E-bülten
Haberlere abone olun:
Bu yazıyı beğendiniz mi?
(toplam 75 oy)
Çok Okunanlar
- İşte Kiğı'daki karakol baskının ayrıntıları
- Gerilla TV yayına başladı
- Gerilla babası isyan etti: Bu devletin ne dini ne imanı var
- Onbinler Kürt festivalinde buluştu
- Mutki'de yaşamını yitiren 4 gerillanın kimlikleri belirlendi
- Öcalan: Ergenekoncular fazla içerde kalmaz
- HPG hayatını kaybeden 9 gerillanın kimliklerini açıkladı
- Abdullah Öcalan ders kitabında
- Sefer olur zafer asla!
- Bingöl’de ölü sayısı 3’e yükseldi, sikorksy helikopter darbe aldı
Çok Yorumlananlar
18 Şubat, 2007 03:00:00 | 13322 defa okundu | Şerif Kaplan
Klasik bir gelenekle “Merhaba” yerine “Rojbaş” ile giriş yapmak isterdim ama son zamanlarda gelişen olaylar bunu söylememe fırsat vermedi. Tüm canlılara acısız bir yaşam umuduyla diyelim...
Evet baylar, şimdi sanırım biraz canımızın incime zamanı geldi de geçiyor? Kendimizi tam da sorgulayacağımız bir zamandan geçiyoruz. Özellikle de şu Kürd halkına politik önderlik yapmak istiyenlere diyorum. Belki bu da kim? Nerde çıktı diye aklınıza gelebilir, kızabilirsiniz ama sizin kızmanız veya sinirlenmeniz, bir halkın dramından çok daha önemli değildir sanırım. Biraz kendinizi silkinin de, şu yıllardır her şeyini size feda eden halkı artık cendereden kurtarın veya çekilin kendi köşenize, çocuklarınızla mı, ailenizle mi veya ekonomik sorunlarınızla mı ilgileneceksiniz, sizin bileceğiniz bir şey. Ama çok seri bir şekilde karar vermeniz gerekiyor.
Neden böylesi bir giriş yaptım? İşte kısaca o noktaya değinmek istiyorum. Herhangi bir tespitte filanda bulunma niyetinde değilim. Herşey o kadar açık ve aşıkar ki, bir tespit yapmak, “parmağim gözlerine kör” misali bir şey olacak. Birazcık vicdanı olan, birazcık kürd düşünen herkesin görebileceği gerçekler orta yerde duruyor. O nedenle herhangi bir tespit veya yorumda bulunmaya gerek yoktur.
Kürdler tarihlerinin hem en kritik, hemde en parlak ve önemli döneminden geçiyorlar. Kaybetmek veya kazanmak. İki olasalıkta keskin bir bıçak gibidir. İyi ve dengeli kullanmazsan, kendini kesebilirsin.
Kürd halkı gereken ve üzerine düşen gürevlerini sanırım fazlası ile yapıyor. Size vermesi gerekeni elinden geldiğince veriyor. Bir halk ancak bu kadar fedakar olabilir. Açlık mı dersiniz? açlar. Evsiz mi dersiniz? evsizler. Canları mı dersiniz? veriyorlar. Peki geriye ne kalıyor? Hiç bir şey...
Sıra ve esas iş yapması gerekenler, politikacı ve halkın önderi olduğunu söyleyen baylarındır. Onları anlamakta oldukca zorlanıyorum. Niyetleri bir halkın kurtuluşu, bir ülkenin tarihi acılarını sona erdirmek mi? yoksa, o halkın tarihi acıları üzerinde politika yapıp kendi “politik ego”larını tatmin etmek mi? bu noktayı anlamış değilim.
İzlediğim kadarı ile Kürd Politikacısı olduğunu söyleyen bayların bir çoğu, bir birlerinin gırtlağına ellerini geçirmiş, deyim yerindeyse birbirlerini boğmak üzereler. Egemen devletlere karşı geliştirmeleri gereken politik duruşlarini bir birlerine karşı geliştiriyor, egemen devletlerin herhangi bir şey yapmalarına fırsat bile vermiyorlar. Onlara sadece dışarıdan bakmak kalıyor.
