E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Çatışmada yaşamını yitiren askerin abisi Gerilla
- HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
- 70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!/Hasan Cemal
- İnfaz edip kulağını kestiler, üzerinde sigara söndürdüler
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
- Bağdat’taki PKK toplantısının perde arkası
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- PKK hangi koşullarda silahı bırakır?
- Fırat'ın gidişiyle Erdoğan Kürt kartından vazgeçti
- KÜRESEL KRİZ VE G-20 ZİRVESİ/ Mustafa PEKÖZ
Bir eylül gecesinde sen varken;
Bir eylül gecesiydi…
Yatağımda bir benden başka birde sen vardın… Beni izleyen bir çift göz var…
Her şey o kadar güzel ki sen varken…
Her zorluğu aşacağım yanımdayken, açken tokum diyebileceğim seninleyken, ağlarken gülebileceğim bizimleyken…
Bir eylül gecesinde sen yokken ;
Bir deli rüzgâr esti… İçim ürperdi, üşüdüm…
Titredim…
Sanki Rüzgâr bana esti o anda içime işledi… İliğime…
Seni aradım o boşlukta. Gözlerimden birer damla yaş süzüldü.
Neden di bu geçici ayrılıklar?…
Denizin ortasında kalakaldım bir başıma…
Yanağımdan makas al diye bekledim tam 45 dakika…
Sonra anladım ki yanımda yoktun… Daldım yine… Sonra gözümün önüne geldin o dakika, yanağımı siliyordun yine…
Eylül… Bir deli fırtına…
Esti içime ta derinden bir yere…
Kokunu getirdi, içime çektim tek nefeste!
Şikâyet etmeden, bıkmadan, belki öfkemle, mutluluğumla, her şeyden öncesi sevgimle çektim seni içime…
Alışkanlıklarımı aldım yanıma…
Alışkanlık mı bu deli bana? Diye sordum kendi kendime…
Karşılaştırdım onlarla seni. Ama alışkanlıkta değilmişin.
Sonra kızdım kendime nasıl böyle düşünüyorum diye…
Sonra İstanbul’ un o inci gibi parlayan ışıkları aldı gözümü meğersem
İstanbul’a dalmışım İstanbul olduğunu bilmeden…
Ayağımı yere bastım bir deli rüzgâr daha esti…
Ama bu rüzgâr tokat gibi çarptı bana…
Artık sevdiğin adam yok dedi bana…
Ellerimi kokladım…
Kokun sinmiş…
Hemen takside laptopumu açtım bir kerecik gülen yüzünü göreyim diye…
Ve seni yine yanımda hissettim o dakika…
Biliyordum ki bende senin yanındaydım…
Eylül… Bir deli fırtına!
Hadi kopar yine ortalığı, uçur!
Ve bana sevdiğim adamı getir…
Ya da beni ona götür…
SEVCAN ELİF AKBAŞ
Yorum Yaz
Yorumlar (3 Yazılmış)
-
Gönderen Engin Karataş, 11 Ağustos, 2008 15:35:18Sizin de yazan kaleminize ve yazdıran yüreğinize sağlık Elif Hanım. Çok güzel yazmışsınız, her kelimesinde kendimi, yüreğimi ve yaşadıklarımı gördüm, duydum, hissettim ve bir daha yaşadım. Okumayı ve yazmayı çok ama çok seviyorum. Onun için böyle güzel yazıları okuduğumda sanki kocaman mutlu bir hayat bana verilmiş gibi mutlu oluyorum. Verdiğiniz kocaman mutlu hayat için teşekkürler...
-
Gönderen Sevcan Elif Akbaş, 05 Mart, 2008 19:28:27Okuyan gözlerinize sağlık, çok teşekkür ederim... Sitede yazar değilim. Sadece yayınlanasını istediğim bir yazımdı. Tekrar Teşekkürler,
-
Gönderen Serkan, 30 Aralık, 2007 22:13:53Resmen yaşadım... Çok hisli ve duygulu anlatım... Başka yazınızı göremedim sitede. Büyük kayıp galiba. KAleminize sağlık



Güncel