E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
- Tarihin en büyük 10 komplo teorisi
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
Güngören patlamasının faili olma iddiasıyla tutuklanan sekiz kişiye mahkemede bombalarla ilgili hiçbir soru yöneltilmediği ortaya çıktı. Tutuklu sekiz sanığın mahkemedeki sorgularına katılan avukatlar müvekkillerine Güngören’deki patlama ve bombalarla ilgili herhangi bir soru yöneltilmediğini söylüyor. Bombayı patlatan kişi olduğu öne sürülen Hüseyin Türeli’ye PKK’daki kod adının “Azat” olup olmadığı sorulmuş, Türeli kod adı olmadığını söyleyip örgüt üyeliği iddialarını reddetmiş
Güngören’de meydana gelen bombalı saldırının failleri oldukları iddia edilen sanıklara sorgu hakimliğinde bombalamayla ilgili tek bir soru dahi sorulmadığı öğrenildi. Sanıkların mahkemedeki sorgularına katılan müdafi avukatları bu bilgiyi doğrularken, sorgu hakiminin daha çok örgüt üyeliği ile yardım ve yataklık üzerinde durduğu belirtildi.
KOD ADI SORULMUŞ • Güngören’deki bombayı patlatan kişi olarak gazetelerde yer alan Hüseyin Türeli’nin avukatı Hüseyin Çalışçı, sorgu hakimliğinde müvvekiline bombalamayla ilgili tek soru dahi sorulmadığını belirterek, “Hakim Hüseyin’e kod adının ‘Azat’ olup olmadığı yolunda sorular sordu. Hüseyin ise bilinen isminin dışında bir adı olmadığını söyledi. PKK örgütü üyesi olmadığı gibi örgütle de hiçbir bağının olmadığını söyledi. Bu ifade sırasında Hüseyin bomba koymak, imal etmek ya da Güngören’deki bombalama olayı ile ilgili hiçbir suçla itham edilmedi” dedi. Hüseyin Türeli ve Cevat Aydın’ın avukatı olarak sorgu hakimliğinde hazır bulunan Hüseyin Çalışçı, yaptığı savunmada iki sanık için de örgüt üyeliği suçu unsurlarının oluşmadığını söyleyerek, hakimden serbest bırakılmalarını talep etti.
DOSYADA DA YOK • Avukatların bu açıklamalarını sorgu hakimliğindeki sorular da doğruladı. Çünkü, savcılık tarafından tutuklama talebiyle sorgu hakimliğine sevk edilen 10 sanığın hiçbirine Güngören’de meydana gelen patlamayla ilgili soru sorulmadı. Suçlama dosyasını inceleyen sanık avukatları müvvekillerinin örgüt üyeliği, yardım ve yataklık fiillerini işlediklerini dair yeterli hukuki delillerin oluşmadığı gerekçesiyle serbest kalmalarını talep etti. Bazı yayın organlarında iddia edildiğinin tersine, Güngören’de meydana gelen patlamayla ilgili sanık avukatlarının hazır bulunduğu sorguda da bombalamaya ilişkin tek bir soru sorulmadı.
PATRONUNA 13 SAAT BOYUNCA TÜRELİ SORULMUŞ • Güngören’de meydana gelen patlamanın faillerinden olduğu iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra medyadaki bazı gazeteler tarafından bombacı olarak lanse edilen Hüseyin Türeli’nin çalıştığı tekstil atölyesinin sahibi M.A. polislerin kendisine sadece Hüseyin Türeli’yi ve ilişkilerini sorduklarını söyledi. Tekstil atölyesi sahibi M.A. gözaltına alınışını ve poliste yaşadığı sorgulamayı Taraf’a anlattı.
HÜSEYİN’İ SORDULAR • Polis tarafından salı gecesi 01.30 sıralarında gözaltına alındığını söyleyen M.A. poliste kaldığı üç günlük süre içinde 13 saate yakın sorgulandığını söyledi. Polislerin sorgu sırasında sürekli yanında çalışan Hüseyin’i ve ilişkilerini sorduğunu belirten M.A, “Ben Hüseyin’i çocukluğundan beri tanırım. 2001 yılından bu yana da benim yanımda çalışıyor. Bu zamana kadar işinin dışında herhangi bir şeyle ilgilendiğini görmedim. Ayrıca benim işyerimde çok sayıda çalışan olduğu için kartlı giriş sistemi var. Herkes elini kolunu sallayarak buraya giremez. Şirkete, Hüseyin’in yanına gelip iş dışında görüşene rastlamadım. Olay gecesi Bağcılar’da bir akrabamın düğünü vardı. Misafirlerimle ben oraya gitmiştim. Gece geç saatlerde Güngören’deki patlamayı televizyondan öğrendim ve lanet okudum. Ertesi sabah Hüseyin her zamanki gibi erkenden işinin başındaydı. Hüseyin’in davranışlarında bir gariplik görmedim. Hatta salı gecesi Hüseyin’i evine ben bıraktım. Gece geç saatlerde evime gelip beni gözaltına aldılar. Hüseyin’in de gözaltına alındığını şubede öğrendim”dedi. Hüseyin’in dışında gözaltına alınan sanıklardan sadece Cevat Aydın’ı tanıdığını belirten M.A. “Cevat’ı da mahalleden tanıyorum” dedi.
