SAVAŞ YOK DİYENLERE ! / DİCLE ANTER

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 7 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031


Bir yandan askeri operasyonlar diğer yandan hukuki ve siyasi saldırılar yeni bir kaos ortamı yaratmaya devam ediyor. Ülke için yapılacak o kadar çok şey varken tek taraflı gerçekten uzak çözüm yolları aramak felaket tellallığından başka bir şey değildir. Hükümet elindeki devlet imkânlarıyla tehditvari söylemleri gerginliği körüklemektedir.

SAVAŞ YOK DİYENLERE ! / DİCLE ANTER

Türkiye’de 25 seneye yakın bir süre içinde savaş yaşanıyor. Ama bu hiçbir zaman resmi ağızdan savaş olarak kabul edilmedi. Bu kirli savaşın adına “düşük yoğunluklu savaş” “teröristlerle mücadele” “çapulcu ordusuyla savaş olmaz “ bu basit sorundan kaçan deyimlerle geçiştirdiler. Ve bugünlere gelindi. Kürtlerle savaş ediyoruz diyemiyorlar çünkü inkâr politikalarına aykırı. Kürdü kabul etse o zaman zora düşecekler ve masanın yolu açılacak oda işlerine gelmiyor. Peki, bu nereye kadar devam edecek. Şimdilerde ülkede top yekûn bir savaş devam ediyor ama bu savaşın duygusal yanları işlenerek halkları birbirine düşman eden politikalar uygulanıyor. HPG aylık açıklama yapıyor ve kaç gerilla ve kaç asker öldüğünü yazıyor ama bakıyorsun diğer tarafta bu bilgileri yansıtan medya yok. Bu gerçekliği ne zamana kadar saklayacaklar veya anneler babalar çocuklarına ne zaman sahip çıkacak ve sorgulayacaklar.
 
Dersim, Amed, Şırnak, Hakkâri, Erzincan, Sivas, Mardin, Siirt, Van, Muş ve diğer yerlerde savaş sıcak olarak devam ederken ayrıca bütün askeri savaş halinde seferber durumuna getirilirken savaş yok demek ne kadar doğrudur? Ayrıca bu savaş tek taraflı olarak tırmandırılıyorsa sonuçsuz olacak bu girişimin -sonu ne olacak?- sorusu kafalarda soru işareti bırakıyor. Bugünlerde ayrıca kimyasal silah kullanma iddiaları da yer alınca artık savaş yok demenin bir anlamadı kalmamış oluyor. Eğer yaptığınız işten insanlık uğruna utanıyorsanız o zaman yapmayın. 30 bin kişinin ölümünden bahsediliyordu ve artık kimsenin ölmesi istenmiyordu altı sene evvel ki konuşmalarda ve ülke barışa doğru gidiyordu. Ne oldu da bu savaş yine başladı. Savaşa dur diyecek bir irade neden oluşmuyor. Binlerce insanın bu savaşta öldüğünü bile bile, ayrıca da ölümlerle çözümünde olamayacağı da açıkken bu savaşta ki ısrarın anlamı ne.
 
Bir yandan askeri operasyonlar diğer yandan hukuki ve siyasi saldırılar yeni bir kaos ortamı yaratmaya devam ediyor. Ülke için yapılacak o kadar çok şey varken tek taraflı gerçekten uzak çözüm yolları aramak felaket tellallığından başka bir şey değildir. Hükümet elindeki devlet imkânlarıyla tehditvari söylemleri gerginliği körüklemektedir. Kutuplaşmayı çağrıştıran söylemler bilhassa Kürtleri tedirgin etmektedir. Bilhassa Kürt olup da diğer partilerden milletvekili olanların açıklamalarına şaşırıp kalıyor insan. Kürtleri inkâr eden bir partinin Kürtçe konuşan milletvekilleri ne kadar güven verir. Güçlü olmak insanlık sahibi olmak da değildir. Öyle olsaydı güçlü devletler insanlık için çok daha farklı üretimler içinde olurlardı. Zaten kendi halkına (yandaşları hariç) faydası olmayandan ne beklenir ki. Bakan oluyorlar ama kendi gerçeklerinden uzak yedi sülalesini kurtarmaya çalışıyorlar sonrada başkasının kapısında havlıyorlar. Kemik olmayınca ne yapacaksınız acaba.
 
Orta doğunun durumu da göz önüne alınırsa bu savaş durumuna son sözü söyleyecek iradenin bir an evvel devreye girmesi gerekir. 3.dünya savaşının nedenleri diyalog eksikliğinden dolayı başlamamalıdır. Devletin ordu hariç bütün kurumları elinde bulunan bir hükümet bu dönemde büyük bir sınav içindedir. Tarihi sorumluluğunu taşıyabilecek gücü gösterebilmeleri bu zamanda çok önemlidir. Halk olarak, birey olarak savaş istemiyoruz bunu önleyin….! 
         

anterdicle@hotmail.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com