Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 15 oy)

ArÅŸiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image


AleviliÄŸin, İslamla, İslamiyetle hiçbir iliÅŸkisi yoktur.  İslamiyetten çok önceleri oluÅŸmuÅŸ,  Mezopotamya kökenli, ZerdüÅŸt kökenli bir inançtır. İslamiyetle, Müslümanlıkla, Dördüncü Halife Ali’yle,  12 İmamlarla hiçbir iliÅŸkisi, hiçbir bağı yoktur. Alevilerin, 12 İmamlar adına, Ali adına yalvarış-yakarış içinde olması, dualar etmesi, kendisi olmamasının, kendisine empoze edilmiÅŸ bir ritüeli yaşıyor olmasının dikkate deÄŸer bir görüntüsüdür. Alevilik son yıllarda, çok konuÅŸulan konulardan biridir. Alevilik konusunda yayınlar artmakta, televizyonlar, radyolar çoÄŸalmaktadır. Aleviler arasında örgütlenme de boyutlanmaktadır. Fakat Aleviler, kendisi olarak konuÅŸmamakta, örgütlenme kendisi çerçevesinde geliÅŸmemekte, dışarıdan, Alevilere empoze edilen bir bilinç doÄŸrultusunda geliÅŸmektedir. Kendisi olarak konuÅŸan, kendisi olmayı savunan Aleviler ÅŸüphesiz vardır. Ama sayıları azdır. Seslerini yeteri kadar duyuramamaktadır.  Böyle bir damarın bulunması ÅŸüphesiz çok olumludur. Sayıları ne kadar az olursa olsun, düÅŸün hayatında belirleyici olan da bu damardır.

İttihat ve Terakki yönetiminden beri baÅŸlıca iki grup üzerinde yoÄŸun bir asimilasyon uygulanmıştır.  Kürtleri TürklüÄŸe asimile etmek,  Alevileri Müslümanlığa asimile etmek,  yüz yıla yakın bir zamandır  temel bir devlet politikasıdır. Bu, sistematik bir ÅŸekilde uygulanan bir devlet politikasıdır.

Asimilasyona karşı gösterilen tavırda Kürtler ve Aleviler arasında önemli bir fark vardır. Kürtler asimilasyonun bilincine varmış, ona karşı yoÄŸun bir mücadele içindedir. Aleviler ise,  büyük bir çoÄŸunlukla, asimilasyonun bilincinde deÄŸildir. Alevilerin büyük bir kısmı,  “Aleviyiz ama, İslamız”, “İslamız ama Aleviyiz” deyip durmaktadırlar. Aslında, AleviliÄŸin, İslamla, İslamiyetle hiçbir iliÅŸkisi yoktur.  İslamiyetten çok önceleri oluÅŸmuÅŸ,  Mezopotamya kökenli, ZerdüÅŸt kökenli bir inançtır. İslamiyetle, Müslümanlıkla, Dördüncü Halife Ali’yle,  12 İmamlarla hiçbir iliÅŸkisi, hiçbir bağı yoktur. Alevilerin, 12 İmamlar adına, Ali adına yalvarış-yakarış içinde olması, dualar etmesi, kendisi olmamasının, kendisine empoze edilmiÅŸ bir ritüeli yaşıyor olmasının dikkate deÄŸer bir görüntüsüdür. Devlet ve hükümet, devlete ve hükümete yakın yazarlar,  “Alevi İslam” dan, “İslamın sufi bir kolu olan Alevilik”ten, “İslamın üç büyük yolundan biri olan Alevilik”ten söz etmektedir. Hükümetin, “Alevi İslam” la ilgili olarak reformlar yapacağından, Alevilikle ilgili açılımlar gerçekleÅŸtireceÄŸinden söz edilmektedir. Devlet Bakanı, “Aleviler, Sünniler kadar Müslümandır” demektedir. Bu arada, kendilerini, 12 İmamlara, Peygamber Muhammed soyuna dayandıran Aleviler de vardır. O zaman onlar, Türkmen deÄŸil Arap olmuyor mu? Veya Kürt deÄŸil Arap olmuyorlar mı? Veya, “evladı Resul”, “Seydi Saadet Evladı Resul” olduklarını söyleyenler, Arap olmuyorlar mı? 1937-1938 Dersim ayaklanması lideri Seyit Rıza’nın, zulüm gördüklerini anlatırken,  “evladı Kerbelayız” diyerek bu zulme layık olmadıklarını anlatmaya çalışması, elbette yanlıştır. “Evladı Kerbela” olunca Arap ve Müslüman olmuyor mu? O zaman Kürtlük/Zazalık ve Alevilik nerede kalıyor? Kaldı ki, Kerbela’da katledilenler, 72 kiÅŸidir. Dersim ayaklanmalarında katledilenlerin sayısı ise onbinlerle ifade edilmektedir. Alevilik üzerine çalışan bazı araÅŸtırmacılar da, AleviliÄŸi “heterodoks İslam” içinde deÄŸerlendirmektedir.

