KAPİTALİST SİSTEMİN İFLASI VE GÜRCİSTAN’IN OSTENYA İŞGALİ!/Mehmet ÖZCAN

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 5 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


Yirmi birinci yüzyılın, başında dünyada başlayan savaş, kan, gözyaşı, kaos, belirsizliğe doğru yol alırken.  İnsanlığın tüm değerlerini alıp götürüyor,  ülkeleri savaşla işgal etmek insanları öldürmek yok etmek için, tek çıkarlarını savaşlarda gören ve bunu meşrulaştıran,  insan ve emek değerleri hiçe sayan insanlığı savaşa sürüklerken, veya verilen sosyal hakların gaspı dünyada yaşayan insanları bu sisteme zorlayan, savaşalara açlığa yoksulluğa mahkum edenler.
İnsan psikolojisini savaş ve işkence, tehditle terörize ederek bozan yaşamı kabusa çeviren kapitalist-emperyalist sistem. Sözde; Kapitalist sistem insanlara sosyalist sistemin çözülüşü arifesinde özgürlük, demokrasi, refah vaat ediyordu? Kapitalist-emperyalist sistemin insanlığa, nasıl bir özgürlük, demokrasi, refah yaşamı verecekleri son 21’inci yüzyılın başında, tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmış oluyordu.

Sosyalist sistemin dünyada çözülüşüyle birlikte, harekete geçen emperyalist-kapitalist sistem yeni dünya düzeni ve küreselleşme ile dünya haritasının nasıl çizeceklerinin planlarını yapmaya başladılar.
Bunun için iki yol izlemeye çalıştılar. Birincisi kapitalizm karşıtlarını düzen içerisinde entegre ederek liberal poltikalarla ehliliştirmek.
İkincisi ise, gelişmiş ülkelerle, geri bıraktırılmış ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki farkı azamiye indirmek olacaktı. Tabi bu eşyanın tabiatına tersdir. Yeni dünya düzeni  küreselleşme ile bu ülkelerle kapitalist gelişmeyi aynı seviyeye getireceklerini iddiasın da bulundular.
Bu iddianın savunucuları bir anda mantar gibi büyümeye çalıştılar. Hatta aralarında geçmiş sosyalist döneklerde var oldu.  Bir anda dünyada bunun çalışması için kapitalistlerden birlikte sosyalist döneklerde yerlerini aldılar.
Amaç sosyalizm düşmanlarını çoğaltmak emek sermaye çelişkisini gizlemek, sömürelenlerin kapitalizme karşı örgütlenmesini, yanlış adresde amaçsız bir biçimde örgütlemek kapitalist sistemin ömrünü uzatmak ve tek alternatifin kapitalist sistemin olduğu imajını vermeye çalıştılar.

Tabi ki kapitalist sistem kapitalizm yasası gereği kendi içinde ne barışıktır nede birlik olması için koşulu imkanı vardır.
Öyle olmuş osa idi asırlardır kapitalizm bir ve tek olurdu.  sosyalizmin çözülüşüyle birlikte liberal poltika kısa dönemde dünyada iflas ederek kapitalizm gerçek karakterine dönmüş oldu.
Kapitalist sistemin eşitsiz gelişim yasası gereği aralarında ki kısa dönem süren barışıklık da sona ermiş oldu.
AB ülkelerin başını çeken Almanya, Fransa ile ABD emperyalizmi arasında da çelişkiler ortaya çıkmış oldu. Emperyalist sistem kısa dönemde liberal poltikalarının iflası sonucu ekonomik bunalımlarını da yaşamaya başlamış olurken liberal poltikayı ve liberal ekonomiyi terk ettiler. 
ABD’nin Ekonomik örgütü olan İMF, Dünya Ticaret örgütü, Dünya Bankası, uyum yasaları ile Afrika, Asya ve latin Amerika ülkelerine verdiği borç para kredi sonucu Arjantin, Brezilya gibi ülkelerde  zarara uğraması ve 7 tirilyon dolandırılması sonucu ABD yıllık gelirinin düşmesi ve günlük olarak 1 milyar dolar bütçe açığına ulaşması sonucu borç arar duruma düşmesi ABD bir ekonomik bunalım içerisine düşmesi ile birlikte yeniden sömürgeci saldırgan poltikasına dönmüş oluyordu. Böylece uluslararası liberal poltikada iflas etmiş oluyordu.

