İbrahim Tatlıses ve Kimlik Fenomeni

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 11 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031


 Tatlıses’in içinde bulunduğu durum bir kimlik fenomenidir. Bu fenomen Türkiye’de sadece Tatlıses’e özgü bir durum değildir. Tatlıses gibi objektif olarak Kürt ama subjektif olarak Kürt olmayan bir çok insan vardır. Annebabası Kürt olan bir insan objektif olarak Kürt’tür ama his, duygu, dayanışma ve iradi anlamda kendini öyle tanımlamıyorsa, ozaman o insan subjektif olarak Kürt değildir.

İbrahim Tatlıses ve Kimlik Fenomeni  /  Sebahattin Topçuoğlu

Tatlıses’ın Genç Parti’den aday olması, ister istemez onun şahsında bir kimlik tartışmasını birlikte getiriyor. Burada sorulması ve tartışılması gereken asıl mesele, Kürt kimliğinin nasıl tanımlanması meselesidir, yoksa Tatlıses’in kişiliği veya aday olması değil.
 
Tatlıses’in içinde bulunduğu durum bir kimlik fenomenidir. Bu fenomen Türkiye’de sadece Tatlıses’e özgü bir durum değildir. Tatlıses gibi objektif olarak Kürt ama subjektif olarak Kürt olmayan bir çok insan vardır. Annebabası Kürt olan bir insan objektif olarak Kürt’tür ama his, duygu, dayanışma ve iradi anlamda kendini öyle tanımlamıyorsa, ozaman o insan subjektif olarak Kürt değildir.

Fenomen olmsası da bu kimlik ayrımından kaynaklanmaktadır.   

Bu fenomeni toplumsal ve siyasal anlamda yaşamın her alanında yaşıyoruz. Yaşamda karşılaştığımız buna benzer örnekler bizi mecburi olarak kimlik konusunun tartışılmasına itiyor. Yaşanılan bu tür kimlik fenomeni, her insan tarafından ferklı yorumlanabiliyor. Meseleye en alt seviyen bakarsak, o zaman bir insanın annebabası hangi kimliğe sahipse, çocoğunun da o kimliğe sahip olması gerekir diye düşünüyor insan. Eğer bu kimliğe sahip değilse, kendisini başka bir kimlikle ifade ediyorsa, eleştiriye, şidete, hakarete, hainliğe kadar suçlanabiliyor. Hele bu, ulusal kimlik tartışması bağlamında yapılıyorsa, o zaman eleştirinin veya suçlamanın ölçüsü tamamen kaçabiliyor.

Fakat bu neden böyledir? Bunun herhangi bir açıklaması var mıdır?

Bu soruya cevap alabilmenin ilk yolu insanın kendisine soru sormasıdır diye düşünüyorum.
Mesela, kimlik denen olgu ne anlam ifade ediyor? İnsanın tek kimliği mi vardır? İnsan doğuştan itibaren herhangi bir kimliğe sahip midir? Bir kimliğin oluşmasında bireysel, ailesel, çevresel ve toplumsal kriterler hangi düzeyde rol oynarlar? Veya ulusal kimlik nasıl oluşur? Buna benzer sorular çoğaltılabilir. Ama biz şimdilik bu sorularla sınırlı kalalım.

Bu tür soruların cevapları doğa bilimlerinde değil, sosyal bilimlerde saklıdır.  Konu iyi incelendiğinde bu fenomen daha iyi anlaşılır ve anlam kazanır diye düşünüyorum.

Bir insanın tek kimliği yoktur, aksine bir çok kimliği vardır. Mesela insanın cinsinden kaynaklanan erkek veya kadın kimliği vardır. Kendisini erkek veya kadın olarak tanımlaması bir kimliktir ama bu, sadece cinsiyet kimliğidir. Arıca bir insnın dini kimliği vardır. Yani müslüman, hırıstiyan, yahudi veya mezhepsel olarak suni, alevi, hanefi, protestan ve katolik gibi farklı dini kimlik çeşitleri vardır. Bu da, insanın dini kimliğidir. İnsanın bir de ulusal kimliği vardır. Bu da, insanın kendini subjektif olarak ait hissettiği, duygu yoluyla bağlı olduğu, dayanışma iradesine sahip olduğu bir kimliktir. İnsan kendini ancak bu şekilde bir topluma ait hisseder ve ait olduğu o toplumun sorunlarıyla mücadele eder. Ulusal bilinç bu şekilde oluşur. Yani kişi yaşadığı toplumun acısına, sevgisine ve gelecek projesine ortak olduğu sürece o ulusun bir bireyi sayılır ve kabul edilir.

Bir insan doğduğu zaman cinsiyet kimliğinin dışında herhangi bir kimliği yoktur. Kimlik sonradan insanın sosyalizasyon sürecinde gelişir. Kişinin sosyalizasyonunda çocukluk ve ergenlik dönemi en önemli süreçlerdir. Kimlik şekillenmesi bu dönemlerde oluşur. Önemli olan başka bir kriter ise, kişinin hangi ortam ve koşullarda yetiştiğidir yani içinde bulunduğu ortamdır. Kimliğin oluşmasında genelde en önemli faktör dil olarak kabul edilir. Kişinin ana diline hakim olması, aynı zamanda ruhi/psikolojik dengesini sağlamlaştırır. Fakat bir ulusa ait olma anlamında bakıldığında, dil aynı işlevi görmez. Dünyada bunu örnekleri oldukça fazladır.

