E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- Çiller ile Ağar her an yargılanabilir
- Kemal Pir'in bilinmeyen fotoğrafları yayınlandı
- Direnişin Belgesi...!
- Hakim'den şok açıklamalar
- Polis aracında 21 kilo esrar!
- TV 6
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Danıştay, özellikle şiirleriyle ölümsüzleşen Nazım Hikmet"e vatandaşlığı reva gördü. Şairle ilgili şu garip karar alındı;
Danıştay 10. Dairesi, şair Nazım Hikmet Ran'ın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin 25 Temmuz 1951 tarihli Bakanlar Kurulu kararının ''geçersiz kaldığı ve uygulanamayacağı hususunun tespiti'' ile 8 Mart 2002 tarihli vatandaşlıktan çıkarmanın nüfus kütüğüne tesciline ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı karara bağladı.
Danıştay 10. Dairesi, Kemal İnebolu'nun açtığı davayı, oy çokluğuyla reddetti.
Dairenin gerekçesinde, davanın, Nazım Hikmet Ran'ın vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmadığı belirtilen gerekçede, davanın, bu kararın MERNİS Projesi kapsamında nüfus kütüğüne tesciline ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığının anlaşıldığı kaydedildi.
Gerekçede, yargılama usulü hükümleri karşısında söz konusu Bakanlar Kurulu kararının hukuka aykırılığının bu davada tespitine olanak bulunmadığı kaydedildi. Gerekçede, ''Bu durumda Bakanlar Kurulu kararının nüfus kaydına işlenip işlenemeyeceğinin idare açısından bir zorunluluk olup olmadığının davalı İçişleri Bakanlığına tanınan yasal yetkinin değerlendirilmesi suretiyle ortaya konulması gerekmektedir'' denildi.
Söz konusu yasa hükümleriyle kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medeni durumuna, bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukuki olayların belirlenip saptanması, bilgilerin kütüklere yazılması, saklanması gibi konularda İçişleri Bakanlığına görev ve yetki verildiği anımsatılan gerekçede, ancak bakanlığa Bakanlar Kurulunca alınan kararı nüfus kütüğüne işleyip işlememek konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığına işaret edildi. Gerekçede, şöyle devam edildi:
"Bu itibarla, vatandaşlıktan çıkarma konusunda yetkili olan makam tarafından alınan ve halen geçerli olan bir kararın nüfus kütüğüne işlenmesi yolundaki yasal yükümlülük gereği tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre Bakanlar Kurulu kararında yer verilen 'Nazım Hikmet Ran' ile dava konusu işlemde tescilin yapılacağı nüfus kaydında yer alan 'Mehmet Nazım Ran' adlı kişinin aynı kişi olduğunda duraksama bulunmamakta, taraflarca da aksine bir iddia ileri sürülmemektedir.
İdari yargı yetkisi, idari eylem ya da işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olup tespit niteliğinde karar verilemeyeceğinden, Nazım Hikmet Ran'ın Türk Vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının geçersizliğinin ve uygulanamayacağının tespit edilmesi istemine yönelik hüküm kurulmasına olanak bulunmamaktadır.''
Davacı Kemal İnebolu, kararı temyiz ederse dosya Danıştay İdari dava Daireleri Kurulu'na gidecek
hurhaber



Güncel