E-bülten
Haberlere abone olun:
Bu yazıyı beğendiniz mi?
(toplam 0 oy)
Çok Okunanlar
- Zeki Alasya Kürtçe konuşuyor, Türkiye büyüyor! /MAHMUT ÖVÜR
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- Özgür Seçim Platformu /İrfan Babaoğlu
- Türk ve İran bombardımanı BM gündemine taşınıyor
- Kandil’e 24 saat bombardıman mesaisi
- Çiller ile Ağar her an yargılanabilir
- Aynur Doğan:Türkiye'de hala keyfi yasaklar var
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
30 Mart, 2007 02:00:00 | 610 defa okundu | aktuelbakis
Türkiye’nin PKK Özel Temsilcisi Emekli Orgeneral Edip Başer, Irak'taki Kürt grupların bir kısmının ve kimi Kürt liderlerinin PKK'ya destek verdiğini, bunun tersini savunmaya olanak bırakmayacak çok kesin bilgiler bulunduğunu söyledi. Washington'da bulunan Edip Başer, temaslarına ilişkin gazetecilerin sorusunu yanıtlarken, ''Irak'taki Kürt grupları maalesef, büyük bir kısmı değil ama bir kısmı PKK'yı destekliyor. Oradaki Kürt liderlerden de bazıları maalesef PKK'yı destekliyor. Bu tarafa dönüp desteklemiyorum diyorsa da, öteki tarafa dönüp PKK'yı destekliyor. Bunlara ait çok kesin bilgiler var. Aksini iddia etmek mümkün değil'' dedi.
ABD'nin, PKK’yi bitirme çabalarında samimi olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine de Başer, terörün yalnızca silahlı boyutu olmadığını, finansal ve siyasal boyutlarıyla mücadele için başka ülkelerle işbirliğinin şart olduğunu söyledi.
Başer, ''Terörün finansal, siyasi ve benzeri boyutlarıyla dışarda mücadele
etmek zorundasınız. Çünkü ağırlıklı olarak bunların kolları dışarıda. Ağırlıklı olarak Batı Avrupa'da. NATO müttefiki olan birçok ülkede. Bunu açık olarak biliyoruz. Onlarla ilişki kurmadan, işbirliği yapmadan nasıl bu finans kaynaklarını ortadan kaldıracaksınız? Bu kaynaklar açıkta değil ki, gidip çekip tabancayı, o kaynakları ortadan kaldırasınız. Çok çeşitlenmiş finans akışı var. Uyuşturucu, insan kaçakçılığı gibi ve buradan gelen kara parayı aklama kanalları var. O kanalları bulmak, nüfuz etmek, ilgili ülkelerin yasalarına uygun bir biçimde ele alıp o yasalara göre mahkum ettirmek, bu faaliyetlere son verdirmek ortak çabayı gerektiriyor.'' dedi.
Başer, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Birçok kişi diyor ki 'bunu ABD ile koordine etmeye ne lüzum var. Niye bunu kendimiz yapmıyoruz?' Bu gerçekçi bir yaklaşım değil. Terörün artık mücadele edilmesi gereken ayaklarından bir kısmı yurtdışında, başka ülkelerde. Siz birileriyle mutlaka işbirliği yaparak o bacakları koparmak zorundasınız. O bacakları koparmadan sadece silahlı militanlarından üçünü, beşini öldürmenizle bu iş sonuçlanmaz. Silahlı militanın sürekli olarak yenilenme şansı var.
Finans kaynağını kurutmadığınız sürece, malzeme, mühimmat ve patlayıcı akış yolunu kesmeyince, sadece dağdaki militanlarını etkisiz hale getirmekle bu işi çözmeniz mümkün değil. Terörün gerçeği bu. İstediğiniz kadar hamaset yapın, 'vururuz, kırarız. Buradan girip oradan çıkarız, terörü mahvedip bitiririz' deyin. Bunlar güzel sözler, hepimizin hoşuna gider. Hepimiz zevk alırız bu sözleri dinlemekten. Ama gerçekçi yaklaşımlar değil. İki ayağınızı birden yere bastığınız zaman mesele pek bu kadar basit değil. Birileriyle mutlaka işbirliği yapmak zorundasınız.''
