Bush-Erdoğan ve Kuzey Kürdistan

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 13 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031


Bu noktada Kürd aydınları nasıl ki Güney işgaline karşı ortak bir tavır belirledilerse, aynı şeyi böylesi bir hareket içinde yapmak zorundalar.

Kimsenin Kuzey Kürdistan’ı feda etme gibi bir lüksü olamaz, olmamalıdır. Zor ve tehlikeli bir süreçte geçiyoruz.

Bush-Erdoğan ve Kuzey Kürdistan/ Şerif Kaplan

Bush-Erdoğan görüşmesinin ardında, alınan kararlar ve olabilecekler ile ilgili bilgiler, satır aralarında kendini yavaş yavaş göstermeye başladı. Ne Türklerin istedikleri gibi, günümüze kadar alışa gelen yok etme kültünün ruhu ile at sırtında cirit atabileceleri duz bir ova, ne de çiğneyecebilecekleri bir kültür bahçesini bulma şansları olmadı. Bu nedenle Bush’un “İstihbarat paylaşımı” önerisi başlarını döndürmeye yetti. Belki bir kaç kürd daha öldürürler ve ırkçı şöven duygularını tatmin ederler. Böylece savaş şarlatanların istedikleri bir ölçüde olacak, Kürdler ile Türkler arasındaki ayrışma duvarı biraz daha kalınlaşacak.

Bush-Erdoğan görüşmesini iki noktada toplamak mümkün.
Birinci nokta, Türklerin diplomaktik alanda elde ettikleri, kısmi de olasa, isteklerini karşılayan bir başarıdan söz etmek mümkün.
İkinci nokta ise, Türk medyasının, kalemlerinden başka satacakları hiç bir şeyleri olmayan, devşirme, insan kanın akmasında zevk alan, onların kanını pazarlayarak para kazanan, öldürülmeleri alkışlayacak kadar gözüdönmüş, Ertuğrul Özkök gibi savaş kışkırtıcılığını yaparak, yükselttikleri milliyetçilik dalgasına Bush tarafından batırılan iğne ile söndürülmüş olmasıdır.

Daha önceki bir yazımda da değindiğim gibi, Türkler tehdit ve santaj yapma konusunda oldukça ustalar. Zira, yıllar önce Öcalan için Süriye üzerine aynı yöntemle gitmiş ve başarı sağlamıştı. Şimdi de aynı yolla Güney Kürdistan üzerinde başarılı olmak istiyorlar. Kısmen de olsa istediklerini elde etti. En azında PKK konusunda ortak bir noktada buluşma sağlanmış görünüyor. Yapılanlara bakılınca, Güneyli güçlerde o noktaya getirilimiş gibi bir izlenim var,.

Şimdi Türk mediyasnın savaş şarlatanları, yükselttikleri şöven dalganın dozajını düşürmek için, gerek görsel gerekse yazılı basın, büyük bir savaş kazanmış komutanlar edası ile ellerini onuşturarak, daha önce yüz ifadelerine verdikleri “hüzünlü” hal yerini “gülümseyen, mutlu” bir ifade ile Bush’ta aldıkları “istihbarat paylaşımı” sözünü aktarıyorlar. İnsanların ölecek olmalarında büyük bir mutluluk duydukları her hallerinde belli oluyor.

Esas itibarı ile Türk medyasının savaş şarlatanlarının yapmak istediğini, M.Ali Şahin özetledi ve tek kelime ile, “ölü istiyorlar”
Bush-Erdoğan görüşmesinde, en azında Kuzey Kürdistan ile sınırlı da olsa, PKK’nin yok edilmesi üzerine ortak bir tavır ortaya çıktığı anlaşılıyor.

PKK’nin bitirilmesi elbette söz konusu değil, bir anlamda baskı yaparak, PKK’nin eylemsellikte ve silahlarda arındırmak istiyorlar. Veya PKK’yi tamamen PJAK yapmak, savaşın yönünü İrana çevirmek istiyorlar. Kim bilir belkide son günlerde ABD ucakların Kandil dağını bahane edip, İran’a yönelik uçuşlar yapıyor olabilir!
Şimdi esas değinmek istediğim nokta şu; Güney Kürdistan söz konusu olunca hepimiz bir şekilde kenetlendik, tek bir sesle “Güney işgaline hayır” dedik ve Kürdistan yönetimine tam testek verdik, arkasında durduk. Tam bu noktada bir şey gözden kaçırdık veya ihmal ettik, Kuzey Kürdistanda ki Ulusal Mücadeleyi arka plana ittik. Oysa Kuzey Kürdistan’daki Ulusal Mücadele Güney Kürdistanın da güvencesidir. Şimdi bu noktada aynı kararlılığı Kuzey Kürdistan içinde göstermek, aynı hasassiyet ile davranmak zorundayız.

Kürdlerde hiç kimse yanlış hesap yapmasın, günlük politik çıkarlarının arkasına sığınıp bir halkın kaderi ve geleceği ile oynamasın. Umarım Güneyli güçler de PKK’ye karşı bugüne kadar takındıkları tavırlarını sürdürürler.

Büyük bir olasılıkla, ABD desteği ile Türkler yer yer havada nokta operasiyonlerı yapacaklar önümüzdeki günlerde. Bunun için gereken koplo teorileri Türk basınında yakında görmek mümkün olacak. Dahası bir takım provaktif eylemlere girşebilir Türk Kontrgerillası ve karanlık güçleri.

Legal alanda da DTP’nin üzerine büyük bir baskı oluşturacaklar. Kıskacı biraz daha daraltacaklar ve onların yanlış yapmalarını sağlamaya çalışacaklar.

Bu noktada Kürd aydınları nasıl ki Güney işgaline karşı ortak bir tavır belirledilerse, aynı şeyi böylesi bir hareket içinde yapmak zorundalar.

Kimsenin Kuzey Kürdistan’ı feda etme gibi bir lüksü olamaz, olmamalıdır. Zor ve tehlikeli bir süreçte geçiyoruz.

Şerif Kaplan

sherifkaplan@hotmail.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com