E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Düşen uçaktaki yolcunun sms'i İspanya'yı karıştırıcak
- PKK’ya yönelik yeni bir çark/HASAN CEMAL
- PKK'yi suyu basıp yeneceklermiş!
- Oramar’da bir helipkopter düşürüldü!
- Ergenekon’un Çok Gizli Deli’lleri... / Şerif Kaplan
- Refahiye ve Şırnak’ta 10 asker öldü
- 'Amerika, Kürtler'e sırtını dönmeyecek'
- İzmir'de patlama: 11 yaralı
- 301,Kemalizm ve Ergenekon/ Helin Genç
- NERENİN KÜRD’ÜSÜN?/Cennet Bilek
Koma Civaken Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Kürtlere ve kurumlarına yönelik saldırılara dikkat çekerek, ‘’Herkes kurumlarını korusun, o kurumlar halkımız için bir namus, bir şeref olgusu olarak ele alınmalıdır’’ dedi. Karayılan Türk hükümeti ve devletine de seslenerek, ‘’bu saatten sonra Kürtler teslim alınamaz’’ diye
Karayılan’dan ‘kurumlarınızı koruyun’ çağrısı
Koma Civaken Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Kürtlere ve kurumlarına yönelik saldırılara dikkat çekerek, ‘’Herkes kurumlarını korusun, o kurumlar halkımız için bir namus, bir şeref olgusu olarak ele alınmalıdır’’ dedi. Karayılan Türk hükümeti ve devletine de seslenerek, ‘’bu saatten sonra Kürtler teslim alınamaz’’ diye belirtti.
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, DTP başta olmak üzere Kürt kurumlarına yönelik saldırıların son bulmasını istedi. ‘’Bugün Türkiye’de histeri düzeyine varan bir feryat kopartılmaktadır, ‘askerlerimiz saldırıya uğruyor, PKK askerlerimizi öldürüyor’ denilerek, halkı galeyana getiren, şovenizmi, militarizmi geliştiren yoğun bir psikolojik harekat geliştirilmektedir’’ diye tepki gösteren Karayılan, Türk devletinin basın-yayın organlarının bunu yoğun geliştirirken, bunun sonucunun nereye varacağını da hesaplaması gerektiğini kaydetti.
BÖYLE KARDEŞLİK OLUR MU?
Milleti sokaklara dökmekle, gerçekleri çarpıtmakla çözüm değil, çözümsüzlüğünü derinleştirildiğini ifade eden Karayılan şöyle dedi: ‘’Milliyet gazetesinin 24 Ekim’deki manşeti Dağlıca’daki (Oramar) asker kayıpları için ‘bu son olsun’ biçimindeydi, biz de son olsun, diyoruz. Ama son olabilmesinin yolu Kürtleri tasfiye etmekten geçmiyor, Kürtler öyle tasfiye edilemez. Son olmasının yolu Irak Kürdistan’ına saldırmaktan geçmiyor. Bunun son olmasının yolu; sizin Kürt halkının da bir halk olduğunu kabul etmenizden geçiyor. ‘Ya komşu olacaksınız, ya hedef olacaksınız’ diyorsunuz. Ama komşuların karşılıklı birbirlerinin iradesine saygı göstermesi lazım! Kardeşlik böyle gelişir. Bizim amacımız halklar arası kardeşliği geliştirmektir. Kardeşler birbirini anlamalı ve tanımalıdırlar. Bir kardeş bir kardeşi tanımıyor, ayakları altında eziyorsa, böyle kardeşlik olur mu?’’
Karayılan, ‘’Biz kardeşlik istiyoruz, gerçekten kardeşlik ve özgür birlik istiyoruz’’ diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Biz, Türkiye’nin birliğinden yanayız ama özgür birliğinden yanayız. Kürtlerin yok edildiği, iradesizleştirildiği, uydulaştırıldığı, köleleştirildiği, paçavraya dönüştürüldüğü bir birlik bu saatten sonra zaten mümkün değildir. Kürtlerle birlik olmak istiyorsanız, Kürtleri de tanırsınız, dilini, kültürel ve siyasal haklarını tanırsınız. Bunun dünyada bolca örnekleri vardır, Avrupa’da bir sürü örnek vardır. İspanya’da Katalonya, İngiltere’de İskoçya örnekleri vardır. Bu hakları tanımaz, çözümü şiddette görürsen, bu son olmaz, daha çok yaşanır. Her iki tarafın da gençlerinin kanı dökülmesin! Bunu en çok isteyen biziz. Bunun için herkes sorumluluğunun gereğini yapmalıdır, sorumluluğuna sahip çıkmalıdır. Sorumluluk, birbirini dinlemek ve anlamaktır, kardeşçe bir arada yaşamak için birbirine saygı göstermektir. Bu acıların son olmasının yolu budur.’’
