E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Zeki Alasya Kürtçe konuşuyor, Türkiye büyüyor! /MAHMUT ÖVÜR
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- Kandil’e 24 saat bombardıman mesaisi
- Özgür Seçim Platformu /İrfan Babaoğlu
- Türk ve İran bombardımanı BM gündemine taşınıyor
- Çiller ile Ağar her an yargılanabilir
- Aynur Doğan:Türkiye'de hala keyfi yasaklar var
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Daha önceden planladığım Güney Kürdistan Federasyonu ve Medya Savunma Alanları gezisi nedeniyle yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. Aslında yazılarıma oradan devam etmek istedim, fakat koşullar pek uygun olmadı. 5 haftalık bir süre içinde dünyada ve özellikle coğrafyamızda çok hızlı gelişmeler yaşandı. Bunları takip etmeye çalıştım. Ancak dikkatimi esas olarak gezime verdim. Gezimin esas amacı ‘Kandil’de Dünya’ya Bakmak’ isimli bir kitap çalışması yapmaktı. Bu amaçla Medya Savunma Alanları’na gittim. Yani savaşın en yoğunluklu olarak yaşandığı bölgeye. Kandil, Medya Savunma Alanları içerisinde sadece bir bölge, ama sembolleşmiş bir yer. Kandil’in gizemi ve önemi onun tarihinde yatıyor. Son yıllarda da uluslararası küresel güçlerin, bölgesel işgalci devletlerin saldırılarının merkezinde Kandil var. PKK hareketinin tasfiyesi için bütün oyunlar buradan planlanmak istenmiş. Bu nedenle Kandil’in herkes için stratejik olduğu kadar sembolik bir değeri var. Bütün güçler binlerce kilometre uzaktan Kandil’e bakıyor, burası üzerine stratejiler kuruyor, politik projeler geliştiriyor. Peki, tersten, Kandil’i Medya Savunma Alanları içerisinde özgürleştirenler, yani Kürt hareketinin temsilcileri Kandil’den dünyaya nasıl bakıyorlar? Tersten bu sorunun yanıtını aramanın da önemli olduğunu düşündüm.
Klasik bir tanımlama değil aradığım yanıt. İdeolojik, teorik, politik, örgütsel, askeri hangi dönüşüm süreçlerinden geçerek bugüne gelmiş. Uluslararası güçler kendilerinden ne istiyor? PKK’nin bölge devletleriyle ilişkilerinin kapsamı nedir? Savaşın bu düzeyde yükselmesinin nedeni ne olabilir? PKK’nin içten tasfiye edilmesi için hangi tür oyunlar devreye konuldu. ABD, Türkiye, İran, Güneyli güçler PKK’nin iç mücadelesinde nasıl bir rol oynadılar ve hangi düzeyde etkili oldular? Tersten PKK’nin kamuoyunca bilinen-tanınmış kadrolarının bu sürece müdahalede nasıl bir etkileri oldu? PKK örgütlenme modelini hangi biçimde değiştiriyor? Devlet ve iktidara karşı olduğunu belirten PKK, kendi içinde iktidar gücünü nasıl şekillendiriyor. Gerçekten içten bir dönüşüm sağlamış mı? Bu alanda nasıl bir yoğunlaşma var. Bürokratizmin veya bürokratik ilişkilerin etki gücü nedir? PKK içerisinde demokrasi işliyor mu veya demokrasinin iç işleyişi güvenceye alınması için gerekli mekanizmalar işlevli hale getirilmiş mi ve sürecin neresinde? PKK içerisinde farklı politik eğilimlerden veya gruplardan bahsetmek mümkün müdür? PKK’den tek hakim güç olduğu söylenen Öcalan’ın PKK’den gerçekten etkin midir? PKK lideri Öcalan’ın geliştirdiği değerler dizisi nedir ve PKK’den gerçekten yaşam bulmuş mu?
Değişim dönüşümde eleştiri, özeleştiri hangi düzeyde işliyor. Öcalan ‘Bir Halkı Savunmak’ adlı eserinde stratejik olarak değerlendirdiği bir kısım hatalarının özeleştirisini verirken, PKK’de Öcalan veya PKK’nin kuruluşundan beri var olan belli başlı yönetici kadrolar eleştirilebilir mi?