Åžiilik elbette İslamlık içindedir. Åžiilik İslamiyetteki iki önemli mezhepten biridir. Dördüncü Halife Ali, 12 İmamlar, ÅžiiliÄŸin temel sembollerindendir. Alevi inancının ise, Åžiilikle bir iliÅŸkisi, bir bağı yoktur. AleviliÄŸin Orta Asya kavimlerinin, bu arada Türklerin de İslamiyetten önceki dini olan Åžamanizmle de bir ilgisi, iliÅŸkisi yoktur. Bu bakımdan, İslamiyetle iliÅŸki kuran veya Åžamanizmle iliÅŸki kurmaya, baÄŸ kurmaya çalışan bugünkü Alevi düÅŸüncesinin eleÅŸtirisi gerekmektedir. Bu eleÅŸtiri devamlı ve dinamik olmalıdır.

Bugün gerek Kürt Alevilerin, gerek Türk Alevilerin Dördüncü Halife Ali için, 12 İmamlar için, örneÄŸin Hüseyin için yakarışta bulunduÄŸu büyük bir gerçektir. Alevilerin örneÄŸin Muharrem ayında, üçüncü Halife Hüseyin için, Kerbela’da katledildiÄŸi günün yıldönümünde Åžiiler gibi dövünmemekte, fakat 12 İmamlara yalvarmalarını yakarmalarını sürdürmektedir. Buradaki temel sorun ise, Åžii inancının, Åžii sembollerinin, Alevi inancına nasıl girdiÄŸidir. Temel soru, Alevi inancının ne zamandan beri ve nasıl baÅŸkalaÅŸmaya uÄŸradığıdır.

HaÅŸim Kutlu’nun KızılbaÅŸ Alevilikte Yol, Erkan, Meydan, Alevilik ÖÄŸretisi, (Yurt Kitap-Yayın, Eylül 2007, Ankara) kitabında bu konuyla ilgili dikkate deÄŸer açıklamaları vardır. Alevilik yerine KızılbaÅŸlık tabirinin daha çok kullanıldığı bu eserde HaÅŸim Kutlu, KızılbaÅŸ ocaklarının merkezinin Dersim olduÄŸunu belirtmektedir. Ocakların aile ya da aÅŸiret adıyla anılmalarının KızılbaÅŸlıkta (Alevilikte) bir sapma olduÄŸu dile getirilmekte, Alevilik inancındaki bozulmanın 13. yüzyılda baÅŸladığına iÅŸaret edilmektedir. MoÄŸol istilası ve Alamut ocağının ortadan kaldırılması Alevilik inancında büyük bir yıkımın baÅŸlangıcı olmuÅŸtur. MoÄŸol istilası döneminde Anadolu’da meydana gelen Babai ayaklanmalarının (Baba İlyas-Baba İshak önderliÄŸinde geliÅŸen ayaklanmaların) Selçuklu lejyon ordularınca bastırılması, bu arada Alevi yapılanmasının darmadağın edilmesidir. Babai ayaklanmalarını Selçuklu lejyon ordularınca bastırılması sırasında Alevi yapılanmaları çok ağır darbeler almıştır. (age., s.126).

