E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Tarihin en büyük 10 komplo teorisi
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
ANF- Ergenekon’a yönelik son operasyonda tutuklanan JİTEM kurucusu emekli Albay Arif Doğan'ın cezaevine götürülürken söylediği "21 yıl dağlarda görev yaptım. JİTEM'in dağlarda uygulayıcısıydım" şeklindeki açıklaması, inkâr edilen örgütün varlığının itirafı oldu. Mahkeme kayıtları Doğan’ın, Cem Ersever ile birlikte Kürdistan’da cinayet işleyen tetikçileri sürekli koruduğunu gösteriyor.
Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca hazırlanan Susurluk Raporu'nda yer alan 11 sayfalık ifadesinde JİTEM adına işledikleri cinayetleri, kendilerini yönlendirenleri ve tetikçi arkadaşlarını deşifre eden itirafçı ‘Hacı Hasan’ kod adlı İbrahim Babat, özellikle bir isimden söz ediyor. Bu isim, geçen hafta Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklanan emekli Albay Arif Doğan. Ergenekon davası iddianamesine giren Babat'ın anlatımları, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan bir çete davası iddianamesiyle pekişiyor.
500 BİN LİRA MAAŞ ÖDENMİŞ
JİTEM tetikçisi 'Hacı Hasan' kod adlı İbrahim Babat, itirafçılar Adil Timurtaş ve Recep Tiril hakkında TCK'nın 313 ve 450. maddesi uyarınca "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak", "birden fazla kişiyi öldürmek"ten ömür boyu istemiyle dava açıldı. 1998 yılında açılan dava iddianamesi şöyle: "Sanık Hacı Hasan ile ilgili Binbaşı Ahmet Cem Ersever tarafından çatışmada öldüğüne dair evrak hazırlatılıp, Şırnak'ta ölen İbrahim Babat'ın kimliğinin üzerine kimlik çıkarılmıştır. Sanığın Silopi birliğinde JİTEM Komutanı Binbaşı Arif Doğan, Binbaşı Cem Ersever, Yüzbaşı İsmail Öztoprak, Üsteğmen Sinan Yaşar, Astsubay Başçavuş Şaban Bayram ile diğer korucu ve askerlerle birlikte aylık 500 bin lira maaşla görevlendirilmiş, istihbarat çalışmalarına ve silahlı operasyonlara katılmıştır."
ÜÇ KÖYLÜYÜ ÖLDÜRÜP, OLAYI KAPATTILAR
JİTEM tetikçileri, 16 Eylül 1989 tarihinde Şırnak'ın İdil ilçesinde Tahsin Sevim, Hasan Utanç ve Hasan Caner adlı kişilerin öldürülmesi olayına da karıştı. Babat'ın itirafları üzerine İdil Savcısı İlhan Cihaner'in 16 Aralık 1998 tarihli talimatı üzerine 25 Şubat 1999'da Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Hamza Uçar'a şu ifadeyi verdi: "Ben emekli Jandarma Albayım. Görev yerim Ankara idi ancak yurt genelinde 11 timden -ki bunlar Jandarma İstihbarat timleriydi. Zaman zaman sorumlu olduğum bu timlerin bulunduğu yerlere gidiyor onlarla muhatap oluyordum. Diyarbakır grubunda zaman zaman 3-4 ay kalıyordum... İbrahim Babat isimli kişi itirafçı olduğu için kendisini tanırdım. Türkçe'yi az bildiği için Türkçe'yi öğrenmesi amacıyla Diyarbakır'a ben getirdim. Şırnak'ta öldürülen üç kişi hakkında bilgi sahibi değilim. İbrahim Babat'ın anlattığı olaylar ve iddialar hakkında bilgi sahibi değilim."
DOSYAYA GÖREVSİZLİK KARARI
1989/ 274 Nolu soruşturma dosyası kapsamında itirafçı İbrahim Babat, Adil Timurtaş, Cem Ersever, Jandarma Albay Arif Doğan, Jandarma Yüzbaşı Sinan Yaşar, Jandarma Kıdemli Başçavuş Şaban Bayram, Faysal Şanlı ile 'açık kimlik ve sayıları tespit edilemeyen itirafçı, korucu ve kamu görevlileri' hakkında 8 Ocak 1999'da görevsizlik kararı verilerek dosya Diyarbakır DGM Savcılığı'na gönderildi. Görevsizlik kararında, "Açık kimlikleri yukarıda yazılı olan sahışların suç işlemek amacıyla çete oluşturdukları sanık Arif Doğan'ın daha sonra farklı bölgelerde de birçok suçlar işleyen çetenin Diyarbakır grubunun başında olduğu, bu şahısa bağlı Silopi Grubu'nun başında ise Ahmet Cem Ersever'in olduğu tesbit edilebilen diğer mensuplarının İbrahim Babat (Hacı Hasan) Sinan Yaşar, Şaban Bayram, Faysal Şanlı olduğu, bunlardan Ahmet Cem Ersever, İbrahim Babat, Şaban Bayram ile Faysal Şanlı'nın maktülleri önce sorgulayıp sonra Cizre-Nusaybin karayolunda öldürdükleri tüm evrak kapsamından anlaşılmıştır" dendi.
