışır. Uzun süreli sınavlarda (bir saatten fazla) ise meyve, sebze, tahıl, ceviz ve fındık gibi maddeler yemek daha iyidir. Çünkü kandaki şeker yavaş yükselir ve kandaki şeker ortalaması iyidir. Beyin böylece daha iyi çalışır.

Şeker hastalarında kan şekerinin düşmesi kadar çıkması da konsantrasyonu, algılamayı, öğrenmeyi azaltır.

Düzgün stabil kan şekeri beyinin iyi oksijen alarak daha iyi çalışmasını sağlar (bedenimizin akciğerle aldığı oksijenin de  % 40 ını beyin harcar).

Kandaki demir miktarı da şeker gibi önemlidir. Demir eksikliğinden de yorgunluk olabilmektedir ve konsantrasyon eksikliği görülür. Demir kırmızı etlerde ve tahıllarda, sebzelerde vardır. Yalnız sebze ile beslenenler (vejetaryenler) demir ihtiyacını iyi karşılamalıdırlar. Ayrıca C vitaminine daha çok ihtiyaçları vardır. Çünkü demir C vitaminiyle daha iyi bedene girer.

Proteinler hücrelerin en önemli yapı taşlarıdır. Çünkü Albüminler (Proteinlerin ana yapıtaşı) vücutta yapılamaz, besinlerle alınır. Bu maddeler yani çeşitli albüminler hücreler (Nöronlar) arası iletişimi sağlayan Nörotransmitter maddelerinin yapımı için çok önemlidirler.

Örneğin yeterli triptofan Albümün vücuda girmez ve  onun ileri yapısı serotonin maddesi eksilir ve Nöronlar arası iletişim bozulursa halsizlik, keyifsizlik, neşesizlik, yani depresyon belirtileri ortaya çıkar.

Az yağlı süt mamulleri, balık ve yağsız etlerde bu protein yapı taşları yani albüminler bol bulunur.

Yağlarda Omega 3 bilhassa anne rahminde zekâ gelişmesi için önemlidir. Haftada ortalama 140 gr. balık yiyen annelerin çocukları balık yemeyen annelerin çocuklarından daha erken konuştukları araştırmalarla tespit edilmiştir.

Omega 3 balıkların dışında çeşitli yağlarda, ceviz veya soya yağında da bulunur. Yalnız bu yağlarla kızartma yapılmamalıdır. Kızartma sırasındaki sıcaklıkta yapıları bozulur ve zararlı yağlara dönüşebilirler.          

Vitaminler ve mineraller de beynimizin beslenmesinde önemlidir. Yeterli vitamin alan çocukların zekâları daha yüksektir. Ama daha fazla vitamin almak insanı daha zeki yapmaz.

Tek taraflı Fastfood yiyenlerde sık sık B1 vitamin eksikliği olur. Bu vitamin şekerin kanda enerjiye dönüştürülmesinde önemlidir. Eksildiğinde yorgunluk, depresyon, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu olur.

Yulafta B1 vitamini dışında, magnezyum ve çeşitli albüminler ve karbonhidrat bulunduğundan faydalı bir besin maddesidir. Fındık, ceviz gibi yiyeceklerde bu bakımdan faydalı yiyeceklerdir.

Yiyecekler kadar içecekler de önemlidir. Az su içenlerde beyin yavaş çalışır, yorgunluk gözlenir. Su, şekersiz ot çayları faydalıdırlar. Kafein içeren kahve, çaylar (siyah veya yeşil) az miktarda alınırsa kısa süre için konsantrasyonu arttırırlar ama çok alınırsa örneğin günde 3–4 fincandan fazla, sinirli yapar konsantrasyonu azaltır ve uykuyu bozar.

Alkol ise bilimsel araştırmalara göre beyin için zararlıdır.

Öyleyse günlük yiyeceğimiz nasıl olmalıdır?  

Sabahları tahıllı, albüminli, meyveli (süt, peynir, çeşitli tohumlar, tahıl, siyah ekmek) kahvaltı çok önemlidir.

Kahvaltı yapan çocukların okulda daha başarılı oldukları ispatlanmıştır.

Öğlene kadar arada meyve veya az yağlı süt içmeniz yorgun düşmenizi önler. Beyin çabuk yorulmaz.

Yiyeceklerin çiğnenmesi de beyinin daha iyi çalışmasında etkisi büyüktür, faydası vardır. Sakız çiğneyenlerde beyindeki kan dolaşımının daha iyi olduğu görülmüştür. Çiğneme kasları beyinin iyi öğrenmesi için önemli merkezlerini harekete geçirir ve kan dolaşımını arttırır.

Öğle yemeğinde albümin, yani proteinli yiyecekler, vitaminli sebze ve meyveler öğleden sonra beyinin yorulmasını önler ve beyin daha iyi çalışır.

Öğleden sonra bir meyve veya tahıllı bisküvi veya az yağlı süt beyini canlı tutar.

Akşamları az yemek önemlidir, kahve, çay uykuyu bozar. Onların yerine ballı süt daha sağlıklıdır. Pirinç, makarna, tahıllı çorbalar serotonin maddesinin çoğalmasını sağlar, uyku hormonu Melatonini arttırır.

İyi beslenmeler dileği ile.

Dr. Yusuf Gokelma
  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com