E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Selimiye Kışlası'nı PKK mı ıskaladı?/İbrahim Karagül
- Gerçek bombacı serbest
- HPG'den çatışmalara ilişkin açıklama
- Bismil'de 10 bin kişi HPG gerillası için yürüdü
- Türkiye'deki rütbeliler köşe oldu!
- Buldan: Eşimi Devletin Öldürdüğü Açık, Ergenekon Davasına Müdahilim
- Yanındakini de öldürecek
- Bir tuhaflık var/Ahmet Altan
- Ergenekon'un 'kilit ismi' Veli Küçük konuştu
- 28 Şubat'ın aktörleri şimdi nerede?
Kara harekatı bütün şiddetiyle devam ediyor. Ancak bugün itibariyle bazı sonuçları ortaya çıkmış da bulunuyor. Bu yazımda sizlerle bunları paylaşmaya çalışacağım.
1- Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kürdistan’daki yegane siyasi dayanağı olan AKP çökmüştür. Geçen haftaya kadar Kürdistan’da devletin AKP dışında sahip olduğu siyasi bir zemin yoktu. CHP ve MHP başta olmak üzere düzen partilerin hepsi de yerlerde sürünüyordu. Irak Kürdistanı’na yapılan hava saldırısıyla AKP inişe geçmişti. Kara harekatıyla bu süreç hızlandı. ‘Sınır ötesi operasyona karşıyım, Kürt sorununu ben çözerim‘ diyerek Kürtlerden oy (ç)alan AKP’yi artık Allah bile kurtaramaz.
AKP’nin içine düştüğü bu durum aynı zamanda ordunun AKP karşısındaki zaferi anlamına da geliyor! AKP’nin Kürtlerden sağladığı desteği PKK’nin tasfiye edilmesinde kullanacağını düşünen ve hükümete biraz da bu nedenle göz yuman ordu gelinen aşamada AKP’yle yaptığı Dolmabahçe uzlaşmasını gözden geçirecektir.
Türk ordusu Kürdistan’dan vazgeçmeyeceğine göre kendisine yeni bir siyasi dayanak aramak (yaratmak) zorunda kalacaktır. Yakında AKP’yi harcamaya dönük yeni bir manevra yapacaktır…
2- Kürt sorununun çözümü bir başka bahara kalmıştır. ‚Türkiye operasyondan sonra kapsamlı çözüm planı devreye sokacaktır‘ diyenler yanılacaktır. Türk-Kürt ilişkilerin ciddi biçimde gerildiği, Türk ordusunun Irak Kürdistanı’nda durmadan darbelendiği, her gün onlarca askerin hayatını kaybettiği, üstelik savaşın Türkiye’nin belli başlı şehirlerine yayılma eğilimi gösterdiği bir dönemde ‚siyasal çözüm‘ söz konusu olamaz.
Kaldı ki Türkiye’nin böyle bir niyeti olsaydı zaten bu operasyon yapılmazdı. Ancak Türkiye’nin ‚siyasal açılım‘ tahhüddü altında olduğunu ve bu amaçla kendisine operasyon izni verildiğini de biliyoruz. Bu açıdan bakıldığı zaman da Türkiye’nin dış dinamikleri yatıştırmaya dönük göstermelik bazı adımlar atacağını söylemek mümkün. Fakat bu da derde deva olmayacağı gibi kabul da görmeyecektir.
3-Türk ordusu batağa saplanmıştır. Amerika’nın izniyle sınırlı alanda sınırlı süreli bir operasyon yapsa da; operasyonun PKK’yle sınırlı olacağı ve 15 gün süreceği konusunda uluslararası güçlere güvenceler verse de batağa saplanmıştır. Ordu çıkmak istese çıkamayacak, kalmak istese kalamayacaktır. Harekatın PKK’nin tasfiyesi en azından darbelenmesi hedefiyle icra edildiği söylense de bilinen başka hedefleri de vardır.Türk ordusu PKK’yi darbeleyemediği gibi Barzani’ye de boyun eğdirememiştir. Bu koşullarda eli boş geri dönemez; dönse içerideki zemin kaybının önüne geçemez! Türk devleti Kürdistan dağlarında sıkışıp kalmış ve Amerika’ya olan bağımlılığı artmıştır. Kürtlerle Türkleri bıçak sırtında tutan Amerika’ya önemli avantaj sağlamıştır.