KÜRTLER TESLİM ALINAMAZ
Karayılan Türk yetkililere de seslenerek şunları söyledi: ‘’Burada ben Türkiye’deki sorumlu güçlere, Türk hükümetine, Türk devlet yetkililerine şunu söylemek istiyorum; bu saatten sonra Kürtler teslim alınamaz. ‘PKK’yi yok edeceğiz’ diyorsunuz, PKK nasıl yok edilecek? PKK her taraftadır. ‘PKK’yi kabul etmeyiz’ diyorsunuz. Tamam, Kürt temsilcileri var, onları kabul edin, ama onlara da baskı uygulanıyor, onları da devre dışı kılmak istiyorsunuz. Burada dayatılan tümden bir iradesizleştirmedir ve bu kabul edilmeyecektir.
Kürt halkına karşı gelişen saldırılar ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumundan kaygı duyduklarını söyleyen Karayılan, ‘’Burada halkımıza şunu söylemek istiyoruz, her şeyden önce Önderliğimizin yaşamı konusunda ciddi kaygılar taşımaktayız, bunu daha önce de halkımızla paylaştık. Kürt halkı tarihinin bu önemli döneminde büyük bir sınavla karşı karşıyadır. Kendi Önderliğine ve değerlerine sahip çıkacak bir halk mıdır, değil midir gibi bir imtihanla karşı karşıyadır’’ dedi.
‘’Bugün Türkiye’de geliştirilen şovenizm, militarizm bir Kürt-Türk çatışmasına yol açacak düzeyde derinleştirilmektedir’’ diyen Murat Karayılan, ‘’Türk devlet yetkilileri bir taraftan halkı galeyana getirerek sokaklara döküyor, Kürtleri hedef göstererek sindirmeyi amaçlıyor, öte yandan da iki yüzlüce sağduyu çağrıları yapıyor’’ şeklinde eleştirdi.
KURUMLARINIZI KORUYUN
Türk devletinin bu çabalarına karşı Kürt halkının, halkların kardeşliğini esas alması gerektiğini ifade eden Karayılan, ama bunu yaparken kendini geriye çekerek değil, değerlerini ve kurumlarını koruyarak yapması gerektiğinin altını çizdi. Karayılan şu çağrılarda bulundu: ‘’Bu açıdan halkımız demokratik, siyasal parti ve kurumlarına sahip çıkmak durumundadır. İkide bir basılarak, yakılması orada Kürt halkının iradesinin çiğnenmesi anlamına gelmektedir. Herkes kurumlarını korusun, o kurumlar halkımız için bir namus, bir şeref olgusu olarak ele alınmalıdır. Baskılar karşısında iradeli, örgütlü bir duruş sergilenmelidir. Halkımız değerlerine ve Önderliğine sahip çıkmalıdır, Önderlik hamlesine güçlü katılmalıdır. Türk devleti gündemi çarpıtarak, Irak’ı gündemleştirdi. Biz onun Önderliğimize ve halkımıza dönük yaptığı suç düzeyindeki uygulamalarını gündemleştirelim. Bu konuda Kürdistanlı gençleri, kadınları ve tüm halkımızı göreve çağırıyoruz. Halkların kardeşliği temelinde iradeleşme mücadelesini, kendine ve değerlerine sahip çıkma mücadelesini geliştirmeye, gelişecek muhtemel provokasyonlara karşı duyarlı olma temelinde kitlesel eylemlerle gereken cevabı vermeye çağırıyoruz.’’
ANF NEWS AGENCY



Güncel