Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylek
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

Ve yıllar sonra bir haziran ayında, Güneşin kenti Ağrı'nın eteklerinde yüreği insan sevgisiyle dolu bir barış girişimcisini yitirdik. Ağrı'da yüreğine saplanan bir sızıyla rahatsızlandı, 5 gün boyunca her dilden dualar onun için okundu. Ama yitirdik. Yüzbinler Mem ž Zin'in diyarında 40 derece sıcaklıkta saatlerce süren yürüyüşle son yolculuğuna uğurlandı.

Bu Kürt siyasetçiyi herkes, 3 Mart DEP darbesiyle tanıdı. TBMM giriş kapısı önünde yaka paça bir arabaya bindirilirken çekilen fotoğrafları ve görüntüleriyle tüm dünya onu tanımıştı. Bir Kürt siyasetçisine tahammülsüzlük ancak bu kadar olabilirdi. Dokunulmazlık konusundaki karar henüz kesinleşmeden apar topar gözaltına alınmıştı. Kendisini yaka paça araca bindiren polise kin gütmeyecek kadar insan sevgisiyle doluydu yüreği. Sonra yargılanma süreçleri ve 10 yıla yakın cezaevi günleri.

Aydınların 1 Eylül 1994 yılında, İstanbul-Ankara yürüyüşünde savcılığın izniyle yapılan açık görüşü bir gazeteci olarak izledim. Dört duvar arasında barış umudunu yitirmemişti. Yargılamalar, cezalar onun barışa, özgürlüğe duyduğu özlemi ve umudu daha da pekiştirmiştir. Tutuklandıktan 10 yıl sonra 9 Haziran akşamı Yargıtay kararıyla Ankara Ulucanlar Cezaevi'nden tahliye edildiler. Birkaç gün sonra Bölge'ye teşekkür gezisi başladı. Bölge gezisi barış umutlarının bir kez daha yeşertildiği görkemli mitinglere dönüştü. Orhan Doğan tam 11 yıl sonra yeniden Cizre'deydi. Güneş Cudi Dağı eteklerinden batarken girdiğimiz Cizre'ye buğulanmış gözleriyle bakıyordu.

2004 yılı Eylül ayında Kürt siyasetinde yeni bir dönem olarak adlandırabileceğimiz Demokratik Toplum Hareketi (DTH) girişimiyle aktif siyasetin içinde yeraldı. DTH'dan DTP'ye dönüşümün gerçekleştiği bu dönemde, Türk ve Kürt aydınlarının bir araya getirilmesi projesinde aktif yer aldı. Ve Türkiye Barış Meclisi, 1 Haziran 2008'de İstanbul'da barışa olan umudunu bir mitingle daha da pekiştirdi.

Geçtiğimiz yıl Gün TV'nin konuğuydu. Gün TV'de Seçime Doğru programının konuğu olarak birçok bilinmeyeni konuştuk. 5 gün sonra ise Ağrı'dan aldık acı haberi. Ve yüzbinler Mem ž Zin'in diyarında uğurladı Orhan Doğan'ı.

Barış ve özgürlük umutlarının yeşermeye devam ettiği bu topraklarda yaşam yeni acılar ve yeni kayıplarla devam ediyor. Bir sıcak haziran günü, Dicle'nin eteklerinde bir can henüz yeni verilirken toprağa, acı bir haber de Antep'ten geliyordu.

Trafik kazasında bir Kürt siyasetçi yaşamını yitirmiş, bir diğeri ise ağır yaralıydı. Barışa adanan bir yüreği daha kaybetmiştik. Gece geç saatlerde Cihan Deniz'den sonra Hüsnü Ablay'ın da yaşamını yitirdiği haberi de Diyarbakır'a bomba gibi düştü. Ve yasa büründü Amed. 24 Haziran'da, iki Kürt siyasetçi onbinlerin katılımıyla Yeniköy'de toprağı verildi. Tüm dostları, sevenleri, Amed halkı oradaydı.

Kürt siyasetinin iki önemli ismi 32 yıllık yaşamlarına bir de 10 yıllık zindan yaşamını sığdırmışlardı. Onlarca acı ve badireyi atlatmışlar fakat trafik canavarı onları aramızdan almıştı. Cemal Süreya bir dizesinde 'Her ölüm erken ölümdür' der. Barışa ve özgürlüğe yüreklerini adayan, sıcak gülüşlü, iki yiğit insanın ölümleri de çok erken oldu. Uğurlar olsun.

* Hasan Hüseyin Korkmazgil'in 3 Haziran 1963 yılında yaşamını yitiren Şair Nazım Hikmet için yazdığı şiir.

gundemonline 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.