''2 EMEKLİ ORGENERAL''
Kuzey Irak'taki PKK militanlarının neden halen yakalanmadığı konusunda ise Başer, ''Liderlerin neden yakalanmadığı hassas bir konu. Tabii niye yakalanmıyorlar, bu bizim gündemimizde olan konudur. Biz de inceliyoruz niye yakalanmadığını. Cevabı bulduğumuz zaman söyleriz'' diye konuştu.
Başer, ''Şimdi bir söylem daha var. 'PKK ile mücadelemiz 2 tane emekli
orgenerale havale edildi' deniliyor. Bunlar gülünüp geçilecek sözler aslında. Ama insanlar üzerinde yanlış etkiler bırakabiliyor. O bakımdan oldukça üzücü. Terör o kadar basit birşey olsaydı, şimdiye kadar 30 senedir bu işin üstesinden gelmek için yüzlerce emekli general vardı.
Bunlardan 3-5 tanesiyle bu işin üstesinden gelinirdi, bu kadar cenaze kaldırmadan. Maalesef terör bu kadar basit bir mesele değil. 2 tane orgenerale havale edilecek, onlar da oturup kafa kafaya verecekler, konuşacaklar, 'bu işi bitirelim' diyecekler, bitirecekler. Bu gülünç, çocukça bir söylem. Terörle mücadeleyi amerikaya, iki emekli orgenerale havale etmek. Bunların dayanağı yok'' dedi.
ABD'nin samimi olduğuna inandığını belirten Başer, ''Bu bir oyalama değil, öncelik meselesi. Bizim gibi bakma veya bakmama meselesi. Biz 90 derece açıyla bakıyoruz, onlar 75. Açı farkı büyük değil, ama var'' diye konuştu.
-MAHMUR KAMPININ KAPATILMASI-
Başer, Mahmur kampının kapatılması konusunda Türkiye, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Irak arasında sürdürülen müzakerelerde anlaşmanın yakın olduğunu, yalnızca 1-2 hususun görüşüldüğünü söyledi.
Kampın kapatılmasının uzun bir süreç olduğunu belirten Başer, burasının mülteci kampından çok PKK kampına dönüştüğünü, PKK'ya yeni militan için kaynak durumuna geldiğini bildirdi.
Kampta 12 bin kişinin bulunduğunu anlatan Başer, görüşülen konular arasında Türkiye'ye gelmek isteyenlerin belirlenmesi, kalmak isteyenlerin ne biçimde rehabilite edileceği, Türkiye'ye gelmek isteyenlerin nerede iskan edileceği, Irak içinde kalacakların yerleştirileceği yerleri saydı.
Başer, Washington temasları çerçevesinde ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns ile biraraya geldi. Başer'in yarın da ABD Genelkurmay Başkanı Peter Pace ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley ile biraraya gelmesi öngörülüyor. Başer, yarın Washington'dan ayrılacak.
Öte yandan ABD’nin PKK özel temsilcisi Joseph Ralston'ın, PKK konusundaki gelişmeleri aktarmak üzere, ABD Genelkurmay Başkanı Peter Pace, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley'nin yer aldığı üst düzey bir toplantı gerçekleştirdiği öğrenildi.
ABD'nin, PKK’yi bitirme çabalarında samimi olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine de Başer, terörün yalnızca silahlı boyutu olmadığını, finansal ve siyasal boyutlarıyla mücadele için başka ülkelerle işbirliğinin şart olduğunu söyledi.
Başer, ''Terörün finansal, siyasi ve benzeri boyutlarıyla dışarda mücadele
etmek zorundasınız. Çünkü ağırlıklı olarak bunların kolları dışarıda. Ağırlıklı olarak Batı Avrupa'da. NATO müttefiki olan birçok ülkede. Bunu açık olarak biliyoruz. Onlarla ilişki kurmadan, işbirliği yapmadan nasıl bu finans kaynaklarını ortadan kaldıracaksınız? Bu kaynaklar açıkta değil ki, gidip çekip tabancayı, o kaynakları ortadan kaldırasınız. Çok çeşitlenmiş finans akışı var. Uyuşturucu, insan kaçakçılığı gibi ve buradan gelen kara parayı aklama kanalları var. O kanalları bulmak, nüfuz etmek, ilgili ülkelerin yasalarına uygun bir biçimde ele alıp o yasalara göre mahkum ettirmek, bu faaliyetlere son verdirmek ortak çabayı gerektiriyor.'' dedi.
