E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Kürt paketinde ilginç ve hızlı gelişmeler/MURAT YETKİN
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- Kürtlerin temel sorunu ’çakma seyit’ düzeni/Soner YALÇIN
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
KCK Yürütme Konseyi, DTP'yi hedef gösteren Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'a cevap verdi. KCK, "DTP milletvekillerinin 'terörist' ilan edilmesi Kürt halkının iradesini tanımamaktır ve barış içinde bir arada yaşamayı dinamitleyen çok tehlikeli bir saldırganlıktır" açıklamasında bulundu.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, son gelişmeler değerlendirildi. 1 Aralık 2007 tarihinde kamuoyuna demokratik çözüme çağrı deklarasyonu yayınlandığı hatırlatılan açıklamada, "Deklarasyonla Kürt sorununda barışçıl demokratik çözüm için en makul önerilerle, yeniden barış çağrısı yapılmıştır. Kürt tarafı olarak ortamın yumuşaması ve barışçıl sürecin gelişmesi için çaba gösterirken Türk devleti bu çabaları görmezlikten gelip ret ederek, Önderliğimize, gerilla güçlerimize ve halkımızın demokratik kurumlarına saldırılarını daha da tırmandırmış bulunmaktadır" denildi. Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin devam ettirildiği hatırlatılan açıklamada, bu hafta da Öcalan'ın sudan bahanelerle avukatlarıyla haftalık görüşmesinin engellendiği, tedavi sorunlarının hala çözülemediği vurgulandı. Açıklamada, "Hücre içinde hücre cezaları peş peşe verilerek Önderlik şahsında Kürt halkından intikam alma süreci giderek ağırlaştırılmaktadır" ifadelerine yer verildi. Uluslar arası bir kuruluş olan CPT"nin, İmralı'yı ziyaretinin üzerinden altı ayı geçmiş olmasına rağmen herhangi bir açıklama yapmadığı kaydedilen açıklamada, bu durumun kaygı verici ve düşündürücü olduğu vurgulandı. Açıklamada, "Biz tüm halkımız adına Avrupa Konseyi'nden CPT'nin ulaşmış olduğu sonuçları kamuoyuna açıklamasını talep ediyoruz. Aksi durumda Önderliğimize yönelik zehirleme suçuna Avrupa Konseyi'de ortak olduğu sonucu ortaya çıkacaktır." denildi.
DEKLERASYONA RAĞMEN OPERASYONLAR VAR
Açıklamada, şöyle denildi: "Demokratik çözüm çağrısı deklarasyonun yayınlanmasından bu yana Türk ordusunun kuzey Kürdistan'daki operasyonları hızından bir şey kaybetmeden sürmüştür. Bu operasyonlara karşı büyük bir taktik ve manevra kabiliyeti ile direnen Kürdistan özgürlük gerillasının meşru savunma çizgisindeki mücadelesi başarılı bir biçimde gelişmektedir. Türk ordusunun en çok üzerinde yoğunlaştığı ve yüksek tekniğe dayalı saldırılarını günlerce sürdürdüğü Gabar'da meydana gele çatışmada kahramanca çarpışan HPG askeri konsey üyesi Gülbahar arkadaşın komutasındaki Rozerinlerin, Osmanların ve Serdemlerin direnişini selamlıyor, anılarının mücadelenin yükseltilmesi ve başarısı temelinde yaşatılacağını belirtiyoruz."
DEUSELDORF'TAKİ MİTİNGE KATILIM ÇAĞRISI
Edi Bes'e kampanyasına da değinilen açıklamada, kamyanyaya ilişkin şu görüşler dile getirildi: "Edi Bese hamlesi çerçevesinde Kürdistan'da halkımızın geliştirdiği kitlesel eylemlilikler selamlanacak düzeyde giderek yoğunlaşmaktadır. Önderliğimizin ağır koşularda İmralı'da sürdürdüğü kararlı, anlamlı duruşu, özgürlük gerillasının direnişi, Kürt halkının demokratik kurumlarının tüm baskılara rağmen kararlı mücadelesi ve yurtsever Kürdistan halkının ülkede zeminindeki eylemsel duruşuna Avrupa'daki yurtsever halkımızın büyük bir mitingle cevap vermesi ulusal ve uluslar arası açıdan çok anlamlı bir mesaj olacaktır. Bu nedenle Avrupa'daki tüm yurtsever Kürdistanlıları ve dostlarını cumartesi günü Deuseldorf'da gerçekleşecek olan yürüyüş ve mitinge büyük bir güçle katılarak Önderliğimiz, halkımız ve Kürdistan özgürlük dinamikleri üzerindeki saldırılara "Edi Bese" demeye çağırıyoruz."
