Hiçlik

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 8 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031


13er2Adı Yağmurdu!

Bir gün düşeceğim ve bir parçaya bölüneceğim diyordu.
Tedirgin, yalnız ve zamandan çalınmış tek kişilik düşlerini anlatırken söylemişti bunu bana.

Hani gençliğinin baharı derler ya, işte böyle bir zamandı.
Bakır rengi yatağında, ömrünü soldururken ve kentlerin ıssız sokaklarında kelebek kanatlı düşlerle tozarken, yazgının yol haritasında, gizli-saklı bir masumiyet aradığını söylerdi.

Derken bir gün, ansızın düşlerinden uyandı ve hayatı tüketen karanlık sözcüklerini, mor renginde parlayan, kederin lekeleriyle kirlenmiş kilitli bir deftere sızdırmaya karar verdi.

Yalnızdı, çok yalnız.
Neyi varsa yitirmişti. Yitirdiği bütün şeyler aşkına, antlar içmişti.
Irmakların yedi rengini birlikte tatmasına rağmen, defterindeki zaman üşümekten kurtulamamıştı.

Üzerinde, ecelini yitirmiş bir ölümlünün telaşı, içinde ise gölgesi yüzüne düşmüş solgun gözyaşları taşıyordu.

Bir gün sabaha kadar, dağlardan, ovalardan rüzgâr topladı. Hiç unutmam, ne yaparsa yapsın, hiç biri o gün esmedi.

Korkunun mor şarkılarıyla süslenmiş mezar taşlarında, gizli adını ararken, öyküsünü iki ayrı hayata, iki ayrı ömre adamak için yeni düşler kurmaya başladı.

Bunu ancak yalnız olanlar anlardı.

Defterine, tüm bunları ısıksız, puslu sözcüklerle yazdı. Korkunun yüreğine sızdığını fart ettiğinde ona artık ‘ayaz’ adını takmıştı.

Başkasının öyküsünden çalınabilecek hiçbir hayat yoktu. Her gün kendisinde bir başkasını öldürdüğü için, hayata, yorgun beden, sarı hüzün ve savrulan kuru yapraklar dedi.

Tek kişilik düşlerine ve bakır rengi yatağına baktı.
Varlığını kanıtlama telaşını, başkası olma arzusuyla örtemiyordu. Yitirememek, faili belirsiz bir ele rehin kalmak gibidir, bilirsiniz.

Her insan birazda yitirdikçe çoğalır.  Anlamsız, boş bir durağanlığın, zamanın başlangıcında takılıp kalması, ona sadece olmamayı öğütlüyordu, bu yalnızlığın lanetli olanıydı.

Yalnızlık bir tür yitirememe durumuydu. Bunu defterine işlediğinde, işlenecek bir günahı beklemeye koyuldu.

Boşluk, düş aralığına yeni bir zaman eklemişti. Orta yerde kalmış kirli bir ceset gibi, yüzünü toprağa tuttu.

Işık önce kırıldı, sonra bitmeyen bir gecede, uzun bir zaman boyunca hiç durmadan kanadı.
İnsan her istediğinde ışığa banacak kadar cesur olamıyordu.
Defterine yalnızlığını sızdırırken, önce elini defterinin üzerine koyup, etrafında kalemini gezdirdi, sonra elinden dökülen parçaları toplayıp hiç söylenmemiş sözcükler tüketti.

O gün , yüzü gün doğumuna dönük bütün ölüler ağladı.
Ay ışığının beyaz lekelerine karanlık çalındı.
Güneş başka bir uzaklıkta, başka bir kıyıya saldı ışıklarını.
İntiharın ıslattığı utançla irkildi uykusundan.
Denizin ortasında, yalnız ve bakır rengi bir yatakta buldu kendini.
Hiçbir şeye yaslanmayacaktı artık.
Hiçbir şeye gülmeyecekti.
En çok hiçbir şeye kızamamak acıttı içini.
Hiçliğin derin anlamlarına kaptırdı yüreğini o artık hiçti.
İğne deliğinden geçebilecek kadar hiç... Rüzgâr da savrulamayacak kadar...
Hiç...

Dökülen kan kadar.
Takılıp kaldı hiçliğe.
Tek kişilik düşünde ve bakır rengi yatağında, bir başına öldüğünde,-ki yağmur düşmüş bin parçaya bölünmüştü-hâlâ aklında hiçlik vardı.
Tabi eğer onu her gün çoğaltan mavi göl olmasaydı...

BİNGÖL M TİPİ KAPALI CEZAEVİ

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (2 Yazılmış)

  • Gönderen Hamit Baldemir, 26 Ağustos, 2008 01:48:37
    Merhaba Sevgili Edip, Aramiza hosgeldin diyerek baslamak istiyorum. Ben de eski bir tutsagim. Tutsakligin ne demek oldugunu bilenlerdenim. Ben 20 yilimi cezaevinde biraktim. Ama bu 20 yilimi herseye ragmen iyi degerlendirdigimi düsünüyorum. Evet bedel agir ama böyle anlamli ve insansal bir dava icin deger diyorum. herseyin bir bedeli var. bedel ödemeyenler zafere ulasmaz. Tekrar aramiza hosgelin. . Düsüncelerin ve " ruhun" özgür olsun.Kendine iyi bak Sevgi ve dostca kal.
  • Gönderen cennet, 26 Ağustos, 2008 00:23:14
    Aktüel bakışa hoş geldiniz, ne de güzel geldiniz...

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com