Başer, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Birçok kişi diyor ki 'bunu ABD ile koordine etmeye ne lüzum var. Niye bunu kendimiz yapmıyoruz?' Bu gerçekçi bir yaklaşım değil. Terörün artık mücadele edilmesi gereken ayaklarından bir kısmı yurtdışında, başka ülkelerde. Siz birileriyle mutlaka işbirliği yaparak o bacakları koparmak zorundasınız. O bacakları koparmadan sadece silahlı militanlarından üçünü, beşini öldürmenizle bu iş sonuçlanmaz. Silahlı militanın sürekli olarak yenilenme şansı var.
Finans kaynağını kurutmadığınız sürece, malzeme, mühimmat ve patlayıcı akış yolunu kesmeyince, sadece dağdaki militanlarını etkisiz hale getirmekle bu işi çözmeniz mümkün değil. Terörün gerçeği bu. İstediğiniz kadar hamaset yapın, 'vururuz, kırarız. Buradan girip oradan çıkarız, terörü mahvedip bitiririz' deyin. Bunlar güzel sözler, hepimizin hoşuna gider. Hepimiz zevk alırız bu sözleri dinlemekten. Ama gerçekçi yaklaşımlar değil. İki ayağınızı birden yere bastığınız zaman mesele pek bu kadar basit değil. Birileriyle mutlaka işbirliği yapmak zorundasınız.''
''2 EMEKLİ ORGENERAL''
Kuzey Irak'taki PKK militanlarının neden halen yakalanmadığı konusunda ise Başer, ''Liderlerin neden yakalanmadığı hassas bir konu. Tabii niye yakalanmıyorlar, bu bizim gündemimizde olan konudur. Biz de inceliyoruz niye yakalanmadığını. Cevabı bulduğumuz zaman söyleriz'' diye konuştu.
Başer, ''Şimdi bir söylem daha var. 'PKK ile mücadelemiz 2 tane emekli
orgenerale havale edildi' deniliyor. Bunlar gülünüp geçilecek sözler aslında. Ama insanlar üzerinde yanlış etkiler bırakabiliyor. O bakımdan oldukça üzücü. Terör o kadar basit birşey olsaydı, şimdiye kadar 30 senedir bu işin üstesinden gelmek için yüzlerce emekli general vardı.
Bunlardan 3-5 tanesiyle bu işin üstesinden gelinirdi, bu kadar cenaze kaldırmadan. Maalesef terör bu kadar basit bir mesele değil. 2 tane orgenerale havale edilecek, onlar da oturup kafa kafaya verecekler, konuşacaklar, 'bu işi bitirelim' diyecekler, bitirecekler. Bu gülünç, çocukça bir söylem. Terörle mücadeleyi amerikaya, iki emekli orgenerale havale etmek. Bunların dayanağı yok'' dedi.
ABD'nin samimi olduğuna inandığını belirten Başer, ''Bu bir oyalama değil, öncelik meselesi. Bizim gibi bakma veya bakmama meselesi. Biz 90 derece açıyla bakıyoruz, onlar 75. Açı farkı büyük değil, ama var'' diye konuştu.
-MAHMUR KAMPININ KAPATILMASI-
Başer, Mahmur kampının kapatılması konusunda Türkiye, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Irak arasında sürdürülen müzakerelerde anlaşmanın yakın olduğunu, yalnızca 1-2 hususun görüşüldüğünü söyledi.
Kampın kapatılmasının uzun bir süreç olduğunu belirten Başer, burasının mülteci kampından çok PKK kampına dönüştüğünü, PKK'ya yeni militan için kaynak durumuna geldiğini bildirdi.
Kampta 12 bin kişinin bulunduğunu anlatan Başer, görüşülen konular arasında Türkiye'ye gelmek isteyenlerin belirlenmesi, kalmak isteyenlerin ne biçimde rehabilite edileceği, Türkiye'ye gelmek isteyenlerin nerede iskan edileceği, Irak içinde kalacakların yerleştirileceği yerleri saydı.
Başer, Washington temasları çerçevesinde ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns ile biraraya geldi. Başer'in yarın da ABD Genelkurmay Başkanı Peter Pace ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley ile biraraya gelmesi öngörülüyor. Başer, yarın Washington'dan ayrılacak.
Öte yandan ABD’nin PKK özel temsilcisi Joseph Ralston'ın, PKK konusundaki gelişmeleri aktarmak üzere, ABD Genelkurmay Başkanı Peter Pace, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley'nin yer aldığı üst düzey bir toplantı gerçekleştirdiği öğrenildi.



Güncel