Neymiş efendim? “Ben dedim ya...” ile başlayan bir birlerini en ağır ithamlara kadar götüren suçlamalar. Senin ne dediğin bence o kadar da önemli değil. Önemli olan var olan gerçeklik ve içinde bulunduğun durumdur. İçinde bulunduğun durum ve gerçekliğin Kürd halkına ne kadar faydalı ve onun acılarına nasıl bir çözüm getirdiğidir. Eğer senin içinde bulunduğun duruş, kürdün herhangi bir gencinin ölümünü engelliyorsa, sen doğru bir noktadasın. Yoksa yaptığın tespitlerin hiç bir önemi yoktur.
Politik olarak ne istediğin de bence çok önem arz etmiyor. Yine pratik olarak attığın adımlar senin gerçekliğini belirliyor.
Örneğin;
-Kaç dostun var ve bunları ne kadar harekete geçirebiliyorsun?
-Hangi ülkelerle politik ilişkilerin var?
-Yarın dahada şiddetlenecek olan bir soykırım ve yok olma durumu ile karşı karşıya kalındığında ne tedbirlerin var ve bu halka ne öneriyorsun?
Daha söylenecek o kadar çok şey var ki, bunu bir yazı ile ifade etmek çok zor. Kürd halkının üzerinde politika yapacaksanız, onların acılarını dindirecek bir şeyler yapın, acılarını daha da çoğaltmayın.
Bakın dünya sanki üç maymunu oynuyor, kürdün yok oluşunu sessiz bir şekilde izliyor. Sende buna, kendi politik egon için göz yumma. Yok edilen, kuzeylı mı, güneyli mi, doğulu mu? Fark etmez. Kürd olması bence yeterli ve senin görevin yokediliş ve haksızlığa karşı durmaktır. Güneyde özgürlük elde edilmişse, bunu sonuna kadar sahiplenecek ve geliştireceksin. Kuzeyde bir haksızlık mı var, kime karşı olduğu çok önemli değil, karşısında duracaksın.
Kürdler tekrar uluslararası ameliyat masasındadırlar. Neresinın kesileceğine karar vermeye çalişiyorlar. Aslında kararları kesin de, ne zaman ve hangi koşullarda yapacaklarını tam kestiremiyorlar.
Sen ise durmuş “ben demedim mi...”in peşine takılıp gidiyorsun. Bilin ki, ameliyat masasında kesilecek olan kürdün bir parçasıdır ve dolaysı ile seninde bir parçandır. Tabii kürd sorununda gerçekçiysen!
Son günlerde PKK’ye karşı yapılan operasyonlar, kürdün, uluslararası ameliyat masasına yatırılmadan önce alınan patelojik bir parça! Bu parça ile Kürd halkının tepkisini ölçmeye çalışacaklar ve bunu altında da iki önemli nedeni olduğunu düşünyorum.
1. PKK’ye yapılan operasiyonların altında, ABD ve Türkiyenin İran konusunda anlaşması mı var? Eğer böyle bir şeyse, yakın bir zamanda İrana müdahale var demektir ve bence bu büyük bir ihtimaldir.
2. Yoksa Güney Kürdistan Hükümeti ile PKK arasındaki sıcak ilişki, Türkiyenin tahamül edemiyeceği kadar olumlu bir noktaya geldiği için mi, Türkiye adeta bütün varlığını bu noktaya yatırıp, kendi devletinin prestiji noktasına taşımıştır. PKK’yi bahane edip Güney Kürdistan oluşumunu engellemek veya en azından kargaşa çıkartıp geciktirmek mi istiyor.
Neden ne olursa olsun, onların ne düşündüğü bence çok önemli değildir. Önemli olan bizim ne yapmak istediğimizdir.
Evet Baylar, politikacılar, bekleyip ameliyat masasında kesilecek Kürd’ün parçasını görmek, hatta “politik ego”nuzun tatmini için “nasıl çörümüş mü” diye bakacak mısınız? Yoksa!...
