E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Diyarbakır'a program dışı bir ziyarette bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, sivil toplum temsilcileri ile basına kapalı yapmış olduğu toplantıda, PKK ile mücadelede kendilerine destek verilmesini isteyerek ‘herkesin üzerine düşeni yerine getirmesini’ istedi.
Beraberindeki kuvvet komutanları ile program dışı Diyarbakır'a gezi düzenleyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, İl Valiliği'nde 19 sivil toplum temsilcisi ile basına kapalı bir toplantı yaptı. İHD, Baro, Tabipler Odası, Eğitim-Sen temsilcilerinin alınmadığı toplantıda Başbuğ, tüm sivil toplum örgütlerinden yapmış olduğu açıklamalar, hareketler konusunda kendilerine çeki düzen vermesini istedi.
Başbuğ toplantıda, sivil toplum örgütlerinin gençlerin dağa çıkmasının engellenmesi konusunda ‘üzerine düşen görevleri’ yerine getirmelerini istedi.
Kısmı ve genel affın gündemde olmadığını belirten Başbuğ toplantıda şunları söyledi: "Kısmı ve genel af yok. Diyarbakır bölgenin kalbidir. PKK'ye ve teröre karşı el birliği yapacağız. Diyarbakır önemlidir. Burada yapacağınız bir açıklama, bir etkinlik bütün bölgeyi etkiliyor. Gençlerin özellikle dağa çıkmasının durdurulması gerekiyor. Bu konuda hep birlikte, sizlerle birlikte ortak çalışacağız."
Toplantı çıkışında basına açıklamada bulunan Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya ise, bölgede sorunların çözümüne yönelik sosyo-ekonomik anlamda ve dağa çıkışın engellenmesi için nelerin yapılabileceği yönündeki önerileri dinlediklerini kaydederek, "Genelkurmay Başkanımız, terörle mücadelenin sadece askerin işiolmadığını, topyekun toplumsal mücadele verilmesi gerektiği ifade etti. Açıklamayapacağını söyledi. Biz önerilerimizi sıraladık" dedi.
ANF NEWS AGENCY
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen Awdo Kurdyani, 05 Eylül, 2008 23:08:38Asker Devletinde Sivil Talepler En önemli devlet teorilerinde isin mihenk noktasini, ulus (örnegin Fransa), halk (örnegin Cin), sinif (Örnegin Kuzey Kore) veya din (örnegin Iran) adina siddet uygulama hakkini elinde bulunduran sinifin karakteri belirleyici olur. Türkiyede askerin siddeti kullanmasinin mesru dayanagi yukaridaki kriterlerden hic birine uymaz. Asker siddeti kendisi icin uygular. Her zaman bir veya bir kac parti hükümet olabilir ama iktidar olamaz. Türkiyede hükümete gelen partilerin niteligini bu siddeti kullanma ile kurduklari iliski, temel niteleyicidir. Bu baglamda AKP eski hükümetlerden farkli olarak bu siddetle arasina mesafe koyma manipülasyonu ile kendini var etmektedir. Ama isin gerceginde böylesi bir dikotominin olmadigi, askerin buna izin vermedigini herkes bilir. Cünkü kendinden menkul asker biladerler icin Ordu, Türk psoyde ideolojisinde, ezeli ve ebedi olandir, hükümetler gecidir. Akp yani, bu konseptin disinda degil, yeniden var eden bir optiondur sadece. Akp´nin cabalasi veya gizli ögretisi bu siddeti ortadan kaldirmak olabilir ama cok acik olan bir gercek var ki, Akp´nin onun yerine örnegin ´din´e dayali siddeti koyacagidir. Simdi söyle bir semamiz var. Ordu bugün bütün semantiklerin yaninda, Türkiyede ayni zamanda Paradigmatadirda. Yani Söylemi belirleyen kurumdur. Bu söylem systemi yeniden var eden en büyük mekanizmadir, yani Türkiye bir asker devletidir. Hal böyle olunca bunun antitezi olarak ´sivil´ligi dayatmak en Logis olanidir ama ordu ´Sivil´ alani ordulastirdigi icin böylesi talepler hep havada kalir ve hep havada kalmistir. Bu meyandaki analizlerin cüssei cok büyük oldugundan ben sadece bir tek soru sormak istiyorum. Kürtlerin, kendi sorunlarinin cözümünde böylesi bir devletten beklentileri ne kadar logis´tir? Bu ayni zamanda bir cok soruyu konnote eder yani icine alir. Mesela Türkiyeyi sivil´lestirmek, demokratiklestirmek gercekten Kürtlere mi kaldi? Bu politika Kürtlerin omuzlarina artik tasiyamacaklari derecede yük yüklüyor. Hareket olani ve düsünme alani o kadar daraltiliyor ki, hapiste olmak disarda olmaktan daha özgür oluyor. Yaziktir bu halka yapilan, günahtir. Bu sözleri tarihe yazdiran Seyit Riza hala bizlerin böyle demesini duydugunda kemikleri sizliyordur. Onun icin dogru soruyu sormak gerekiyor: Ne isi var bu adamin Kürdistan´da? Ve bunda direnmek gerekiyor. O zaman omuzlarimizdaki gereksiz yük atilir hatta ariniriz. Ne isi var bu siddet mekanizmasi temsilcisinin Amed´de. Kürtler ya böyle soracak yada o gereksiz yükün altinda ezilip gidecek.



Güncel