BÜYÜKANIT SALDIRGANLAŞTI
Halkın özgürlük mücadelesinin haklı, çağdaş ve kutsal bir toplumsal mücadele olduğu ifade edilen açıklamada, Türk devletinin ulusal ve uluslar arası düzeyde büyük bir psikolojik savaş ve karalama faaliyetini sürdürdüğü vurgulanarak, şöyle denildi: "İnkar siyasetinden vazgeçmeyen Türk devleti tüm Kürdistan özgürlük dinamiklerini hedeflemektedir. Türk genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt'ın son açıklaması sömürgeci Türk devletinin Kürt halkına karşı ilan ettiği savaşın tüm Kürtleri kapsadığını bir kez daha ortaya koymuştur. DTP milletvekillerinin "terör" ilan edilmesi Kürt halkının iradesini tanımama ve barış içinde bir arada yaşamayı dinamitleyen çok tehlikeli bir saldırganlıktır. Bu tutum Kürt halkına karşı geliştirilen şiddete dayalı ezme konseptinin niteliğini ve kapsamını açığa vurmaktadır."
UMUDUMUZU KIRAMAZLAR
Türk generallere yanıt verilen açıklamada, şu hususlara yer verildi: "Her saldırı arifesinde Kürt halkının başarı ve özgürlük umudunun mutlaka kırılması gerektiğinden bahseden generaller bilmeli ki, Kürt sorunu iki yüz yıllık bir sorundur. Kürt halkına karşı iki yüz yıldan bu yana sürdürülen katliam, sürgün, işkence ve asimilasyon yöntemleriyle kırılamayan özgürlük umudunu yaşadığımız bilgi çağında silah ve şiddetle kırmak imkansızdır ve çağ dışı bir zihniyetten başka bir şey değildir. Önder Apo'nun öğretisi temelinde ulusal bilinçlenme ve toplumsal örgütlenme düzeyine ulaşan Kürt halkı her türlü saldırıya karşı direnecek ve kutsal direnişini zafere taşıyacak ruh, onur ve yeteneğe sahiptir. Bu güne kadar bu gerçeği kahramanlıklar yaratarak gösteren Kürt halkının yiğit evlatları bundan böyle de bunu en görkemli bir şekilde sürdüreceklerdir."
ONURSUZLUK DAYATILMAKTADIR
Kürt sorununda barışçıl çözümden yana olan kesimlerin öncelikle Büyükanıt anlayışına karşı çıkmaları çağrısı yapılan açıklamada, "Bu imha edici ve hiçbir şeyi tanımayan çağ dışı şiddet anlayışı geriletilmeden demokratik bir Türkiye ve barışçıl bir çözümden bahsedilemez. Çözüm ne bu türden katı inkarcı, şiddeti tek çözüm yöntemi gören anlayıştadır. Ne de muğlak, zikzaklı Kürt halkını kandırmaya çalışan ve onursuzluğu dayatan "pişmanlık" yasalarındadır. Çözüm Kürt halkının kimlik ve kültürel haklarının tanınması ve iradesine saygı gösterilmesindedir. Çağdaş, demokratik bir Türkiye ve toplumsal barış ancak böyle gerçekleşebilir." ifadelerine yer verildi.
EZİDİLERİN BAYRAMINA KUTLAMA
Yarın kutlanacak Ezidi Bayramı'na da değinilen açıklamada, Ezidi Bayramı kutlandı. Açıklamada, "Kürdistan halkının kültürel zenginliğinin tarihsel devamı olarak tüm baskılara rağmen kendisini günümüze kadar koruyan Kürt motifli gelenek ve inancının temsilcisi Ezdi halkımızın "Ezdi Bayramı" nı başta Ezidi halkımız olmak üzere tüm Kürdistan halkına kutluyoruz. Ortadoğu'da bayramlar aynı zamanda bir barış ve kardeşlik günleri olarak da karşılanmaktadır. Ezidi Bayramı da tün küskünlüklerin giderildiği bir barış bayramı olarak halkımız tarafından karşılanmaktadır. Aynı zamanda baskılara karşı direnişin simgesi olarak da karşılanan bu bayramın demokrasiye, dinlerin ve hakların kardeşliğine ve özgür birliğine vesile olmasını temenni ediyoruz" denildi.
ANF NEWS AGENCY



Güncel