Evet baylar, şimdi sanırım biraz canımızın incime zamanı geldi de geçiyor? Kendimizi tam da sorgulayacağımız bir zamandan geçiyoruz. Özellikle de şu Kürd halkına politik önderlik yapmak istiyenlere diyorum. Belki bu da kim? Nerde çıktı diye aklınıza gelebilir, kızabilirsiniz ama sizin kızmanız veya sinirlenmeniz, bir halkın dramından çok daha önemli değildir sanırım. Biraz kendinizi silkinin de, şu yıllardır her şeyini size feda eden halkı artık cendereden kurtarın veya çekilin kendi köşenize, çocuklarınızla mı, ailenizle mi veya ekonomik sorunlarınızla mı ilgileneceksiniz, sizin bileceğiniz bir şey. Ama çok seri bir şekilde karar vermeniz gerekiyor.
Neden böylesi bir giriş yaptım? İşte kısaca o noktaya değinmek istiyorum. Herhangi bir tespitte filanda bulunma niyetinde değilim. Herşey o kadar açık ve aşıkar ki, bir tespit yapmak, “parmağim gözlerine kör” misali bir şey olacak. Birazcık vicdanı olan, birazcık kürd düşünen herkesin görebileceği gerçekler orta yerde duruyor. O nedenle herhangi bir tespit veya yorumda bulunmaya gerek yoktur.
Kürdler tarihlerinin hem en kritik, hemde en parlak ve önemli döneminden geçiyorlar. Kaybetmek veya kazanmak. İki olasalıkta keskin bir bıçak gibidir. İyi ve dengeli kullanmazsan, kendini kesebilirsin.
Kürd halkı gereken ve üzerine düşen gürevlerini sanırım fazlası ile yapıyor. Size vermesi gerekeni elinden geldiğince veriyor. Bir halk ancak bu kadar fedakar olabilir. Açlık mı dersiniz? açlar. Evsiz mi dersiniz? evsizler. Canları mı dersiniz? veriyorlar. Peki geriye ne kalıyor? Hiç bir şey...
Sıra ve esas iş yapması gerekenler, politikacı ve halkın önderi olduğunu söyleyen baylarındır. Onları anlamakta oldukca zorlanıyorum. Niyetleri bir halkın kurtuluşu, bir ülkenin tarihi acılarını sona erdirmek mi? yoksa, o halkın tarihi acıları üzerinde politika yapıp kendi “politik ego”larını tatmin etmek mi? bu noktayı anlamış değilim.
İzlediğim kadarı ile Kürd Politikacısı olduğunu söyleyen bayların bir çoğu, bir birlerinin gırtlağına ellerini geçirmiş, deyim yerindeyse birbirlerini boğmak üzereler. Egemen devletlere karşı geliştirmeleri gereken politik duruşlarini bir birlerine karşı geliştiriyor, egemen devletlerin herhangi bir şey yapmalarına fırsat bile vermiyorlar. Onlara sadece dışarıdan bakmak kalıyor.
Neymiş efendim? “Ben dedim ya...” ile başlayan bir birlerini en ağır ithamlara kadar götüren suçlamalar. Senin ne dediğin bence o kadar da önemli değil. Önemli olan var olan gerçeklik ve içinde bulunduğun durumdur. İçinde bulunduğun durum ve gerçekliğin Kürd halkına ne kadar faydalı ve onun acılarına nasıl bir çözüm getirdiğidir. Eğer senin içinde bulunduğun duruş, kürdün herhangi bir gencinin ölümünü engelliyorsa, sen doğru bir noktadasın. Yoksa yaptığın tespitlerin hiç bir önemi yoktur.
Politik olarak ne istediğin de bence çok önem arz etmiyor. Yine pratik olarak attığın adımlar senin gerçekliğini belirliyor.
Örneğin;
-Kaç dostun var ve bunları ne kadar harekete geçirebiliyorsun?
-Hangi ülkelerle politik ilişkilerin var?
