E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- PKK vuruyor, ancak istediğini elde edemiyor/Mehmet Ali BİRAND
- Obama Kürt devletini kurdurur /Serar Turgut
- Gerilla TV yayına başladı
- Biz Dört Bacıydık..! /Şerif Kaplan
- Bir kardeş dağda biri askerde!
- Sanatçı Brader gözaltına alındı
- TOPAL OSMAN’DAN ERGENEKONA/Sadık Varer
- Mardin'de sağ yakalanan iki gerilla kurşuna dizildi
- HRW: Zelâl, Bermal ve Abdurrahman helikopterden atıldı
- Bitlis'teki çatışmada 5 korucu öldü
Ah çocuk: Taaa uzaklardan bakıyorsun bana, mesafelere aldırmadan.
Güzel çocuk, tanımıyorum seni, bir yerlerden gülümsüyorsun bana, görüyorum. Yüreğinde tüm acıları yama yapmış saklamaya çalışıyorsun.
Ben görüyorum, bütün kör gözlere inat.
Kim bilir; kimin çocuğusun sen, seviyorum seni.
Gözlerinde acıyı görüyorum ama güneş engelliyor dertlerini.
Gözlerinde hayat, pırıl, pırıl.
Dünyanın bütün pisliklerine inat, yine de gülüyorsun bana.
İnsan, sevgi, barış kokuyorsun.
Biliyorum sırtında dünyayı taşıyorsun, taşımak zorunda bırakılıyorsun… Yüreğinde isyan bana sesleniyorsun. “Bizi öldürüyorlar teyze” diyorsun.
Bunu sana yapanlar adına ben utanıyorum çocuk.
“Kolumu kırıyorlar teyze” diye ağlıyorsun.
Görüyorum çocuk, inan görüyorum.
Benim sadece kolum acımıyor, yüreğim kanıyor çocuk.
Sen belki hatırlamazsın ama ben hiç unutmuyorum çocuk, bundan bir kaç yıl öncede, senin kolunu acıtanlar, senin gibi çocukları kurşunlarla delik deşik ettiler.
“Niye?” diye sorma çocuk. Ne olur sorma? Anlatsam öfkelenirsin, kızarsın, belki kavga edersin. Ahh çocuk ahhh. Unutma çocuk, sakın unutma?
Kim olursa olsun anan, baban.
Sorumluyum en az onlar kadar senden. Adını hiç bilmesem bile, seni hiç görmesem bile, benim öz be öz çocuğumsun sen.
Şimdi soracaksınız “Kim bu çocuk? Diye.
Roj Tv’de dehşetle izlediğimiz, kolu polisler tarafından kırılırcasına bükülen çocuktan bahsediyorum yani C.E’den. Artık hepimiz tanıyoruz onu.
Onun can hıraş bağırması ve kendinden on kat iri, çirkin bir adamın C.E’nin kolunu nasıl kıvırdığını ve bundan nasıl zevk aldığını hep beraber gördük. Aslında balık hafızalarımızı biraz zorlasak, bu ülkenin Doğu’sunda çocukları nasıl kurşunlarla delik deşik ettiklerini hatırlasak, bu çocukları nasıl açlığa, yoksulluğa mahkum ettiklerini bir hatırlasak... ve hiç unutmasak…
Ben unutmuyorum, ömrüm yettiğince de unutmayacağım.
İnsan sadece canı acıdığında hatırlamamalı, acıyan insanları.
Acımadan da sevmeli onları, korumalı.
İnsan olmanın erdemliliğidir bu.
Evet, insan olanı acıtır bu olanlar, acıtmalıdır da.
Yine çocukların canları acıyor, yine çocuklar ağlıyor.
Çocuklardır hep içimi acıtan. Biraz da analığımdan gelir bu duygum. Her ağlayan çocuğun yerine koyarım evladımı, her evladım ağladığında başka ağlayan çocukları görürüm.
Sanmayın ‘çocuk anlamaz’ diye, asıl çocuktur dünyayı anlayan, hesapsızdır, kirlenmemiştir. Çıplak çocuklar, bütün yoksulluğa ve yoksunluğa rağmen gülmeyi bilen, anasız çocukları görürüm analığımdan utanırım. C.E’nin yaşadıkları ve diğer çocukların yaşadıkları…
Şimdi bu militarist zihniyet değildir de nedir?
Kimse o çocukların psikolojik travmalarını hesaplamıyor. Hangi aklıevvel şuna inanıyor, ‘yarın bu çocuklardan sağlıklı bireyler çıkar’ diye. Bu ülkenin devleti ve polisi aleni şiddet uyguluyor. O zaman bende onlara derim ki; sahtekarsınız. Her gün televizyonlarda şiddete karşı reklamlar veriyorsunuz, programlar hazırlıyorsunuz, bunun yanı sıra da şiddetin en büyüğünü ve alasını siz yapıyorsunuz?
Doğu’da çocukların kolunu kırıyorsunuz, bedenlerini kurşuna diziyorsunuz. Batı’da bunları yapacak çocukları yetiştiriyorsunuz. Ama ben çocukları seviyorum, onların kimliği ile uğraşmıyorum, ister Kürt olsun ister Türk. Ama militarist zihniyet çocuklarımızı öyle bir büyütüyor ki; bu ülkenin insanları da buna çanak tutuyor. Oysa o çocukların eline ne taş yakışıyor, ne silah.
ozgurpolitika
Yorum Yaz
Yorumlar (4 Yazılmış)
-
Gönderen zin, 10 Mayıs, 2008 01:03:15C.E.yi medyada izlerken bakışları içimdeki çocuğu acıtmıştı...onda kendi çocukluğumu görmüştüm....nede olsa bende doğu çocuklarından biriydim....yazınızı çok beğendim.bir çok kişinin onu izlerken hisedipde yazamadığını yazmışsınız...hisettiklerimizin ortak olması,acılarımızın ortak olmasından olsa gerek...yüreğinize sağlık.....zin
-
Gönderen Ayşegül, 06 Nisan, 2008 23:27:45Esra hanımın yüreğine sağlık. Kendisinin yazılarını Özgürpolitika ve Özgürgündem gazetelerinden takip ediyorum. Değerlendirmeleri ve tahlilleri çok güzel. Keşke bütün yazılarını bizim sitemizden de okuyabilsek. Sevgiler, Ayşegül
-
Gönderen gundi_xolto, 05 Nisan, 2008 23:03:40bu yazıyı okurken inanın göz yaşlarımı tutamadım. kürt olmanın bedeli o kadar çok ağır ki.. kimse bunu tahmin bile edemez... barzani, talabani ve yandaşları iyi izlesin bugün cocuk kolu kıranlar yarın onlarında elini kıracak bunu iyi anlasınlar ve ona göre davransınlar
-
Gönderen Helin, 04 Nisan, 2008 20:30:51Çok güzel yazılmış bir yazı. Daha doğrusu yüreğin sesi. Tebrik ediyorum.



Güncel