Ondördüncü asırda ise İran’da Müslüman Ali Åžiası yaygınlaÅŸmaya baÅŸlamıştır. Müslüman Ali Åžiası, Anadolu Alevileri ile yaptıkları siyasal ittifakları istismar yoluna da gitmiÅŸtir (s.126). İşte Müslüman Ali Åžiası’nın AleviliÄŸe, KızılbaÅŸlığa sızma çabaları bu dönemde baÅŸlamış, onbeÅŸinci yüzyıl süresince devam etmiÅŸtir. Onaltıncı yüzyıl baÅŸlarında Åžah İsmail ile birlikte (1487-1524) doruk noktasına ulaÅŸmıştır. Alevi yapısındaki bu bozulmalar sürecinde ocak pirlerinin tavır ve davranışlarında da deÄŸiÅŸmeler olmuÅŸ, Alevi yol kuralları giderek aile çıkarlarına tabi kılınmış, yol evladının korunup kollanmasını esas alan Alevi yasalar, ailenin korunup kollanmasına dönüÅŸmüÅŸtür (s.127).

KızılbaÅŸ (Alevi) düÅŸüncesine Hakk-Muhammed-Ali ritüellerinin, 12 imamlar ritüellerinin girmesi, 15. yüzyıl içinde kök salmaya baÅŸlamıştır. Åžeyh Cüneyt’in (ölümü 1460), Åžeyh Haydar’ın (ölümü 1488) iktidarı döneminde, Åžah İsmail döneminde, bu iliÅŸkiler iyice geliÅŸmiÅŸtir. İmam Cafer buyruÄŸu, KızılbaÅŸların (Alevilerin) ilgi duyduÄŸu temel bir kitap olmuÅŸtur. İmam Cafer 702-765 yılları arasında yaÅŸamıştır. Altıncı imamdır. 676-732 yılları arasında yaÅŸayan ve beÅŸinci imam olan Muhammed Bakır’ın oÄŸludur. İmam Cafer’in büyük buyruÄŸunun Bisati tarafından yazıldığı da bilinmektedir. Bisati ise 15. yüzyılda yaÅŸamıştır (ölümü 1439). Aleviler bakımından bu konuda da derin bir çeliÅŸki vardır çünkü Caferi mezhebinin atası sayılan İmam Cafer, KızılbaÅŸlar için hiç iyi ÅŸeyler düÅŸünmemektedir. İmam Cafer, KızılbaÅŸlar için “bilinsin ki ne onlar bizdendir, ne de biz onlardanız. Onlarla savaÅŸanlar ise Hz. Muhammed’in önünde, onun düÅŸmanlarıyla savaÅŸanlar gibi kutsaldır, cennetliktir” demiÅŸtir  (age, s. 128). ÖrneÄŸin,  1510’larda cereyan eden Åžahkulu ayaklanmasının da bu iliÅŸkiler çerçevesinde deÄŸerlendirilmesi gerekir. Osmanlı karşısında yeniler Åžahkulu güçlerinin, İran’a, Åžah İsmail’e sığınması, Åžah İsmail yönetiminin kendilerine nasıl muamele ettiÄŸi olgulara dayanılarak anlatılmalıdır... İmam Cafer’in bu sözü, 1990’ların ortalarında, Tansu Çiller’in baÅŸbakanlığı döneminde İran yöneticilerinin Türk yöneticilere yaptığı öneriyi hatıra getirmektedir. O dönemde İran yöneticileri Türk devlet ve hükümet yöneticilerine Aleviler hakkında “ya siz SünnileÅŸtirin ya da müsaade edin biz ÅžiileÅŸtirelim” demiÅŸti. KızılbaÅŸlar için İmam Cafer döneminden günümüze kadar hiçbir ÅŸeyin deÄŸiÅŸmediÄŸini bu öneri de açıkça ortaya koymaktadır. Bütün bunlar ise Alevilerin büyük bir aymazlık yaÅŸadığını göstermektedir. Alevilerin bu yönden eleÅŸtirilmesi gerekir. Bu eleÅŸtirinin devamlı kılınması da gerekir. Alevilerdeki aymazlığın “ille de Müslüman olma” ısrarının maddi ve manevi nedenleri üzerinde de durmak gerekir. Müslümanlığın hiçbir koÅŸulunu yerin getirmeyen Alevilerin, Müslümanlıkta ısrarlı olmaları dikkate deÄŸer bir konudur. Alevi olan ama namaz kılan Aleviler de  var deniyor. Onları, artık asimile olup Müslüman olmuÅŸ kiÅŸiler olarak deÄŸerlendirmek daha doÄŸrudur.

