10 soruda Kürt sorunu!*1

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 57 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


Kürtlerin geleceği açısından yaşamsal derece önemi olan bir süreçten geçmekteyiz. 2008 yılı birçok açıdan ‘milad’ olmaya aday bir yıl. Süreç diken üstünde duruyor. Halklarımız geleceği açısından yüreğimiz ağzımızda yaşıyoruz. Son zamanlarda okurlardan gelen sorular da bunu gösteriyor. Hergün e-posta kutularıma yığınla soru geliyor. Herkes ne olacağını, sürecin sonunda nelerin yaşanacağını merak ediyor. Bu nedenle bu yazımda okurlardan gelen bazı soruları yanıtlamak istiyorum.

10 soruda Kürt sorunu! / Günay Aslan

Kürtleri neler bekliyor?

Kürtlerin geleceği açısından yaşamsal derece önemi olan bir süreçten geçmekteyiz. 2008 yılı birçok açıdan ‘milad’ olmaya aday bir yıl. Süreç diken üstünde duruyor. Halklarımız geleceği açısından yüreğimiz ağzımızda yaşıyoruz. Son zamanlarda okurlardan gelen sorular da bunu gösteriyor. Hergün e-posta kutularıma yığınla soru geliyor. Herkes ne olacağını, sürecin sonunda nelerin yaşanacağını merak ediyor. Bu nedenle bu yazımda okurlardan gelen bazı soruları yanıtlamak istiyorum. Sorular okurların yanıtlar benimdir. Yanlış veya doğru bunlar benim görüşlerimdir.Yanılabilirim de. Bu nedenle bunların doğru olaral kabul edilmesini istemem. Okurlarımız süreci hassasiyetle izlemeye ve gelişmeleri kendi birikimlerine dayanarak analiz etmeye devam etsinler...

1. Hava harekatı daha ne kadar devam edecek? Harekatın sonuçları ne olacak?

Anlaşıldığı kadarıyla hava harekatı bir süre daha devam edecektir. Herekat, üzerinde mutabakata varılan bölgenin dışına taşmadığı, açıkcası PKK’yle sınırlı kaldığı sürece tezkere süresince devam edebilir. Tezkerenin süresi bir yıl ancak, Başbakan Erdoğan ‘uzatabiliriz’ dedi.
Buna gerek kalmayabilir. Baharla birlikte yeni gelişmeler yaşanabilir.
Türkiye’nin hava saldırılarıyla sonuç alması mümkün görünmüyor. Bu psikolojik amaçları ağır basan bir harekattır. Hava harekatının PKK’yi ciddi manada etkilemesi ve eylemlilik düzeyini düşürmesi beklenmiyor. Operasyon gerillanın kış üslenmesi ve eğitiminde kimi sorunlar yaratıyor ancak genel durumu etkilemiyor. Aksine baharla birlikte gerilla eylemliliğinde bir patlama bekleniyor. Bu da Türkiye’de yeni bir bozgun havasının yaşanmasına yol açacak gibi görünüyor. Türk devleti bundan tedirgin ve bahara kadar baskıyı daha da arttırmaya çalışıyor.
Fakat baharla birlikte Türk devleti yeni bir manevre yapabilir. PKK üzerindeki baskıyı arttımışken, onun silah bırakmasına yol açacak önlemleri de devreye sokabilir. Baharda Kürt sorununun şiddetten arınması tartışmaları gündeme gelebilir.

2.PKK’nin tasfiyesi mümkün mü? 2008 yılında bu yönde bir gelişme yaşanır mı?
Türk devleti Kürt sorununu çözmeye (!) kendini fena kaptırmışa benziyor. 2008 yılını da 'PKK'nin tasfiye edileceği' yıl olarak ilan etmiş bulunuyor. Bundan da emin görünüyor. Türk devleti özellikle medyayı kullanarak böyle bir hava yaratıyor. PKK'nin tasfiye edileceğine başta Kürtler olmak üzere herkesi inandırmaya çalışıyor. Fakat nesnel süreç PKK'nin savaş yoluyla tasfiyesine izin vermiyor. Bu mümkün görünmüyor. Aksine savaşın PKK’yi güçlendirmesi ihtimali daha yüksek görünüyor. Türk devleti bunu iyi biliyor.
Kaldı ki - imkansız ama- PKK’nin tasfiye olması Kürt sorununun çözüleceği anlamına gelmiyor. Çünkü sorun neredeyse 200 yıldır devam ediyor. PKK de Kürt sorunun sebebi değil sonucu olarak ortaya çıkmış bulunuyor. Dolayısıyla devletin Kürt sorununu çözmeden PKK sorununu çözmesinin imkanı yok. Türk devleti PKK’nin tasfiye edileceği şeklinde bir hava yaysa da buna kendisi de inanmıyor. Bunu daha çok psikolojik amaçla yapıyor.