-Yarın dahada şiddetlenecek olan bir soykırım ve yok olma durumu ile karşı karşıya kalındığında ne tedbirlerin var ve bu halka ne öneriyorsun?
Daha söylenecek o kadar çok şey var ki, bunu bir yazı ile ifade etmek çok zor. Kürd halkının üzerinde politika yapacaksanız, onların acılarını dindirecek bir şeyler yapın, acılarını daha da çoğaltmayın.
Bakın dünya sanki üç maymunu oynuyor, kürdün yok oluşunu sessiz bir şekilde izliyor. Sende buna, kendi politik egon için göz yumma. Yok edilen, kuzeylı mı, güneyli mi, doğulu mu? Fark etmez. Kürd olması bence yeterli ve senin görevin yokediliş ve haksızlığa karşı durmaktır. Güneyde özgürlük elde edilmişse, bunu sonuna kadar sahiplenecek ve geliştireceksin. Kuzeyde bir haksızlık mı var, kime karşı olduğu çok önemli değil, karşısında duracaksın.
Kürdler tekrar uluslararası ameliyat masasındadırlar. Neresinın kesileceğine karar vermeye çalişiyorlar. Aslında kararları kesin de, ne zaman ve hangi koşullarda yapacaklarını tam kestiremiyorlar.
Sen ise durmuş “ben demedim mi...”in peşine takılıp gidiyorsun. Bilin ki, ameliyat masasında kesilecek olan kürdün bir parçasıdır ve dolaysı ile seninde bir parçandır. Tabii kürd sorununda gerçekçiysen!
Son günlerde PKK’ye karşı yapılan operasyonlar, kürdün, uluslararası ameliyat masasına yatırılmadan önce alınan patelojik bir parça! Bu parça ile Kürd halkının tepkisini ölçmeye çalışacaklar ve bunu altında da iki önemli nedeni olduğunu düşünyorum.
1. PKK’ye yapılan operasiyonların altında, ABD ve Türkiyenin İran konusunda anlaşması mı var? Eğer böyle bir şeyse, yakın bir zamanda İrana müdahale var demektir ve bence bu büyük bir ihtimaldir.
2. Yoksa Güney Kürdistan Hükümeti ile PKK arasındaki sıcak ilişki, Türkiyenin tahamül edemiyeceği kadar olumlu bir noktaya geldiği için mi, Türkiye adeta bütün varlığını bu noktaya yatırıp, kendi devletinin prestiji noktasına taşımıştır. PKK’yi bahane edip Güney Kürdistan oluşumunu engellemek veya en azından kargaşa çıkartıp geciktirmek mi istiyor.
Neden ne olursa olsun, onların ne düşündüğü bence çok önemli değildir. Önemli olan bizim ne yapmak istediğimizdir.
Evet Baylar, politikacılar, bekleyip ameliyat masasında kesilecek Kürd’ün parçasını görmek, hatta “politik ego”nuzun tatmini için “nasıl çörümüş mü” diye bakacak mısınız? Yoksa!...
Yorum Yaz
Yorumlar (20 Yazılmış)
-
Gönderen gero, 30 Temmuz, 2008 12:28:27keşke bu ülkedeki herkes uzerinden şu milliyetçilik gömleğini çıkarsa..
-
Gönderen Mam Recall, 06 Temmuz, 2008 13:21:24Sayin Şerif Kaplan, Yazdiklariniz çok dogru,size katilmamak elde degil.Ayrica yorumcularin gorûşlerini de,okuduktan sonra yazinizin onemini daha iyi anlamiş oldum. Yorumcu arkadaşlari ve sizleri kutluyorum. Gorûnen o ki! Kûrd insani davasina sahip çikmada hemfikir.Eksiklerimizi tartişarak giderebiliriz.Yeter ki ihanet olmasin. Zafer mazlum Kûrd halkinin olacaktir. Bi rûmetbilindî!