HaÅŸim Kutlu’nun sözü edilen KızılbaÅŸ Alevilikte Yol, Erkan, Meydan kitabında bu konulara iliÅŸkin bölümler vardır. HaÅŸim Kutlu’nun,  Alamut Ocağı ile ilgili düÅŸüncelerinin Alevileri anlatıp anlatmadığı tartışılabilir. İsmailiye’nin, Nizarilik’in Alevilik olup olmadığı  tartışılması gereken bir konudur. Öbür düÅŸüncelerinin ise ufuk açıcı olduÄŸu açıktır. HaÅŸim Kutlu kitabında “Kürt ya da Türk Alevilerin, ya da bugün kendisini bu baÅŸlık altından ifade edenlerin Müslüman olup olmadıklarını tartışmak oldukça geri bir tartışmadır” demektedir (s.397). Bunu, “Alevilerin Müslüman olmadıkları çok açık bir gerçektir. Bunu tartışmak bile yanlıştır” ÅŸeklinde anlamak gerekir. Kitabın örneÄŸin 154-155 sayfalarında dile getirilenler de bunu göstermektedir. Bütün bunlara raÄŸmen bu iliÅŸkilerde aymazlığı yaÅŸayan Alevilerin eleÅŸtirilmesi gereÄŸi kaçınılmazdır.
 
  http://www.mavidefter.org

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (2 Yazılmış)

  • Gönderen ergün, 14 Nisan, 2010 20:33:57
    Sn.İmail Beşikçi herhalde Aleviliği kendi istediği kalıba sokmak iştiyor,hangi kaynaktan yararlanıpta görüş belirmiş belli değil,anlaşılan kendi görüşlerini Alevilere empoze etmeye çalışmış.'Alevi' kelimesi Ali evidenden gelen,Ali taraftarları anlamına gelir,birkere bunu bilmek lazım.Madem Alevilik İslamiyetten önce vardı; o halde Aleviler ermiş olacaklar ki Ali diye birinin dünya ya geleceğini önceden biliyorlardı kendilerine Alevi yakıştırmasıda bulundular.Aleviler namaz vs kılmadıkları için müslüman değiller ya Sn Beşikçi ye göre,bende babası sunni annesi alevi sol görüşlü birisi olarak namaz vs gibi ibadetlerimi yerine getirmiyorum,acaba hala sizce müslüman mıyım,yoksa baska bir inanısa mensup muyum? Siz karar organı sınız bilirsiniz Sn.İnmail Beşikçi soylerseniz sevinirim.Merak ediyorum Sn Beşikçi siz namaz kılan bir müslüman mısınız? Yoksa yine sırf sunni olduğunuz için namaz kılmasanızda müslümanlarda mısınız?
  • Gönderen devrim, 10 Aralık, 2008 09:47:28
    Degerlendirmeler akla yatkin. Ancak aleviligin, Ali ve oniki imamlarla paralel gelisen bu zoraki etkilesim süreci hakinda bilimsel ve daha anlasilir verilerinde ortaya konmasi gerekmektedir.
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.