Ergenekon, darbe, basın, sorular…

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031



Ergenekon Terör Operasyonu nereye varacak? Yargı hangi derinliğe inebilecek? Gerekli derinliğe ulaşılabilmesi için yargının tek başına çabası yeterli midir?

İdarenin de iç temizlik için harekete geçmesi gerekmez mi?

Peki ya basında nasıl temizlik yapmalı?

Son operasyonda kimi gazetecilerin gözaltına alındıklarını biliyoruz, 2001 yılında Ergenekon gizli belgelerinin ilk kez yine gazetecinin evinde ele geçtiğini de biliyoruz…

Başka bildiklerimiz de var…

Örneğin şu Ergenekon raporu, "Ergenekon: Analiz- Yeniden yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi" başlıklı, 29 Ekim 1999 tarihli rapor…

Şöyle diyor:

"Ergenekon'un kendi kuracağı sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır (…) Ergenekon, Türkiye'de faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütlerini kontrol altına almalıdır (…) Ergenekon doğrudan kendi örgütüne bağlı basın organları holdingler ve bankaları süratle kurup ideolojiye uygun ekonomik/politik denge sağlayabilmelidir (…) Naylon şirketler kurulmalı (…) elde edilen ekonomik girdiler, öz kaynak olarak örgütün kuracağı legal şirketlerde değerlendirilerek aklanmalıdır…"

Görüldüğü gibi sorun ve sorun alanı geniş, derinlik baş döndürücü…

Sivil örgütler, basın, holdingler, vs, vs…

Ergenekon Operasyon'unda kimi yöneticileri tutuklanan "sivil örgütler"in yöneticileri malum… Ayrıca biliniyor ki bu operasyonla ilgili en ciddi delil, Kuvayı Milliyeciler'den bazı isimlerin harekete geçip, suikastler için kiralık katil tutması…

Ergenekon'dan söz ederken birkaç gün önce bir yazımızda bu çetenin üzerinde hareket ettiği zeminin bir ucuyla Susurluk'a uzandığını söylemiş, diğer ucunun ise 2003'te başlayıp, 2007'de türlü darbe girişimlerine ulaştığını vurgulamıştık.

Bu çerçevede Cumhuriyet Mitinglerinin de, katılanlar değil ama kimi düzenleyicileri açısından, "muhtıranın arkasındayız" diye haykıran kimi aktörleriyle, göz altında tutulması gereken eylemler arasında olduğunu ifade etmiştik. Özetle, bu eylemlerin darbelerin alt yapısı olarak kullanıldığını ima etmiştik…

Malum, bu mitingleri düzenleyenler arasında Kuvvayi Milliyeciler de vardı, kimi gazeteciler de…

Evet, sorun alanı gerçekten geniş…

Bu arada dün gelen okur mektuplarından öğrendiğime göre, o gazetecilerden biri, Tuncay Özkan, bu tespitler üzerine bir televizyon programında esip gürlemiş…

Gelin bunu kimi hatırlatmalar için vesile yapalım ve konuyu bağlayalım…

Tarih 16 mart 2007… Muhtıradan bir süre önce…

Kaynak, kemalistler.net

Metin: "Yiğit Gazeteci Tuncay Özkan Ordu'yu Göreve Çağırdı! Bu akşam yayınlanan Gerçekler programında, son zamanlarda ulusalcı çıkışlarıyla AKEPE iktidarının başına bela olan Atatürkçü gazetecimiz Tuncay Özkan, Türk Silahlı Kuvvetlerini TSK İÇ Tüzük 35. Madde uyarınca Türkiye Cumhuriyetinin Rejimini koruması konusunda üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı…"

Tarih 7 Ocak 2004

Kaynak: Oramiral Özden Örnek'in Günlükleri

Metin: "Tuncay Özkan'ın ziyareti… Benden OYAK'ın kurulacak şirkete hissedar olmasını ve böylece Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a karşı bir çeşit koruma sağlamayı istedi. Ben de kendisine elimden geleni yapacağım, dedim… Medya desteği olmadan ulusalcıların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisi ile başa çıkması mümkün değil. Bu nedenle Tuncay Özkan'ın desteklenmesi gerekir…"

Tarih 15 Mart 2004

Kaynak: Oramiral Özden Örnek'in Günlükleri

Metin: "Tuncay Özkan yanında yeni kurmakta olduğu TV istasyonu yöneticisi olacak Kerim Can ile beraber geldi. Çok oturmadılar. Bana OYAK'ın reklâm teminatı verip veremeyeceğini sordu. Esas bunu öğrenmeye gelmişler…"

Karşılaştırma, analiz ve sonuç size ait…

Alan pek geniş…

Ali Bayramoğlu/Yenisafak

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com