E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- Tarihin en büyük 10 komplo teorisi
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- Irak’ta (ve Türkiye’de) kartlar bir kez daha karılıyor/Cengiz ÇANDAR
21 Mart’ta Newroz kutlandı. Küçüklüğümüzde Newroz kutlamaları yasak olduğu için bugünlerdeki gibi kutlamaları yaşamadık. Ama benim dünyaya geldiğim günün akşamı gibi Newroz gecesi mart ayı içerisinde başka bir günde yapılır ve kutlanırdı. O zamanlar devlet tarafından yasak olduğu için bu bayram kutlanmazdı. Aradan yıllar geçti ve Newroz birdenbire, daha doğrusu Kürtler büyük kitleler halinde kutlamaya başlayınca, bu bayramın Ergenekon bayramı olduğu iddia edildi ve hükümetler tarafından kutlanmaya başlandı. Demek Newroz vardı ve kutlanabilinirdi.
VAR DEMEKLE OLMUYOR
Bazı olgular vardır söylenir ama uygulanması zayıf kalır veya hiç uygulanmaz. Mesela; Türkiye’nin demokratik ve hukuk devleti olduğu söylenir ama pratiğine baktığımızda hiçte öyle olmadığını görür ve yaşarız. “Barış var” denir ama birileri kalkar “savaş yok ki barış olsun” der, on binlerin öldüğü bir savaşın yaşandığı göz ardı edilir. “Özgürlük var” denilir, ne kadar özgür olduğumuz ortada. “Ekonomik olarak durumumuz iyidir” denilir, halen Deli Dumrul gibi köprülerden para toplanır, bütçeye katkı olsun diye. Dış borç her geçen gün büyür. Bu borçlanmaya da kılıf bulunmuştur. “Borç yiğidin kamçısıdır”. Türklerde yiğit oldukları için borç içinde ve kamçı sırtında yaşamaya alışıklardır. “Kürt sorunu yoktur, PKK sorunu vardır” denir, ama “PKK’ liler kimlerden oluşur?” sorusuna cevap verilmez. “Kürtler kardeşlerimizdir” denir, ama kimlik ve dil taleplerini isteyince bölücü olurlar, kimse “bu nasıl kardeşlik” diye sorgulamaz. Örnekler çoğaltılabilinir. Bu kadar “var” varken “yok” demek çözüm getirir mi? Bunu sorarken dahi karşıdan gelen cevabı tahmin ediyorum,”sorun yok ki çözüm olsun”. “Savaş yok ki barış olsun” diyenler, “acaba binlerce asker niçin operasyon yapar?” diye sormazlar.
21 Mart’ta Newroz kutlandı. Küçüklüğümüzde Newroz kutlamaları yasak olduğu için bugünlerdeki gibi kutlamaları yaşamadık. Ama benim dünyaya geldiğim günün akşamı gibi Newroz gecesi mart ayı içerisinde başka bir günde yapılır ve kutlanırdı. O zamanlar devlet tarafından yasak olduğu için bu bayram kutlanmazdı. Aradan yıllar geçti ve Newroz birdenbire, daha doğrusu Kürtler büyük kitleler halinde kutlamaya başlayınca, bu bayramın Ergenekon bayramı olduğu iddia edildi ve hükümetler tarafından kutlanmaya başlandı. Demek Newroz vardı ve kutlanabilinirdi. Bu kutlamalar için kaç Kürt insanı öldürüldü, hapse atıldı, işkence gördü. Türkiye devleti Newroz’u Nevruz olarak kutlamaya başladı. Kürt dilini serbest ettiler, kurslar açtılar. “Daha ne istiyorlar” denildi, ama Newroz’un W harfi bir türlü kabul görmedi. Sırf bu harf yüzden birçok etkinlik iptal edildi ve tertip komitelerine soruşturma açıldı. Devlet büyükleri, tepsi büyüklüğünde ateşler yakıp üzerinden koca göbekleriyle atlarken çekilen fotolar, gazetelerin baş sayfalarında yer alır. Milyonlarca insanın, büyük ateşler yakarak yaptıkları kutlamalardan ufak kelimelerle bahsedilir.
Bu günler nasıl aşılacak ve bu topraklarda yaşayanlar gerçek demokrasi ve özgürlüğü yaşayabilecek mi? Kürtler bir hak iddia ettiği zaman devamlı olarak Özal, İnönü, Aksu ve Çetin ‘in hangi konumlara geldiği belge olarak sunulur. Şimdi hangi Kürt insanına sorarsanız sorun Aksu için olumlu bir çift kelime duyamazsınız.
On binlerce korucu vardır bunlar Kürt olmakla beraber paralı askerdirler ve kendi çıkarları için yapmadıkları yoktur. Devleti de arkasına alarak birçok olanaklardan faydalanıp, köylüler üzerinde baskılar kurarak haksız kazançlar elde ederler. İki kelime askerde öğrendikleri Türkçe ile ben “Türküm “ demeye utanmazlar. Bir kısım korucular zorla bu işi yaparken, bir kısmı içinde rant kapısıdır. İşte Kürtlere görülen reva budur.
Kürtleri asimile etmeye yapılanlar yetmemiştir. Kürtlerin kültürüne sahiplenerek asimile etmek de fayda etmez. Kürt insanı; dili, kültürü, inanç ve umutlarıyla vardır.
" Yok" demek çözüm getirmez.
Dicle ANTER



Güncel