Bu anlamda bir insanın annebabası Kürt olabilir, fakat kişi buna rağmen kendini o topluma ait hissetmiyebilir. Hissetmeyince, ne dayanışmada bulunur nede acısına ve sevincine ortak olur. Hatta bazen o toplumun düşmanı olabilir. Köy korucuları ve faili meçhul cinayetlerde yer alan bir çok Kürt buna örnek olarak gösterilebilir. Paradox gibi gelebilir ama Köy korucuları ulusal kimlik konusunda ilginç bir örnektir. Sadece ortak dil ve ortak kültür gibi kriterleri ele adığımızda Köy korucularının Kürt kimliğine sahip olması gerekir. Ayrıca doğru dürüst Türkçe bilmediklerini de belirtmek gerekir. Fakat burada ulusal kimliğin oluşumunda ne dilin nede kültürün rol oynadığını görüyoruz. Demek ki, bir insanın objektif olarak Kürt annebaba’dan olması, o insanın sahip olacağı ulusal kimliği belirlemiyor. Yani tek başına yeterli bir faktor değil dil.

Bu durumun bir de tam tersini düşünelim. Bir insan annebaba’sının dilini bilmeyebir ama kendini o ulusa ait hissedebilir veya etmeyebilir. Türkiye’de yaşayan Kürtlerin, ister Zaza ister Kırmanc olsun, durumu biraz budur. Yani genellikle konuştukları ve anlaşdıkları dil Türkçe olamsına rağmen kendilerini Kürt ulusuna ait hissediyorlar. Bu tez, Kürt siyasi hareketini oluşturan insanların çoğunluğu için geçerlidir diye düşünüyorum. 

Fakat Tatlıses ve onun gibi annebabası Kürt olan herkes Kürt değildir. Bu insanlar objektif olarak Kürt olabilir ama subjektif olarak değildir. Burada eksik olan şey bir ulusa ait olma hissi ve duygusudur, aksine kökeni değildir. Kendini Kürt görmeyen ve hissetmeyen bir insanı kökeninde Kürtlük var diye Kürt saymak doğru değildir. Çünkü kimlik olgusu devamlı değişen ve kendinin yenileyen bir olgudur. Bir insan Kürt doğabilir, sonradan Türkleşebilir, ondan sonra da Almanlaşabilir, nesiller sonar da Amerikanlaşabilir. Sorun sadece insanın nerede ve hangi koşullarda yaşadığıyla ilgilidir. Avrupa’da yaşayan bir insan bunun ne anlama geldiğinin rahatlıkla anlar.

Tatlıses’in aday olmasının yanısıra, beni bu makalenin yazılmasına bir Kürt internet sayfasında okuduğum bir okuyucunun yorumu itti. Okuyucu yazılmış bir makaleye şöyle bir not düşmüş:
‘Kürtleri sadece damarlarında Kürt kanı taşıyan insanlar temsil ederler’

Oldukça rahatsız edici bir cümle. Dünyada ırkçılık hiç bir millete yarar getirmedi. Irkçılığa maruz kalmış bir toplumun bireyler ırkçılık yapmamalıdır, aksine onu lanetlemlidir. Kürtlerin ırkçılığa ihtiyaçları yoktur, aksine çoğulcu demokrasiye ihtiyaçları vardır.

Ayrıca belirtmekte yarar var: insanın soyunda şecere (soyağacı) aranmaz. Bu sadece hayvanlara mahsustur.

Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı Sarkozy’nin ailesi sadece bir kaç generasyon önce Macaristan’dan Fransa’ya göç etmiş. Şimdi Sarkozy’nin soyu veya kökeni Macaristan’dan diye hayır sen Fransız değil, Macar mısın diyelim! Sende Macar kanı var, sen Fransızları temsil edemez misin diyelim!

Sorkozy burada bir örnek sadece.  Bir kimliği kaybedip başka bir kimliğe sahip olmak dünyada sık yaşanılan bir olgudur ve sadece Kürtlere mahsus bir olayda değildir. Kürtlerde üzücü olan yanı, kimlik asimilasyonunun gönüllü olmaması, aksine zorunlu olmasından kaynaklanıyor.  Ayrıca bu zorunlu kimlik asimilasyonuna da direnmek gerekir.

topcuoglu@aktuelbakis.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen cennet, 17 Haziran, 2007 14:20:33
    "Kürtleri sadece damarlarında Kürt kanı tanıyan anlar, temsil eder"Daha önceki bir yzımda şöyle demiştim Kürtlerde aynı Türkler gibi yarattıkları pradigmaların peşinde koşuyor son yıllarda. Yazınızda söz ettğiniz alıntı bu düşüncemi besliyor. keşke sadece ibrahim tatlıses olsaydı...Öle çok tatlıses varki hangi birini örnek gösterelim, kaldıki tatlıses ideolojisi olmayan bir insandır.Ya olanlara ne demeli...Kısacası sömürge kişiliğiyle bağlayayım bu kısacık yazımı.. Ve teorileri çoktan yapıldı bu tür kişiliklerin bizden önce dostlukla

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com