Ayrıca petrol rezervelerinin azalması sonucu enerji krizi başlayacaktı, buna tedbir almak için dünya coğrafyasında yer alan dünyada petrol ülkelerini kendisine katması ve petrol ülkelerini ele geçirmesi yönetimin kendine bağlaması gerekirdi.
Diğer bir konu ise, dünyada askeri ve tek güçlü ülke olması gerekirdi. Yoksa ABD güçlü olma içgüdüsü yok olmayla yüzyüze idi,  bir yandan küresel olarak AB ülkelerin birleşmesi sınırların kalkması para biriminin kalkması ile ABD emperyalizmini harekete geçirmiş oldu.
11 Eylül eylemi ile birlikte düğmeye basmış oldu. Ortadoğu ve Asya için harekete geçmiş oldu.
Afganistan’da özgürlük, demokrasi, amacıyla savaşı başlatmış oluyordu. Burda kazancını şu sonuçla ortaya çıktı.
Birincisi: oluşan Şengay paktını hareketsiz kılmış oluyordu. Hemde  Rusya, Çin, Hindistan dünya nüfusunun ve askeri gücü olarak en güçlü durumuna yükselmesini engellemek. Ayrıca Azerbeycan petrollerini Hazar denizine akıtarak kendi denetimine sağlamak için, 11 Eylül eylemi kendisi için bulunmaz bir fırsat oluşturmuştu.
Bunun için yapması gereken Afganistan’a özgürlük, demokrasi götürmek için savaş başlatarak, Afganistan’ı işgal ederek kukla bir yönetimle görevi tamamlamış oluyordu.
Böylece planlarını adım adım gerçkleştirmiş olarak. Sırasıyla  Ortadoğu Filistin, Lübnan ve Irak var olmuştu.
Bunun için Saddam bulunmaz bir kozdu, hem Saddam’ın diktatörlüğü hemde Kimyasal silahlar bahane edilerek planını gerçekleştirmesi için  poltikasına ne NATO’yu ortak etmek nede kendi denetiminde olan BM şebekesi ülkelerinin kararına ortak etme niyeti vardı ve desteğini alacaktı ve öyle oldu.
Bugün ABD emperyalizmin Irak işgal edişinin ardından 5 yıl geride kalırken, ne iddia edildiği gibi Irak halkına özgürlük nede demokrasi gelmiş oldu. 
Evet Saddam diktatörlüğü yıkıldı idam edildi ama, ABD’nin kan ve savaş terör diktatörlüğü gelmiş oldu. Özgürlük, demokraside rafda kalırken, savaş, terör tüm hızıyla sürmektedir.
Güney Kürtlerine Kürdistan devleti olma sözü askıda kalırken, Türkiye militer devletin baskısı sonucu Kürt halkının geleceği dahi belirsizlik içinde devam etmektedir.
 
GÜRCİSTAN’IN OSTENYA İŞGALİNİN ARKASINDA KİM OLDUĞU BELLİYDİ ABD EMPERYALİZMİ VE TÜRKİYE!

Yukarıda uzun uzun anlatmaya çalıştığım gibi kapitalist-emperyalist sistem liberal poltikası iflas ederken, ekonomide dibe vurmuş vaziyetdedir. Bu krizin kurtuluşunu Kapitalist- ekonomistler dahi çözüm üretemiyor ve tüm dünya ekonomi toplantılarında Marks’ın Kapitalını örnekleyerek geleceğin kurtuluşu Marksizmde sınıfın iktidarında yattığını üstü kapalı olarak işçi ve mekçi sınıflara müjdesini vermektedirler.
Sosyalist sistemin çözülüşü aşamasında ABD emeryalizmi Türki cumhuriyetlere bu ülkelere girmek için, Türkiye militer devleti ve ABD ajanı olan ’’Fetullah Gülen’’i kullanmıştır.
Türki Cumhuriyetlerin Türk şoven damarına basarak beslenerek buralarda Türkiye bir alt emperyalist rolü üstlenerek buralara ABD emperyalizmin eliyle yatırımlar ve Türki cumhuriyetlere Gülen okulları girmiş oldu.
Böylece Türk damarı ve şovenizmi adı altında Çeçenistan da, Azerbeycan da, Kafkasya da, Türkmenistan da Türk faşistler kol gezmeye daha ileri giderek Türk faşistler darbe hazırlığı içerisindeyken,  Demirel’in ihbarı üzerine suç üstü yakalanarak Türk  faşistleri ve işbirlikçileri tasfiye edilerek bu ülkelerden sınır dışı edilmişlerdir.