Geçmiş ile bugün arasında hangi ideolojik politik dönüşümler yaşandı? PKK nereye doğru eviriliyor? Demokratik Cumhuriyet-Özerk Demokratik Kürdistan-Demokratik Konfederalizm arasında nasıl bir diyalektik bağ kuruluyor. Bu çerçevede oluşturulan ideolojik-politik dönüşümler hangi teorik çerçevede ele alınıyor? Sivil toplumculuğun ve barış içinde bir arada yaşama teorisinin 21. yüzyıl uyarlanmış hali mi yoksa yeni bir ideolojik-teorik-felsefi paradigma mı? PKK’de kadın sorunu değişim-dönüşüm sürecinin en önemli halkasını oluşturuyor. Toplumsal mücadele ile cins ayrımcılığına karşı mücadeleyi bütünleştirdiklerini belirten PKK kadın hareketi kendi içerisinde erkek egemen iktidarını nasıl bir değişim sürecine tabi tutuyorlar? Kadın eksenli gelişen mücadele PKK’ye nasıl bir ivme kazandırmış? Aynı zamanda cinseler arası tam eşitlik sağlanmadan kapitalizme karşı mücadelenin kazanılmayacağını belirten kadın hareketini ayrı bir parti olarak örgütlenmesinin teorik arka planı nedir? Bu eksende PKK ve onun çevresindeki bütün kurumlarda kadının etki gücü nasıldır? Yönetici mekanizmalarda kadın erkek eşitliği nasıl sağlanmış? Kendilerini aynı zamanda feminist bir hareket olarak tanımlayan PAJK’ın feminizme bakış açısı nedir?
Savaşan bir örgüt olarak gerilla nasıl hem askeri hem politik olarak şekillendiriliyor? Silahlı güç olmanın demokrasi ile olan bağ var mıdır? Devlete ve iktidara karşı olan PKK’nin savunduğu sistem içerisinde HPG askeri gücü nasıl bir işleve sahip olacak. Silahlı güç ile Demokratik Konfederalizm nasıl bir arada yürüyecek vs. Buna benzer sorulara yanıt bulmak için gerilla güçleriyle 3 hafta birlikte kaldım. Sorularıma yanıt bulmak için Sayın Kalkan ve Karasu ile tartışma ve sohbet ortamım oldu. Uzun sayılabilecek iki önemli röportaj yaptım. Hiç bir sansür uygulamadan ‘aykırı’ sayılabilecek ne kadar sorum varsa sordum. Karşılıklı saygı içerisinde sormam gereken bütün soruları sordum ve kendileri de yanıtlarını verdiler. PKK kadın hareketinin önde gelen kadrolarından Sayın Mizgin, Nalin Bese ile uzun röportajlar yaptım. Savaşın yoğunluğu nedeniyle, Sayın Karayılan, Kaytan ve Bayık ile görüşme fırsatım olmadı. Yapacağım kitap çalışmasının bütünlüklü olması için bu görüşmeyi de uygun olabilecek bir başka zamana erteledim. Atakan gibi çok geniş perspektiflere sahip birçok gerilla ile de sohbetlerim oldu. Ayrıca gerillayı çok yakında izleme fırsatım oldu. İlişkileri, yaşam biçimleri, sorunlara yaklaşımları, analiz ve olayları yorumlama yetenekleri ve özellikleri, politik duyarlılıkları vs önemli izlenimler edindim.
Savaş yoğunluğuyla devam ediyor. Böylesi bir yoğunluk içinde gerilla yaşamını nasıl şekillendiriyor. Kısa süreli de olsa onlarla bu süreci birlikte yaşadım. Kandil, Lolan, Xakurke, Xınıre vs bölgelerde Türk savaş uçaklarının ve İran topçularının saldırıları karşısında gerilla ne yapıyor. Günlük yaşamını nasıl sürdürüyor. Bütün bunları gözlemledim. Bunlar birer makale konusu olmayacak kadar geniş olduğundan kısa bir süre içerisinde yazı dizisi olarak okuyuculara sunacağım.
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen suc ve ceza, 09 Temmuz, 2008 10:33:35merhaba sevgili gökyuzu mekaleniz soru seklinde elle almissiniz ve dizini merakla bekliyorum ve KANDILDEN dunyaya bakmak kitabiniz icin basarilar diliyorum umarum en kisa zamanda biz okurlara olasir kitabiniz basarilar diliyorum



Güncel