4-Kara Harekatı Talabani‘nin prestijini sarsmış, Barzani ve PKK’nin prestijini arttırmıştır! Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kürdistan’a yapılan saldırı için onay istediği Talabani’yi satır arasında Türkiye’ye davet ederek aşağılamıştır. Ülkesine tecavüz edilerek davet edilen Talabani’nin bu talebi reddetmemesi Kürtleri yaralamıştır. Kürt halkının tepkisini gözeten Talabani, her ne kadar Ankara’ya gitmeyeceğini açıklamışsa da Gül’ü reddetmemekle itibar kaybına uğramıştır.
Harekata şiddetle karşı çıkan Barzani ise içeriden ve dışarıdan (ABD) kuşatıldığı için ‚silahla karşılık vermeyi‘ operasyonun genişlemesi şartına bağlamak zorunda kalmıştır. Elbette Türk ordusunun sınırdan içeri girmiş olması Barzani’yi zor durumda bırakmıştır. Ne ki Amerika’nın telkinleri ve partisi içindeki Türkiye yanlısı kimi güç odaklarının yarattıkları oldu bittiler yüzünden Barzani beklenen tepkiyi ortaya koyamamıştır. Fakat operasyonun ilerlemesi halinde nelerin yaşanacağını açıkta ortaya koymaktan geri de durmamıştır. Barzani operasyonun asıl amacının farkındadır. Bunu sık sık dile getirmiş ve boyun eğmeyeceğini açıklamıştır.
5-Kara Harekatı tersi sonuç vermiş, tasfiye edilmesi hedeflenen PKK‘yi güçlenmiştir. Ülke içindeki ve dışındaki Kürtleri de birleştirmiştir. Bunun böyle olacağı zaten belliydi. 25 yıllık savaş bu açıdan öğreticiydi. Fakat Türk devletinin ders alacağı yok. Kürt düşmanlığı Türk devletini yönetenlerin gözlerini kör, beyinlerini felç etmiş durumda. Bu hastalıklı hal gelecek açısından da ciddi tehdit oluşturuyor. Batağa saplanan ve Kürtlerin öfke patlamasıyla karşı karşıya kalan Türk devletinin Türk-Kürt çatışmasına sart verme ihtimali de artmıştır. Kürtlere karşı yeni bir linç dalgasının eli kulağındadır.
6- Türkiye’ye verilen uluslararası desteğin süresi bitmek üzeredir. Kapsama alanı ve süresi sınırlı olan harekata destek veren Amerika ve Avrupa Birliği daha ilk günlerde ciddi uyarılar yapmış, Türkiye’yi ‚siyasal açılıma‘ zorlamışlardır. Türkiye’nin ‚siyasal açılıma‘ dönük hazırlığının olmadığı bilinmektedir. Yakın gelecekte bu gerçek su yüzüne çıkacaktır. O zaman da Türkiye’ye verilen uluslararası desteğin yerini tepkiler alacaktır.
Son olarak; Başbakan Erdoğan 2007’ye girerken ‚ Irak bizim için Avrupa Birliği’nden daha önemli hale geldi‘ demişti. Avrupa Birliği politikası iflas eden Türkiye gözünü bölgeye dikmişti. Şimdi ABD-İsrail ikilisinin gölgesinde İran’ı dengelemenin ve bölgesel güç olmanın hesaplarını yapıyor. Ancak Kürtlere rağmen bölgesel güç olma şansı da bulunmuyor. Yanlış hesabı Kürdistan’dan geri dönen Türkiye’nin önünde Kürtlerle uzlaşmaktan başka bir yol bulunmuyor. Bundan daha fazla kaçmak mümkün de görünmüyor…
26.02.08
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen şahyettin, 27 Şubat, 2008 22:47:13söylediklerinize bende katılıyorum gercektende onları allahta kurtarmaz başarılar



Güncel