ABD emperyalizmin örgütlenmesi ise, artık diplomasi yoluyla daha açık bir biçimde eski  sosyalist Sovyetlere yavaş yavaş yerleşmenin adımlarını bulmuş oldu.
Kafkasya da, Türkmenistan da askerlerin eğitilmesi ve buralarda askeri üstlerin kurmak için faliyetlerine hız verdi.
Daha ileri giderek Gürcistan da, Ukranya da turuncu devrimlerini örgütleyerek ABD işbirlikçilerin iktidara gelmesinde önemli rol oynamışlardır.
Yukarıda söylediğim gibi bugün küresel kapitalist dünyanın sorunu enerji sorunudur, bu gelecekte her ne kadarda su krizi olacağına uzmanlar parmak basmış olsada, günün can alıcı sorunu enerjidir. Dünya enerji ihtiyacının büyük bir kısmını petroldan sağlanmaktadır. Sorun petrol olduğuna göre, dünya petrol rezervelerinin tek tek eline geçiren ABD emperyalizmi omuştur. Bunu yaparken de planlı programlı olarak çalışmıştır.
Önce Orta-doğu da, Asya da ve Körfez de amaçlarına ulaştıktan sonra önce Afganistan dan üzerinden Hazar denizine akacak yolları Afganistan işgalı ile temizleyerek, sonrada petrollün büyük üretim yeri olan Kuveyt, Sudi Arabistan, Ürdün,ü işbirlikçileriyle elde ederken  Irak’ı da işgal ederek Orta-doğu petrollerinin üstüne oturmuş oluyordu.
Tabiki bu ABD emperyalizmi açısından yeterli değildi.
Birincisi;Rusya, Çin, Hidistan  Şengay-Paktı üçlüsünü dağıtmak askeri olarak bölgede kontrolu sağlamak bu bölgede askeri üstlerini ve nükler füze başlıklı silahlarını yerleştirerek üstünlüğü sağlamaktır.
İkincisi ise; Gürcistan, Ukranya, Kazakistan  arasında işbirlikçileri vasıtasıyla savaşı körükleyerek Rusya’nın Bağımsız cumhuriyetler topluluğunda ki, eğemenliğine son vererek dünyanın gözünü buraya çekerek Rusya’nın tekrar güçlenmesini engellemek ve Ukranya ve Gürcistan’ı NATO paktı içerisine alarak kontrolu pekiştirmekti. Ancak burda plan geri tepti ve istenilen amaca ulaşılamadı. Ukranya ve Gürcistan NATO üyeliğini elde edemedi.
Üçüncüsü ise; Gürcistan petrollerini ve diğer Türki cumhuriyetlerinde ki, petrollerini Rusyan’ın kontrolünden ABD emperyalizmin kontrolüne geçirmekti.
Tabikii burda altını çizerek vurgulamka lazım ki yanlış anşılmaya meydan bırakmamak gerekir. ABD emperyalist ülke derken, Rusya demokratik veya sosyalsit ülke olmadığını vurgulamadan geçemeyceğim. Evet Rusya da kapitalist ve emperyalist bir ülkedir.
Bu iki super gücün çarpışması ve güçler dengesinin yarışması olarak bakılmalı ve öyle algılanmalı.
İşte ABD emperyalizmin geçmişde Irak’ı Saddam’ı kışkırtarak Kuveyt işgaline sürükleyerek intihara nasıl sürüklediyse bugünde Gürcistan’a yeşil ışık yakarak OSTENYA işgaline sürerken de aynı şekilde Gürcistan’ı da intihar ederek kullanarak Rusya karşısında acizliğe ve yenilgiye uğratmıştır.
Bunlar ik gücün arasında ki piyonları olarak kullanılarak burda Türkiye’nin acizliğini ve Gürcistan’a askeri silah verdiği ortaya çıkarken Türkiye bu savaşın kışkırtıcıları olarak tarihde yerini almıştır.
Burda yukarıda da vurguladığım gibi, Kapitalist-emperyalist sistem çökmüş ve iflas etmiştir. Geçici çözümler dahi artık kapitalizmin kurtuluşu değildir.
Kapitalist, ekonomistler ve artık şunu söylüyor çözüm yolları bitmiş olup geçici çözümler artık işçi ve emekçi sınıfları kurtaramayacaktır. Böylece biz ekonomistler çözüm bulamıyoruz.
Marks’ın Kapitalın doğru olduğunu geleceğin kurtuluşunun emekçi sınıfların elinde olduğunu utanğaç ve gizli olarak vurgulamaya çalışmış oldular...
Burda son söz olarak son Gürcistan’ın Ostenya savaşın özeti olarak benim yorumum budur....
 
 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen hakan, 20 Ağustos, 2008 15:52:47
    Rusya 200 milyon Türk ü ve Gürcüler i karşısına aldı. Artık ömrünün sonuna geldiğinin farkında. Sıra onun diğer işbirlikçilerine gelecek

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com