-
Gönderen jiyan, 28 Haziran, 2008 12:43:33öncelikle yazınızın gerçek yanları var bundan dolayı sizi tebrik ediyorum ama toplumsal bir sinerjinin yaratılması için sadece politakacıların çaba sarf etmesi yada mevcut güney olusumuyla bir yere varacağımızı düşünmüyorum eğer abd gerçekliğini görebiliyorsak ıraktaki ve federe hükümet üzerindeki etkisini görmezden ggelemeyiz bunun için sürece cevap olma sadece tbmm de aranmamalı 20 milletvekili birkaç aydın la olmaz bu realiteye bağlı toplumsal bir başkaldırı (örgütlü ve bilinçli olmak koşuluyla ve pkk hareketi çizgisinde çünkü bizi insanlıktan mahrum eden savaşı dayatan sınıflı egemen devlet paradigmasıdır birey olarak kendimizden yola çıkalım ve kendimizle birlikte etrafımızı aydınlatalım bu bizi istenilen ameliyat masası projesindende sömürüdende kurtarmaya yeter
-
Gönderen ilyas, 15 Nisan, 2008 10:39:38sayın şerif sizi yürekten kutluyorum inannınkı benim görüşlerimi düktünüz diye bilirim şevbaş gelek spas.............
-
Gönderen ciwan_, 01 Nisan, 2008 02:34:24sayın şerif siz meclistekilerdenmi bahsediyorsunuz yoksa dağdakilerdenmi anlamadım.eğer dağdakilerden bahsediyorsanız çok haklısınız çünkü serok apo nun dönemini yaşadık ve bugünki döneme ile kıyasladığımızda arada uçurumların olduğunu çok iyi görüyoruz.meclistekilere gelince o kadarda abartmamak lazım bence çünkü SAYIN cümlesi kullandı diye dokunulmazlığı kaldırılabiliyor.yinede elinden geldiğini yaptıklarını düşünüyorum.SPAS..
-
Gönderen kılıç, 24 Mart, 2008 22:42:18sayın yazar sizi yürekten kutluyorum... deyindiginiz konu hiç yabana atılır degil. mecliste gevezelik yapanlarında sizin kadar makul mantıklı düşünebilmesini çok isterdim. fakat göründügü gibi çok hafife alınacak bir durum degil politika. umuyorum ve umud etmekten vazgeçmiyorum! bir gün bu oyuncak hikayesi bitecek. tam demokrasi ve tüm halkların gönül işçiligi ile yeni bir devlet oluşumu meydana gelecek. saygilarimi sunuyorum teşekkürler.
-
Gönderen baran, 23 Mart, 2008 19:48:11sayın şerif kaplanyorumunuzu içten ve gönülden okudum.Ben sizin yaptığınız yorumunuza küçük bir yorum yapacağım.Bence biz kürtler arasında biraz daha dayanışma;ideolojimize ve dirilişimize biraz daha bağlılılk olsaydı belkide bugün daha farklı yerlerde olabilirdik.onun için kürtler arasında dayanışmayı kuvvetlendirmek lazım
-
Gönderen ibrahim, 27 Şubat, 2008 14:57:51hocam yazacak bişey bulamıyorum tüylerim diken diken oldu tek kelimeyle ..şunu bellırtmek isterim.. keşke kürdüm diyen herkes özellikle siyasi abilerimzde sizin gibi düşünebilseler. yazınız için teş.dönecekler bir gün alkırlara boz kırlara günrşi sunacaklar yanacaklar.. yanacaklar ama bir daha yalnız kalmayacaklar iki gözüm kör olsun..sewgili ahmet kayadan yazmak ıstedim):....................
-
Gönderen baran qoseri, 20 Şubat, 2008 13:33:24sevgili şerif kaplanı çok beğenerek takip ediyorum çok yerinde ve güncel tespitleri var .bizim dile getirmek istediğimiz sorunları işliyor ve bu da bir nevi bizi de olumlu etkiliyor
-
Gönderen berat, 22 Ocak, 2008 23:20:46sizi tebrik ediyorum.mükemmel bir yazı. ya özgür bağımsız kürdistan yada onurluca ölüm.bunu engellemeye çalışan kim olursa olsun karşısında olmalıyız. biz bağımsız olmalıyızzzzz
-
Gönderen dfgdfgfdg, 11 Kasım, 2007 00:06:57silahı elinize alan siz siniz siz kimsiniz gidin barzaninize ırakınıza konuştuğunuz dil bile bizim dilimiz kendi dilinizi kullanın gidin ıraka nasıl olsa yakında orayada gircez
-
Gönderen batal, 25 Ekim, 2007 20:37:26Bu kadar kin pesinde olmakdansa, kardeslige davet etseniz kayip ne olur Demokrati var ken Silahin anlami ne?