Babat'ın itirafları ve Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu doğrultusunda soruşturmalar yürüten Diyarbakır DGM Savcılığı, 29 Nisan 1998 ve 13 Nisan 1998 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı'na yazılan yazıda, 1998/276 nolu hazırlık dosyası kapsamında, "Ahmet Yarbay, İsa Binbaşı, Ahmet Cem Ersever, Hulusi Sayın (Dönemin Asayiş Kolordu Komutanı), Arif Doğan (Albay), İsmail Selen (Korgeneral), Hikmet Köksal (Orgeneral), İsmail Öztoprak, Sinan Yaşar, Şaban Bayram, Erol adlı Tokatlı er, Kerim Kırca, Veli Küçük (Tuğgeneral), İsmet Köksal, Aytekin Özel, İsmet Yediyıldız (Albay), Nurettin Binbaşı (Ata)' adlı jandarma görevlilerinin 1984 yılından bu yana hangi tarihler arasında nerede görevli olduklarının, görevden herhangi bir nedenle ayrılan varsa mevcut adresinin ve kimlik bilgilerinin DGM Başsavcılığı'na gönderilmesi" istendi.
Jandarma Genel Komutanlığı bunun üzerine Diyarbakır DGM'ye 30 Mayıs 1998 tarihinde yazı yazarak, bu konuda Genelkurmay Başkanlığı tarafından gerekli 'incelemenin başlatıldığı ve gereğinin buna göre ifasının uygun' olacağına dikkat çekti. Savcılık, 15 Haziran 1998 tarihinde Ankara DGM'ye gönderdiği yazıda, İbrahim Babat'ın iddialarına atıfta bulunarak, asker kişiler hakkında bilgi alınmasını bir daha talep etti. Ankara DGM Savcısı Dilaver Kahveci tarafından 23 Haziran 1998 ve 14 Eylül 1998 tarihlerinde Jandarma Genel Komutanlığı'na yazı yazılarak, bu kişilerin jandarmada görevli olup olmadıkları hakkında bilgiler istendi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından 13 Ekim 1998'de Adli Müşavir Hakim Tümgeneral M. Erdal Şenel imzasıyla DGM'ye şu yanıt verildi: "Genelkurmay Başkanlığı'nca gerekli inceleme ve soruşturma tarafımızdan yürütülmüştür. Bu nedenle aynı konuda tekrar talepde bulunulmasının sebebi anlaşılmamıştır."
Yürütülen tüm soruşturmalar 1999/187 nolu dosyada birleştirildi. Hacı Hasan, Adil Timurtaş, Mehmet Zahir Karadeniz, Lokman Gündüz, Faysal Şanlı Recep Tiril Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki, Abdülkadir Aygan, Hayrettin Toka, Fethi Çetin hakkında "silahlı çete oluşturmak ve adam öldürmek" iddiasıyla dava açıldı. Dava DGM'lerin kapatılması ardından Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/60 nolu dosya daha sonra kapatıldı.
TASFİYE SÜRECİ
1991-1992 yıllarında Dersim ve Muş'ta faaliyet gösteren 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım Diyarbakır'a gelince JİTEM'de de iktidar kavgası başladı. Binbaşı Ahmet Cem Ersever ile 'Yeşil' arasındaki iktidar kavgası, iç parçalanmayı da beraberinde getirdi. Albay Veli Küçük Yeşil'den yana tutum alırken, Albay Arif Doğan ile Cem Ersever JİTEM'den tasfiye edildi. Doğan'ın yerine JİTEM İstihbarat Grup Komutanlığı'na Veli Küçük getirilirken, Arif Doğan ile Cem Ersever Ankara'ya kızak göreve çekildi. 1993 yılında Doğan Güreş'in Genelkurmay Başkanı ve Tansu Çiller'in Başbakan olmasının ardından JİTEM yeni bir yapılanmaya gitti.
Veli Küçük Kocaeli Jandarma Komutanlığı'na, Albay Arif Doğan ise Niğde Alay Komutanlığı'na atandı. Doğan daha sonra Niğde Jandarma Alay Komutanlığı'ndan Yalova Jandarma Alay Komutanlığı'na atandı. 1997 yılında itirafçı İbrahim Babat, İstanbul Emniyeti'ne teslim edilmesi ve pazarlık süreci de bu dönem bizzat Albay Doğan tarafından yürütüldü. Albay'ın adı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 1999'da açılan çete davasına da girdi. İddianamede itirafçı İbrahim Babat'ın Bodrum'daki San Clup sahibi Ahmet Nedim Başmısırlı'dan tehditle 40 bin dolarlık çek aldığı ve bunu Yalova'ya atanan Jandarma Alay Komutanı Arif Doğan'la paylaştığı yer aldı.



Güncel