Roj TV için kampanya

E-bülten

Haberlere abone olun:

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 2 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031


Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM), Roj TV yasağını protesto etmek üzere çeşitli etkinlikler düzenliyor.  
 

 YEK-KOM, yabancı ve göçmenlerin hakları için mücadele eden Karavana ve Almanya Afrika Forumu, Roj TV’nin Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından yasaklanmasını protesto etmek için kampanya başlatıyor. Kampanyanın startı Çarşamba günü Bremen kentindeki Parados İşhanı önünde saat 08:00’de yapılacak ortak basın açıklamasıyla verilecek. Kampanya çerçevesinde Almanya’da Karavana örgütünün bulunduğu bütün kentlerde ortak seminer düzenlenerek, yasakla ilgili bilgilendirmeler yapılacak, mitingler düzenlenecek.

YEK-KOM kendisine bağlı derneklerin bulunduğu kentlerde Roj TV yasağını protesto edecek. Bu bağlamda Bremen Birati Derneği, Kiel Kürt Alman Dostluk Derneği, Berlin Navenda Kurdi, Hannover Kürt Halk Evi, Kassel Kürt Kültür Merkezi ve Halle Kürt Kültür Merkezi, Roj TV yasağı ile ilgili hazırladıkları dosyaları, parlamentolara, İçişleri Bakanlıkları’na, siyasi parti ve sendikalara sunacak. Yine aynı merkezlerde Cuma günü saat 15:00’de İçişleri Bakanlıkları önünde protesto mitingleri düzenlenecek.

İLYAS ERSÖZ/ BREMEN


--------------------------------------------------------------------------------


Türkiye’ye çiçek atıldı

‘Barış ve Medya’ panelinde konuşan gazeteciler, Almanya’nın Roj TV’yi yasaklayarak Türkiye’ye çiçek attığını söyledi. Hollanda’nın Geleen kentinde önceki gün ‘Barış ve Medya’ paneli yapıldı. Yaklaşık 100 kişinin dinlediği panele konuşmacı olarak gazeteci-yazar Günay Aslan, yazar Suat Bozkuş ve gazeteci Mehmet Ülger katıldı. Panelin ağırlıklı gündemini Alman İçişleri Bakanlığı’nın Roj TV’yi yasaklaması oluşturdu. Günay Aslan, Roj TV’nin yasaklanmasını skandal olarak nitelendirerek, Alman Hükümeti’nin Türkiye’ye jest yaptığını belirtti. Bunun Türkiye’ye atılan bir çiçek olduğunun altını çizen Aslan, bu yasağın günümüz teknolojisi düşünüldüğünde pratik bir anlam ifade etmediğine değindi. Aslan, tarihsel süreç boyunca Kürtlerin her koşulda görsel ve yazılı basın aracılığıyla kendilerini ifade hakkını sonuna kadar kullandıklarını hatırlattı. Roj TV yasağının gerekçesinde ‘halkların bütünleşmesini engellediği’ biçiminde bir iddianın yer almasının çok komik olduğunu savunan Aslan, Med TV dönemi de dahil olmak üzere Kürt kurumlarının çoğulculuğu esas aldığını, din, dil, ırk farklılıklarını politize etmediklerini kaydederek, tam tersine halklararası uyumu Avrupa’daki Türk medyasının yerle bir ettiğini ve halkları ırkçılık zemininde çatışmaya sürüklediğini vurguladı. Günay Aslan’ın ardından kısa bir konuşma yapan Suat Bozkuş, Avrupa’da yaşayan Kürt toplumunun bulundukları ülkelerin gazete ve televizyonlarına karşı yeterince ilgili olmadıklarını dile getirdi. Kürtlere karşı yürütülen linç kampanyalarının önüne ancak bilinçli toplum modeli ile geçilebileceğini ifade eden Bozkuş, halkın bu konuya gerekli hassasiyeti göstermesinin zorunluluğu üzerinde durdu.

Diğer panelist Hollanda Basın Konseyi Üyesi de olan gazeteci Mehmet Ülger de konuşmasına “2005 yılında Kenan Evren ile bir röportaj yapmıştım. O zaman bana, ‘bütün gazeteciler bana paşam derler, ama siz ismimle hitap ediyorsunuz’ demişti” hatırlatmasında bulunarak başladı. Bunun Türkiye’de medyanın içinde bulunduğu pozisyonu açıkladığını belirten Ülger, Türkiye’ye paralel olarak Hollandalı birçok basın kuruluşunun da çıkar eksenli çalışmalar yaptığını kaydetti. Ülger, buna en açık örnek olarak da De Telegraaf gazetesini verdi. Bu gazetenin en büyük reklam potansiyelinin Türk devleti olduğunu açıklayan Ülger, Fırat Haber Ajansı’nın Hollanda’da kurulduğu dönemde aynı gazetenin ‘terörist kurumdur’ biçiminde manşetler attığını hatırlattı.

Kürt toplumunun da kendisine yönelik yapılan haberlere olumlu veya olumsuz bir tepki içerisine girmemesini eleştiren Ülger, Uğur Kaymaz’ın ailesi ile ilgili yaptığı haber sonrasında ırkçı kişilerden yüzlerce itiraz, tehdit reaksiyonu aldığını belirtti. Avrupalı devletlerin Türkiye’den her konuda taviz alabilmek uğruna Kürt kurum ve siyasetçilerine yöneldiğini hatırlatan Ülger, Roj TV yasağının da bunun en açık örneği olduğunun altını çizdi.

RONİ YILDIRIM/ GELEEN
 
yeniozgurpolitika

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com