E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- HPG: İntihar değil, çok planlı bir karakol baskınıydı
- Barzani ile Maliki arasında gerilim tırmanıyor
- Esas sorunlar/Ahmet Altan
- Türk medyasının “İsviçre balonu” patladı
- Ben bir çocuğum.../Şerif Kaplan
- Bir kilo şekere Diyarbakır/M.Salih Erol
- PKK'lar saz çalıp eğleniyor
- Güney Kürdistan’da kız çocuklarının yüzde 60’ı sünnetli
- Kürt paketinde ilginç ve hızlı gelişmeler/MURAT YETKİN
- Tarihin en büyük 10 komplo teorisi
Demokrasi kendi başına ne güzel bir sözcük! Her kesin dünya halklarının,günümüzde özlem duyduğu bir sözcük haline geldi...
Her toplum kesiminin demokrasi anlayışı ile demokrasi sözcüğünün bir anlamı vardır. Neden?
Burjuvaziye göre demokrasi kapitalist/emperyalist sistemde burjuvazi/ezen sınıflar olarak en iyi demokrasi kapitalist sistemdedir.
Emekçi/İşçi sınıflar açısından ise, demokrasi/özgürlük yoktur. Pekiy bu Demokrasi Nedir?
Yenilirmi/İçilirmi?
Demokrasi/ yenilmez/ içilmez
Ama, bir yaşam biçimidir.
İnsanların belli bir kesiminin yaşadığı düzen/ sisteminden, yaşamdan/ mutlu olma/ özgürlük duyma/ biçimidir...
Sınıflı toplumların, ortaya çıkışı ile birlikte, insanlar ilkel komünal toplum biçimine geçişiyle birlikte, güçlü insanlar/güçsüz insanlar şeklinde bölünmesi ile, insanlar arasında çelişki, özgürlük/mutlu yaşam biçimi bitmiş oluyordu.
Köleci topluma/sınıflı topluma geçişle birlikte demokrasi mücadelesi/özgürlük mücadeleside kölelerin/köle sahiplerine karşı mücadelesi de ve beraberinde başlamıştır.
Çünkü, insan özgürlüğe/mutluluğa göre şekillenmiştir.
İnsan yaşamı, evrimleşme dönemi ile başlamıştır. Evrimleşirken, insan olurken, mücedelede yaşamak için, başlamış olunur...
İlk mücadelesi/Doğaya karşı bir yaşam mücadelesi ile başlamıştır.
Sonra; daoğaya/ hayvanlara karşı üstün gelen silahların ve ateşin bulunuşu insan arasında güçlü/güçsüz insanlar arasında ki, mücadelenin sonrasında sınıflı toplumun doğuşu bu şekilde başlayarak, günümüze kadar devam etmiştir.
Köleci toplum/ Feodal toplum/ Kapitalist toplum/ Sosyalist toplum/ Sınıfsız , Komünist toplum.
Her toplum kendine göre bir demokrasi mücadelesi geliştirmiştir.
Dedim ya, kimisine demokrasi kendinin yaşadığı topluma göre/özgür olduğu/mutlu olduğu yaşamıdır.
Bir başkasına göre bu, bir diktatörlük olmuştur.
Sınıflı bir toplumda tüm insanların/toplumun her kesiminin özgür olması/mutlu olması mümkünmü?
Elbette hayır/mümkün değil.
Sınıflı toplumlar insanlara özgürlüğü/mutlu olmayı bir kesime ön görmüştür. Ezilen/sömürülen sınıfların/ emekçi sınıfların/işçi sınıfının kapitalist toplumda özgür/mutlu olmasını ancak sistemi savunanlar söyler ve savunurken/hep yalan söylerken, ezilen sınıfı kandırmaya çalışırlar.
Hele sömürge olan ulusun halkını seçim zamanı hep kandırırlar.
Oyunuzu bize verin sizleri daha iyi ezip sömürelim diye bazen öyle olurki, nerdeyse Kürdistan/demeye başlarlar.
Aman ha/ hiç bir zaman sömürge ulusa karşı bölücü söylemlerle karşı gelmeyin diye/ tehdit savururlar....
Beklen belki size, en fazla ABD emperyalizmin sınırları/sunduğu bir biçimde hak verebiliriz/demek olmuştur.
Kürt ulusu halkı da/her zaman Türk militer devleti tarafından avutulumuştur.
Avunmanın/ karşısında savaş/silahlar/kan/olmuştur.
Aradan militer devletin kuruluşundan/ 85 yıl geçmesine rağmen hep aynı misaki/ milli sınırlar içinde kalarak/Kürt sorununu/ savaş ve silahlarla/çözmekten medet ummaya devam ederken/savaşın dışında çözüm bırakmaz oldular..
Mililiter devlet/bu günlerde/ Kemalizmle/irtica ve Laiklik arasında çatışmalar sürsede bu militer devlet içi arasında süren çatışma ve yer kapma / devlet içinde yer edinme mücadelesi olarak görülmelidir...
Yoksa onun ötesinde ne bir AKP’ti devrimidir.
Nede bir Kemalist sistemin bitişi olarak alğılanmamalıdır....