SANIKLARA METRİS’TE İŞKENCE • Güngören’deki bombalı saldırıyı gerçekleştirdikleri iddia edilen sanıklardan Hüseyin Türeli ve Cevat Aydın’ın avukatı Hüseyin Çalışçı ile sanıklardan Ziya Kıraç, Nüsret Tebiş ve Mehmet Salih Yanak’ın avukatı Mehmet Sani Kızılkaya, müvekkillerinin Metris Cezaevi’nde işkence, darp ve kötü mumele gördüklerini iddia ederek Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Avukatlar, suç duyurusu dilekçesinde 02.08.2008 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/88 sorgu numarası ile örgüte üye suçlamasıyla tutuklanan sanıkları önceki gün cezaevinde ziyaret ettiklerini belirterek şunları ifade etti:
ÖNCE ASKER SONRA GARDİYANLAR • “İsimleri zikredilen müvekkiller aynı gün Metris Cezaevi’ne götürülmüşlerdir. Cezaevine teslim edilen müvekkiller öncelikle çırılçıplak soyulmuş, başta cezaevinde görevli jandarmalar tarafından tekmelerle dövülmüştür, sonrasında ise gardiyanlara teslim edilmişlerdir. Bu sefer de gardiyanlar tarafından yine soyulmuş; tekmelerle, coplarla darp edilmişlerdir. Kafaları gözleri şişmiş, gözleri morarmıştır, vücutlarının her tarafı yara bere içinde kalmıştır. Aradan üç gün geçmesine rağmen işkence izleri görülmektedir.”
SAĞLIK RAPORU ALINSIN • Müvekkillerinin tek kişilik tecrit koğuşlarında tutulduğunu belirten avukatlar, bunun nsanlık suçu olduğunu vurguladılar. “Velev ki müvekkiller suçlu olsun, bunların cezasını verecek olan bağımsız mahkemelerdir” diyen avukatlar, müvekkillerinin görevli personelden korktuğu için olayı kendilerine çekinerek anlattıklarına da dikkat çekti.
Sorumlu cezaevi personeli hakkında “işkence, darp, kötü muamele ve görevi kötüye kullanma” suçlarından şikayetçi olan avukatlar, müvekkillerinin Adli Tabipliğe sevk edilerek sağlık raporlarının alınmasını ve gerekli soruşturmanın yapılarak olayın faillerinin tespit edilip cezalandırılmasını talep etti.
MUAMMER GÜLER: OLAY AYDINLATIYDI, SON SÖZ YARGININ • İstanbul Valisi Muammer Güler, Güngören’de meydana gelen patlamalara karışan kişilerin geniş bir zincir oluşturduğunu belirterek, ‘’Olayla ilgisi olduğu delillerle tespit edilen ve henüz araştırılan kişi veya kişiler de bulunmaktadır’’ dedi.
Bazı gazetelerde örgütün kimliği ve olaya karışan kişilerin olay sırasında bulunduğu yerlerle ilgili yanıltıcı bilgiler yer aldığını söyleyen Güler, bu bilgileri düzeltme ihtiyacı duyduklarını söyleyerek şöyle konuştu: “Olayın geniş bir zinciri vardır. Adliyeye sevk edilen 10 kişinin biri bizatihi bombayı koyan kişidir. Diğer kişilerin bir kısmı keşif, bir kısmı yardım-yataklık ve bir kısmı da örgüt üyesi olan şahıslardır. Olayla ilgisi olduğu tespit edilen ve henüz araştırılan kişiler de bulunmaktadır. Bizim açımızdan bu olay bitmiş değildir.’’
KUŞKU YOKTUR • Muammer Güler, elde edilen deliller, geçmişte işlenen olaylar ve bu olayın meydana geliş tarzının, bölücü terör örgütünü işaret ettiğini ifade ederek, “Bu olayın bölücü terör örgütü tarafından yapıldığına kuşku yoktur’’ dedi. Güler, ‘’Bölücü terör örgütünden kastınız PKK mı?’’ sorusuna ise ‘’Bölücü terör örgütü derken ismini ifade etmek istemiyoruz. O isim polis kayıtlarında geçsin’’ yanıtını verdi.
ARANAN KİŞİLER VAR • Gözaltına alınanların, gözaltı süreleri dolduğu için adliyeye çıkarıldığını da vurgulayan Güler, olayın bütün boyutlarıyla aydınlatıldığını, son sözü, yargının söyleyeceğini kaydetti. Güler saldırıyla ilgili aranan kişiler olduğunu da bildirerek şunları kaydetti: “Yurtdışı basını referans verilerek, bazı tahminler dile getirilmektedir. Bunlar tahminden ibaret olup amacı konusunda tarafımızdan da kuşku duyulmaktadır. Bir yanıltma, manipülasyon vardır.’’
taraf



Güncel