E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Zeki Alasya Kürtçe konuşuyor, Türkiye büyüyor! /MAHMUT ÖVÜR
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- Özgür Seçim Platformu /İrfan Babaoğlu
- Türk ve İran bombardımanı BM gündemine taşınıyor
- Kandil’e 24 saat bombardıman mesaisi
- Çiller ile Ağar her an yargılanabilir
- Aynur Doğan:Türkiye'de hala keyfi yasaklar var
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Abant Platformu'nun Kürt Sorunu başlıklı toplantısına Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar damgasını vurdu. Vali “Ben ayrı bir Kürt devleti kurmak istiyorum diyen bir Kürt'e rastlamadım” dedi.Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı bünyesindeki Abant Platformu'nun gerçekleştirdiği 'Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' toplantısında Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar çarpıcı tespitlere yer verdi.
500 BİN GÖZALTI
Vali Akpınar 19 yıllık valiliğinin büyük bir bölümünü Güneydoğu'da yaptığını belirterek "'Ben ayrı bir Kürt devleti kurmak istiyorum' diyen bir Kürt'e rastlamadım. Türkiye'deki ayrılık 12 Eylül'den sonra yaygınlaştı. Bu dönemde 50 dolayında kişi idam edildi, 500 bin kişi gözaltına alındı ve işkence yapıldı. Anadolu'nun diğer yerlerinde işkenceye uğrayanlar, bana 'polis işkence yaptı, asker işkence yaptı' dedi. Güneydoğu'da ise 'Ben Kürt olduğum için işkenceye uğradım' dedi" şeklinde konuştu.
HUKUK ÜSTÜN OLMALI
Akpınar, sorunların çözümünün çok karmaşık olduğunu belirterek "Aslında bürokrasinin direttiği sorunları yaşıyoruz. Ben 45 yaşındayım, demokrasi içinde yaşamak istiyorum. Ne yapayım 70'inden sonra göreceğim demokrasiyi. Ben hukukçunun değil, hukukun üstün olduğu bir toplumda yaşamak istiyorum" diye konuştu.
YAŞANANLAR KONUŞULMALI
Toplantıya katılan gazeteci, öğretim üyesi ve yazarlar Kürt sorunu ve barışıyla ilgili şunları söyledi:
Prof. Dr. Mete TUNÇAY: Kürtler, geç kalmış bir milliyetçilik havası içinde. Türkiye'de ciddi bir Kürt sorunu var. Ama Kürt çözümü yoktur.
Salim USLU (HAK İŞ Başkanı): Bugünlerde gerçekleşen operasyonlarda bir milat çıkacağını umuyorum. Demokrasi karşıtı kalkışmalara bu ülkede de hesap sorulacağını göreceğimiz umudumuza kapılmak önemli bir gelişme. Dünyada daha fazla demokrasi olduğu için yıkılan bir ülke yoktur. Bireyle devlet arasındaki krizi aşmanın yolu demokrasiden geçer.
Mehmet KAYA (Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı): Türkiye'nin başta Kürt meselesi olmak üzere sorunlarından mutabakat sağlamaması durumunda, inanın işler giderek zorlaşacak.
Sadık YALSIZUÇANLAR (Gazeteci Yazar): 12 Eylül sonrasında 500 bin Kürt soruşturmadan geçirildi. 67 askeri marş ezberletildi, canlı kurbağa yutturulmuş, kola şişesinin üzerine oturtulmuş. Yaşanan acılar konuşulmadan çözüm bulunamaz.
Altan TAN (Yazar): Bir arkadaşım, "Kürtler bir arada yaşamaya hazır" dedi. Peki buna Türkler ne kadar hazır? Din siyasette, Kürtler'i bir kandırma aracı olarak kullanıldı. Aydınlarımız kızsalar bile... Bediüzzaman Said Nursi'nin bakışı son derece önemli. Din bu noktada çok büyük katkılar sağlayacak. Yeter ki kötü niyet olmasın.
Ali BULAÇ (Yazar): Kürt konusunun uluslararası boyutu var. Türkiye’deki gelişmeleri bunların dışında tutmak mümkün değil. Kentlerin kenarından merkeze doğru başlayan hareket, son dönemde en fazla artan tehlike olarak ortaya çıkıyor. Kürt sorunu bunlardan biridir.
Cengiz ÇANDAR (Gazeteci Yazar): İlker Başbuğ bir konuşmasında, Kürt konusunun bir grup hakkı olamayacağını, kişisel haklar çerçevesinde ele alınabileceğini söyledi. Oysa bu lastikli bir konu. Kişisel hakka indirgemek ne kadar bir çözüm sağlar.
Abant toplantısına DTP liler katılmadı. Kürt temsilcilerinin yer almadığı toplantıda yine Kürtler adına tespitler yapıldı.
MİT eski Müsteşar Yardımcısı: Artık çocuklarımız ölmesin
BOLU (05.07.2008)- Abant Platformu tarafından düzenlenen toplantıda konuşan MIT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öndeş, PKK'nin çözülemeyen Kürt sorununun bir sonucu olduğunu belirterek, "Artık çocuklarımız ölmesin" dedi.
MIT eski Müsteşar Yardımcısı Öndeş, kimliği ne olursa olsun herkesin bu toprakların insanı olduğunu söyledi.
"Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz" diyen Öndeş, çok kritik riskleri davet eden bir süreçte, hassasiyetini koruyan bir konunun Abant'ta tartışıldığını vurguladı. Kürt sorununa Türkiye sorunu olarak bakmak gerektiğini anlatan Öndeş şunları söyledi: "Kürt sorunu Türkiye demokrasisinin sonucudur. Iç ve dış dinamikler Türkiye'yi yeni Anayasa yapımına götürüyor. Bu süreç doğru değerlendirilirse sorunun çözümünde önemli mesafeler alınması mümkündür. Siyasi iktidar ve muhalefetiyle Kürt siyasi hareketi de imtihanla karşı karşıya bulunmaktadır. Silahlı mücadele ortadan kalkmalı. Bunsuz sorunun çözüleceği gösterilmeli. Toplumumuzda derin acılar yaratan Kürt sorununa yönelik kapsamli bir çözüm projesi hazırlanmalı. Toplum çözüm istiyor. Siyasetin eline kelepçe vuran bir yapı var. Kürt siyasi hareketi de gücünün korunmasını bölgecilik anlayışının geliştirilmesi, silahlı gücün muhatap alınması gibi sorunları saflarından atarak Türkiye demokrasisini geliştirecek politika üretmek zorunluluğu ile karşı karşıya."
ajanslar



Güncel