E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Tarihin en büyük 10 komplo teorisi
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
Susurluk raporunun “devlet sırrı” olduğu gerekçesiyle gizli tutulan bölümleri Ergenekon"da çıktı. Azerbaycan darbesi, banka kredileri ve faili mehçuller..
Susurluk raporunun gizli tutulan bölümleri de Ergenekon iddianamesine girdi. Dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın yazdığı Susurluk raporunun “devlet sırrı” olduğu gerekçesiyle kamuoyuna açıklanmayan bölümü 12 sayfadan oluşuyor.
Ergenekon davası sanığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in bilgisayarından çıkan Susurluk raporunun “devlet sırrı” niteliği taşıdığı için açıklanmayan 68-69-70 ve 71 numaralı sayfalarında Azerbaycan darbesiyle ilgili bilgiler yer alıyor.
“Azerbaycan'da darbe” başlıklı bu bölümde, “Türkiye, 1995 yılında dost bir ülkede ihtilal yapmaya teşebbüs etmiştir. Bu ancak hükümet yetkililerin baskısı, isteği, talimatıyla mümkün olabilecektir” denilererk, Tansu Çiller başbakanlığındaki hükümet suçlanıyor.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in MİT'ten gelen bilgiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'i uyararak darbeyi önlediği de sayfalarda yer alıyor.
Raporun 75. sayfasında ise Güneydoğu'da görev yapan ve çoğu PKK destekçisi olduğu iddia edilen 8 gazetecinin faili meçhul cinayetler sonucu öldüğü ifade ediliyor. Ayrıca PKK'yle mücadele için bölgede güçlenen İslami harekete de göz yumulduğu kabul ediliyor.
“Değerlendirme” başlıklı 103. ve 104. sayfalarda da PKK'yle mücadele kapsamında yurtdışında PKK'ye destek veren işyerlerine bombalı saldırılar ve Doğu Bloku ülkelerindeki PKK liderlerine suikast teşebbüslerinin gerçekleştirildiği ve orman yangınları çıkartıldığı belirtiliyor.
Abdullah Çatlı'yla ilgili bölümde ise önce Çatlı'nın MİT tarafından yurtdışında Asala karşıtı hangi eylemlerde görevlendirildiği sayılıyor.
Ayrıca Çatlı'nın sahte kimlikle Türkiye'ye dönmesinin ardından, önce İstanbul emniyeti, 1993'ten sonra da Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından himaye edildiği vurgulanıyor.
99. sayfada ise İş Bankası'nın Eze Zeytinciliğe verdiği kredinin ve Türk Ticaret Bankası'nın neden krize girdiğinin araştırılması için soruşturma açılması öneriliyor.
NTV



Güncel