Son günlerde AKP’ti çalkantısı ve hırçınlanırken/bazıları AKP’ye özgürlük/demokrasi aradı....
Kimisi ise, geçen yazımda belirtiğim biçimde/ AKP’yi karşı mücadeleyi eş görmüş oldu. Ne kadar bir yanılğı değilmi? militer-devlet/eşittir AKP’mi oldu.
Sanki, AKP’ti Kemalist anlayıştan veya ABD/AB emperyalizmden ayrı düşünüyor. Sanki militer kapitalist sistemden ayrı düşünerek uzaydan gelerek/ düşmüş gibi, değilmi?
Bu gün günümüzde kapitalist/emperyalist sistemin iflas ettiğini unutmayalım.
Artık demokrasiyi sadece geri kalmış ülkelere özgü olarak algılamak ne kadar bir handikapi ise, bu anlayışı savunmak da doğru değildir...
Sayın; ikinci Cumhuriyette demokrasi/arayan ’’Ahmet Altan’’ ve anlayışları gibi, toplumu karanlık çıkmazlara sürüklemek isterken, bunlarıda ilerici demokrasi anlayışı katagorisinde görenler sakın ha/ bu düşüncelere aldanarak/ yanılgıya düşmeyiniz....
Bunlar demokrasiye/Kürt sorununa en ufak bir gelişmesini düşünmezler.
Bunlar kapitalist sitemin/Kapitalist topluma alternatif olarak düşünen fenomenlerdir.
Özgürlük/demokrasi/ile Kürt sorunun çözüleceğine inandırmaya/ topluma demokrasi getirecek diye /İnsanları aldatan, AB emperyalizmini kurtarıcı olarak göstermeye çalışan medya kalemşörleridir...
Kapitalist sistemin/diğer bir kapitalist sistemin anlayışını sürmesini isteyerek, savunmak kadar saçma bir şey yoktur...
Eğer bir toplumda sınıflar varsa? Karşıtı sınıflar mücadelesi de olacaktır. Bu diyalektik bir gerçektir...
Emperyalizmin birisi/iyi diğeri kötü değil. Emperyalist /kapitalist sistemin hepsi emekçi/işçi sınıfı açısından bir sömürü düzenidir...
Aynı şekilde sömürge/bağımlı uluslar açısından, emperyalist/kapitalist sistemin, sömürge uluslara vereceği ne demokrasi olabilir? Nede özgürlük/bağımsızlık verebilir..
Soruna böyle bakmak gerekir..
Ahmet Altan/ ve onun gibi demokrasi havası kesinenlerin tersine; Avrupa ülkelerinde nelerin yaşandığını iyi bilmek ve doğru yorumlamak gerekir.
Nasıl dünyada kapitalist emperyalist/kapitalist bunalımlarını yaşıyorsa, Avrupa/ülkeleride dünyadan bağımsız olarak düşünmemek gerekir.
Avrupa ülkeleri ne bir cennetttir? Nede/ dünya ezilen sömürülen ulus/ ve halklara alternatiftir..
Artık sosyal devlet anlayışı/ ve kapitalizmin yükseliş ve alternatif çağını/çoktan tamamlamıştır..
Bugün nasıl kapitalizmin merkezi Amerika’da sokaklarda açlıktan insanlar yaşıyor/sürünüyorsa.
Avrupa ülkeleride aynı ekonomik krizleri yaşıyor/ ve artık işçiler/emekçi sınıflar işlerini kaybetmeme mücadelesini yaşıyor.
Sokaklarda insanlar işsizlikle/açlıkla sürünüyor...
Bırakın hak/hukuk almayı var/ olan haklarını koruyamıyor ve bu gün geçtikçe haklar kapitalistler tarafından elinden alınıyor..
Bu durumda enkaz halinde yaşayan bir Avrupa kapitalizmi nasıl olurda, Geri kalmış sömürge/bağımlı ülkelerine demokrasi/özgürlük getirebilir? Veya verebilir?
Anlamsız bir düşünce olarak algılanmalı.
Umutları yanlış yöne doğru yeşertmemeli.
Eğer buna ön ayak olursak yarın biz olacakların emekçi/İşçi sınıfına ve sömürge/bağımlı ulusların haklarına hesabını nasıl vereceğiz?
Bugün uluslararası ve /Avrupasında ülkesinden can güvenliği nedeni ayrılarak sürgünde yaşamakdan başka şansı olmayan / özgür biçimde seyhat edemeyen/ yazar/ düşünür/ sosyalist bireylerin/ örneği 69’ yaşında ki, ’’ Teslim Töre’nin’’ ROJ/TV’nin davetine katılmak için giderken.
Belçika hava alanın da tutuklanarak girişi yasaklandığı bir Avrupa’dan nasıl güvenir? Nasıl demokrasi beklerim?
Demek ki: kapitalsit/emperyalsit sistem içerisinde düşünmek?yazmak?savunmak suç olduğuna göre, demokrasiyi gören oldumu demek sormak gerekiyor?bu demokrasi ne? Menem bir şeydir?
Kapitalist/ emperyalist sistem içerisinde ezen sınıflar için/ demokrasi, ezilen sınıflar için/diktatörlük diye anlaşılmalıdır...



Güncel