3. Kara harekatı yapılır mı? Yapılırsa sonuçları ne olur?
Kara harekatı da yapılacağa benziyor. Baharda böyle bir operasyon bekleniyor. Türk ordusu esas olarak çatışmaları derinleştirmek, PKK üzerinden de bölgeye müdahale etmek, Irak denkleminde yeralmak istiyor. Kaldı ki Türk ordusu aylardır zaten Irak Kürdistanı’na ‘gir-çık’da yapıyor. Amerika da kara harekatına hava harekatında olduğu gibi sınırlı bir alanda yapılması koşuluyla izin vermiş gözüküyor. Kara harekatı da dağlık alanla sınırlı icra edilecektir. Buna rağmen genişleme riski de vardır. Türk ordusu dağlık alanda darbelenir ve ağır zayiyat verirse bir oldu bitti yaratabilir.
Böyle bir gelişme PKK operasyonunu bir anda Kerkük savaşına dönüştürebilir. Doğrusu bu ciddi bir tehlikedir. Ancak demin de belirtiğim zayıf da olsa devletin kara harekatıyla eş zamanlı bazı adımları atma ihtimali vardır. Zira Türk devleti ‘siyasal açılımın’ taahhüdü altındadır.

4. ABD’nin PKK’yi düşman ilan etmesi ne anlama geliyor?
ABD geçmişte PKK’yi bir tehdit olarak görüyordu, bugün engel olarak görüyor. PKK‘nin ortadan kalkmasını istiyor. Ancak bu meselenin şiddetle çözülemeyeceğini de görüyor. PKK’nin silahı mücadeleden vazgeçirilmesini ve siyasal sisteme entegre edilmesini amaçlıyor. Bu amaçla bir yandan PKK’ye karşı Türkiye‘ye yardım ediyor, diğer yandan da Türkiye‘yi siyasal açılıma zorluyor. Kara harekatıyla eş zamanlı veya ardından Türkiye’de Kürt sorunu gündeme gelecektir. Ya gelecektir ya da savaş derinleşecektir. Bu da Türk-Amerikan ilişkilerini yeniden gerecektir. Türkiye 5 Kasım’da verdiği, Federal Bölge Yönetimi’ni tanıma, yeni bir yasal düzenlemeyle PKK’nin dağdan inmesini sağlama ve demokratikleşme yolunda ilerleme sözünü tutmazsa eski günler geri gelecektir. Türkiye yeniden Irak’ın hava ve kara sahasından içeri giremeyecek duruma düşecektir. PKK‘ye operasyon izni Türkiye’ye bu meseleyi siyasal yollardan çözmesi yolunda verilen son fırsattır. Türkiye bu fırsatı değerlendirmezse farklı çözüm arayışları kaçınılmaz olarak gündeme gelecektir.

5. KDP ve YNK Türk devletiyle birlikte PKK’ye karşı savaşırlar mı?
Her iki partiye de bu yönde baskı yapıldığı sır değil. Son olarak ABD'nin Irak Özel Temsilcisi Satterfield, Barzani'ye bu yönde bir çağrı da yaptı. Satterfield eş zamanlı olarak Türkiye’ye de ‚askeri operasyonlar geniş kapsamlı adımların bir parçası olmalı" mesajını gönderdi. KDP ,YNK ve PKK arasında siyasal farkılılıklar olsa da, bunlar geçmişte birbirleriyle savaşsalar da gelinen aşamada Kürtlerarası savaşı hiçbiri istemiyor. Hiçbir Kürt partisi bunu göze alamaz. Bunun vebali ve utancın altından da kalkamaz. Hiçbir Kürt partisi böyle bir bedel ödemeyi göze de alamaz. Kaldı ki konjöktür değişmiştir. KDP ve YNK gibi PKK’nin de çıkarları çatışmadan uzak durmayı gerektirmektedir. Buna azami dikkat edildiği de gözlenmektedir. Bütün bunlara rağmen KDP ve YNK üzerindeki Türk devleti menşeli Amerikan baskısı sonuç verir mi? Sanmıyorum. Fakat tersi olursa o zaman da PKK Başkanlık Konseyi Üyesi Cemil Bayık sözünü ettiği ‘özgürce ölmek’ seçeneği gündeme gelir. PKK ölümüne direnir. Şimdiye kadar dengeler gözeten PKK bu kez bütün dengeleri altüst eden bir politika izlemeye yönelir. Direniş bazı hesapları boşa çıkarabilir.

Yarın: DTP kapatılır mı? Yerel seçimler nasıl sonuçlanır? AKP Diyarbakır’ı alır mı? Kerkük sorunu nasıl çözülecek? Amerika-Türkiye ilişkileri düzeliyor mu? Bunun Kürtlere zararı olur mu?

aslanay@hotmail.de

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (2 Yazılmış)

  • Gönderen devran, 24 Ocak, 2008 00:59:22
    ILK ONCE BOYLE BIR KONUYA DETAYLI BIR SEKILDE EGILDIGINIZ ICIN TESEKUER EDERIM. KURTLERIN ARTIK BAZI SEYLERI DAHA DETAYLI BIR SEKILDE SORGULAMASI GEREKIYOR. BASARILAR
  • Gönderen cery, 23 Ocak, 2008 15:36:11
    turkiynin geleceyi için turk kurt kardesligi önemli amerikanı bos versınler

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com