E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Tarihin en büyük 10 komplo teorisi
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
"10 Mayıs 1994 günü 3 PKK gerillası ile cobra helikopterine bindirildim. Öğleden önce 11 sularıydı. Köylüler toprağı temizlemek için otları yakıyordu, her yer alev alevdi. Önce Abdurrahman'ı attılar alevlerin arasına, bize zorla izlettiler. Sonra Zelal ve Bermal'in elbiselerini yırtıp, bedenlerine dokundular. Bu kez önce Bermal'i sonra Zelal'i ittiler..."
Bu sözler 1994 yılında gözaltına alınan T.P'ye ait. Tutulduğu okuldan kaçan T.P, yaşadıklarını İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne anlattı. Örgüt anlatılanlar üzerine şikayette bulundu. Ancak aradan geçen 14 yılda hiçbir işlem yapılmadı.
GÖZALTINA ALINDI
Diyarbakırlı T.P, 2 Mayıs 1994 günü askerler tarafından gözaltına alındı. Önceden devlet hastanesi olarak kullanılan ancak gayri resmi karakol görevi gören binaya götürüldü. Burada işkence gördü, parası gaspedildi. Daha sonra Lice'ye üç kilometre mesafedeki Jandarma Garnizonu'na yollandı.
KORKUNÇ İŞKENCELER
T.P, Jandarma'da bir jandarma subayı ve kod adı Cudi olan eski bir PKK gerillası tarafından şiddet uygulanarak sorguya çekildi. Sorgunun ardından iki kişi T.P'ye işkence yaptı. T.P'den gerilla olan kardeşi K. hakkında bilgi almaya çalışıyorlardı. İşkenceler sürerken hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve bu dönemde soruşturma merkezi olarak kullanılan Lice Yatılı Bölge Okulu'na gönderildi. İşkence burada da devam etti. Gözleri kapalı ve elleri bağlıyken suya batırıldı: " Başağı bir şekilde ayaklarımdan tutup suya daldırdılar ve öleceğimi düşündükleri ana kadar tuttular. Ben artık daha fazla kaldıramayacağımı düşününceye kadar bunu saatte bir kaç kez yaptılar. "
Tutukluluğunun üçüncü gününde, yanına üç kişiyi bıraktılar. İki kadın bir erkekti. T.P, sürüklenerek odasına getirilen kişilerin önce ölü olduğunu sandı: "Onları ilk gördüğümde ölü sandım. Fakat dokunduğum zaman gözlerini açtılar. Üçünü de öyle kötü dövülmüşlerdi ki neredeyse bilinçsizdiler."
Odaya getirilenler 30 yaşında Abdurrahman, 21 yaşında Zelâl ve 23 yaşında Bermal'di. Üçü de PKK gerillasıydı. Yarı baygın oldukları halde işkence bitmedi. Dördü de suya batırılma başta olmak üzere türlü işkencelerden geçti.
HELİKOPTERDEN ATILDILAR
Günlerce süren işkencenin ardından 10 Mayıs 1994 günü öğleden önce 11 sularında T.P ve üç gerilla yatılı bölgeden çıkarılıp helikoptere bindirildi. Helikopter, Lice Yatılı Bölge Okulunun tam karşısındaki iniş pistinden havalandı. Helikopterde, bir uzman çavuş ve üç er de bulunuyordu. Köylüler topraklarını temizlemek için otları ateşe vermiş, tarlalar alev alev yanmaya başlamıştı.
ALEVLERİN ÜZERİNE
Tutsaklar helikopterin sol köşesinde oturuyorlardı. Uzman çavuş ise ön sağ tarafta, helikopterin kapısına yakındı. Yanan tarlaların üzerine geldiklerinde önce Abdurcahman'ı zorla kapının önüne sürükledi. "Öteki dünyada bana yer ayır" diyerek, alevlerin arasına attı. Erler ise iki kadın gerilla ile T.P'ye onun düşüşünü gösterdi.
ÖNCE SOYDULAR
Uzman Çavuş, Bermal isimli gerillayı yanına alıp giysilerini çıkarmasını istedi. Bermal, buna karşı çıktı. Bermal'in elbiselerini zorla yırttı. T.P'ye olayları zorla izletseler de o gözlerini sımsıkı yumdu: "Çıplak vücudunu elledi ve aşağılayıcı cinsel sözler sarf ederek onu s.....istediğini söyledi ve kızı kapıdan itti. Bakmak çok dehşet vericiydi gözlerimi kapadım. Nasılsa öldürülecektim."
Uzman çavuş, Bermal'den sonra bu kez Zelal'i yanına aldı. Onun da elbiselerini soydu. Az sonra öleceğini bilmesine karşın onu aşağılamak için elinden geleni yapıyordu. Sonra onu da alevlerin içine attı. Hepsini aşağı düşerken tek tek izledi.
PKK silahlarının nereye saklandığını arıyorlardı. Sorguda da T.P'ye hep bunu sormuşlardı. T.P, "Silahların saklandığı yeri göstereceğimi" dedi. Çavuş önce inanmadı sonra "silahların gizlendiği yer hakkında yalan söylediğim ortaya çıkarsa" hemen öldürüleceğini söyledi. Yeniden Lice'ye döndüler. T.P, konduğu yatılı okuldan kaçmayı başardı.
ŞİKAYETTE BULUNULDU
İstanbul'da yaşamaya başlayan ve halen kaçak olan T.P, tanık olduğu olayları 1995 yılında İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne anlattı. Örgüt, bu dehşet verici tanıklığı "Silah Projesi" ile yayımladı. Raporda, savcılara da bir çağrı vardı. "Bu iddianın araştırılıp, doğruysa faillerinin soruşturulması ve yargılanmasını, başka bu tür iddialar varsa onların da aydınlığa kavuşturulmasını bekliyoruz."
13 YIL GEÇTİ TIK YOK
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün şikayeti ve tanık anlatımlarına karşın, helikopterden insan atma iddiaları ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı. sümenaltı edilen olaylar 13 yıldır açığa kavuşturulmayı bekliyor.
ANF
Yorum Yaz
Yorumlar (3 Yazılmış)
-
Gönderen murat, 30 Ağustos, 2008 11:25:29bu yazyi okudugumda zaman aklima binlece yil once yasiyan maymun kilikli insanlar aklima geldi simdi bunlarda kendilerini insan saniyorlar? mama biz bu alcaklara bunu hesabini soracagiz sartlar ne olursa olsun kim ne yaptiysa yanina kar kalmiyacak
-
Gönderen duman, 27 Ağustos, 2008 13:46:44böyle canilik nerde görülmüş deli oluyorm ellerim titriyo okuyamıyorm yeter artık desek dururmu bu düzen bu işkence..lanet olsun bu insanlara sizde acıma yoksa bizdede olmayacak kim tukenirse artık..zafer bizim olacak
-
Gönderen kevser, 26 Ağustos, 2008 23:47:39yazıklar olsun.insanlık ölmüş.okuyunca öfkeden çıldırdım.bunu yapanlar insan olamaz.bizim vergilerimizle besleniyor bu hayvanlar bize de yazıklar olsun



Güncel