-
Gönderen Rumet Farqini, 13 Nisan, 2007 21:41:52sevgili KAPLAN,çok önemli ve öncelikli bir süreçte oldugumuzun her kes tarafindan bilndigi bu asamada.Kör-Topal yürümeyi ve var olmuş olmak için varliklarini yürüten Kürt Politikacilarinin bu yaziyi mutlaka okumus olmasini diliyorum.Bir halk bu kadar fedakar olabilir ancak buna mukabil Bu halkin Haklarini savunduklarin iddia edenler(özellikle legal olusumlarımız) kendilerini taammüden bu kadar marjinalize etmek isteyebiliriler.Anlam vermekte zorluk çekmiyorum ben aslinda.Ama şu aşamada bu anlami paylasmayi da uygun bulmyorum kendi adima.Yazinilarinizi ve durusunuzu selamliyorum....
-
Gönderen hejar, 07 Mart, 2007 22:22:16bence harika bir yazı hatta geç kalınmış bir yazı hazırlanmışsınız.inşallah bundan sonra daha güzel olacak hepimiz için hejar
-
Gönderen hejar, 07 Mart, 2007 22:22:03sayın serif KAPLAN sizleri tanıdıkça daha güzel günler bizi bekliyor kanısındayım siz bu yazılarla bizleri bilgilendirdiktan sonra eninde sonunda istedeğimize ulaşacak inşallah siz yeterki bizleri bu bilgilerden mahrun etmeyin yeter başarılar.........
-
Gönderen Merdan, 28 Şubat, 2007 05:41:23Evet gercekten guzel bir noktaya deginmissiniz. Umarim Kurt siyasetcileride bu soruyu kendilerine sorar ve kisa bir surede pratikleri ile sorunuza cevap olurlar. Elinize saglik.
-
Gönderen mazlum kaplan, 28 Şubat, 2007 05:41:23Evet şimdi yaşanan olaylar üzerinde çok güzel noktaya değinmişsiniz. Özelikle PKK'nin üzerinde yapılan operasyonlara değinmeniz ayrıcalıklı olmuş. umarım kürt politikacıları sesinizi duyar ve kısa bir sürede sorularınıza cevap olurlar.
-
Gönderen sevcan, 28 Şubat, 2007 05:41:23merhaba serif bey aziniza ve elinize saglik umarim politikacilar sesinizi duyar ama bence politikacilarin pek isine gelmiyecek bu anlamli sözleriniz ne dersiniz basarilarinizin devamini diliyorum saygilarimla sevcan
-
Gönderen Berzan, 28 Şubat, 2007 05:41:23Serif bey Halkin tercumani niteliginde bir yazi Artik kürtler arasi düsmanliklara son verip ulusal itifak gerekli Kurt ulusuna. Kisacasi Modern agalara deyil ulusalci politikacilara ihtiyacimiz var. Mesut Barzanin durusu tam bir kurdistanli ve kurt ulusnun cikarlarini kendine borc biliyor. Ana vatan kürdistanin suanki mevcuyetine sahip cikma her 4 parcadaki kürtlerin görevi olmali. saygilar basarilar Berzan www.ciwanen.org edit
-
Gönderen dersimera, 28 Şubat, 2007 05:41:23sayin kaplan basta yaziniz için tessekkur ederim kurd halkinin artik ulus yerine yerine kendi kisisel çikarlarini gozeten siyasetçilere bir dur demesi gerekiyor kurd halkinin yillaridir evlatlari ile beraber verdigi mucadele bir kaç bencil politikaci yuzunden ilerleyemiyor



Güncel