E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Bezele karakoluna eylemin ayrıntıları belli oldu
- 9 HPG’linin cenazesi Şemdinli'ye getirildi
- Ey Türk, biraz ürk/Ahmet HAKAN
- Bitirin artık bu savaşı.../Ahmet Altan
- HPG: Kayıp 2 asker elimizde değil
- Bana normal gelmiyor/ Mehmet ALTAN
- Dağlıca’dan daha kritik bir saldırı/Ruşen Çakır
- Bezele karakoluna saldırıda,15 asker öldü 2 asker kayıp
- Kürt karşıtı gösteriler başladı, DTP sağduyuya çağırdı
- Lice katliamından Başbuğ çıktı
Her geçen gün ve hızla insanlıktan uzaklaşan bir yaşam içine sürükleniyoruz. Saygı ve sevgi toplumlarda olmazsa olmaz denilecek iki insani duygudur. Bunların olmadığı yerde insan gibi yaşamak da olmaz. Günümüze bakıyoruz ve ne durumda olduğumuzu gayet iyi görebiliyoruz. Yetkili ağızlardan çıkan yalan kelimeler ballandırılarak topluma enjekte ediliyor. Medyada arkanda olunca sorun kalmıyor.Bunları duyunca “başka bir ülkede mi yaşıyoruz” diye kendimize soruyoruz. Çifte standartlı konuşmalar gergin olan toplumu daha da geriyor.
Başbakan TRT nin Kürtçe yayın yapmasının yakında başlayacağını söyledi bir TV kanalında. Aynı zamanda ROJ TV nin de kapatılması için de girişimler var. Tabi ki bu girişimler bahar operasyonun bir parçasıdır. Amaç için araçları devreye sokmak isterken erkek gibi de davranamıyorlar. Biz bunu yaparken esas amacımız operasyonların sonuçlarından çıkan haberleri engellemektir diyemiyorlar. Diyarbakır’da radyo yayınları yapıldı en sıcak dönemlerde ve bu Kürtçe yapılan yayınlarda Kürtçe şarkılar ve itirafçıların konuşmalarına yer verildi. Bu anlayışla yapılacak TV yayınları da Kürtçe olacak dünya kamu oyuna da işte biz “Kürtçe TV programı” yapıyoruz diyecekler. Farsça yayın neden onunda başka bir sebebi olsa gerek. İran ile yapılan antlaşmalar gereğidir muhakkak. Koruculuk sistemini İran’a ithal etmekle kalınmıyor ayrıca medyasını da orada kullanacak. Madem Kürtçe yayın yapacaksın o zaman Kürtlerin sorununu da Kürtçe olarak dile getireceksin. Bu girişimleri saygın bir şekilde uygulamak ve gerçekleri çarpıtmadan uygulamak lazımdır. Bu bir saygınlık meselesidir.
Batman’da milletvekili ve belediye başkanı dayak yiyor ve başbakan dan ses yok. Sessizlik onaylamak anlamına gelir. Hani demokrasi ye sahip bir anlayışla yolunuza devam edecektiniz sizin demokrasi anlayışınız ancak bu şekilde olur. Bu güne kadar yaptığınız konuşmalarda hep tehdit ve küçük görme var biraz ne konuştuklarınızı dinleyin. Seçilmiş insanlara böyle saldırılar olursa kim bilir diğerlerine nasıl davranılıyor. Dünya artık bizi saygı ile anımsıyor diyorsun ama senin ülkende sana karşı saygı yok. Saygın devlet adamı parlamenterine sahip çıkar ama sende ne o cesaret var nede irade.
Bingöl’de gerillaların cesetlerinin durumu herkes tarafından kınanırken sen yapanları tebrik ediyorsun. Savaşta kurallar vardır. Her ne kadar çağ dışı bir olay olsa da uyulması gereken kuralları vardır. Açıklamalarınızla bu kuralları da hiçe sayıyorsunuz. Gerilla cenazelerine karşı saldırıları önleyecek kararları çıkartamıyorsun ve sessiz kalıyorsun. Bu topluma karşı saygılı olma gibi bir düşüncenizde yok. Kürt sorunu benim sorunum diyorsun ama Kürt insanına saygılı değilsin. Saygı duyduğun Kürtlerde milletvekilleri, kömür ve makarna yardımı ile aldığın insanlar.
Kürtlere bu kadar saygısız davranırsan onlarda sana karşı sevgi duymazlar. Müslüman’ım diyorsun ama onu gerektiren insanlıktan yoksun davranıyorsun. İnsanlıkta saygı ve sevgi vardır, bu iki kavramı içinize sindiremezseniz size açılacak pankartta da “Katil Erdoğan” olarak yazılır. “halkımız terörle yaşamaya alışmalı” derken neyi kastediyorsunuz. Bu çok tehlikeli bir söylemdir. Anlaşılan önümüzde ki günlerde bu topraklarda intifa yolunu açıyorsunuz. Saygın bir başbakanın söylemi çok daha farklı olmalıydı. Bu kadar savaş arzusunda bulunmanız için neden nedir bunu da anlamak istiyoruz. Savaşı bahane ederek gerçekleri gizlemeyin.
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen esra, 28 Mayıs, 2008 00:22:28bence herkes saçmalamış
-
Gönderen güven, 23 Şubat, 2008 15:48:11sayın anter söylediklerinize birebir aktılıyorum ço güzel yerlere değinmişsiniz .. öncelikle sizin savaş yanlısı olmayışınızdan dolayı sizi kutluyorum kürt milleti hep horgörülmüş hiçe sayılmıştır .. terör kisvesi altında güneydogudaki kürtlere bakım yapılmamış yardım edilmemiştir . ' terörle yaşamaya alışacagız ' diyerekten ordaki yardıma muhtaç halk ordaki portakal görünce top diye oynayan çocuklar, portaklı tanımayan yavrucaklar , yıllardır perişan halde kalmışlardır. bir yandan da türk halkının evlatları baştakilerin htalarından dolayı yıllar yılı şehit düşmüşlerdir ... şu bir gerçektir ki güneydogudaki halkı terörist diye adlandırmak bu hükümetin işine gelmektedir..sayın anter sizden ayrıca bir ricam olucak birdahaki yazınızda yada ilerliyen zamanlarda kürt milletinden genel olarak söz edermisiniz bugünlere kadar nasıl geldiklerinden nerede yaşadıklarından ... asıl bence milletin bunu duymaya ihtiyacı var hala birtakım insanlar kürtlerin anadoluya sonradan geldikleri ve onarın emeginin geçmedigi güneydoguyu istediklerini sanıyorlar ...saygılarla



Güncel