E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Beşikçi'yi anlamak gerekiyor/Günay Aslan
- Devrimci Karargah’dan Evren ve Ağar’a tehdit!
- MİT adına çalışan iki gazeteci
- 33 askerin öldürülmesinde JİTEM'ci yüzbaşının parmağı
- Son 24 saatte 3 şüpheli asker ölümü
- DTP'nin ilk belediye başkan adayı kesinleşti
- HPG’den Devrimci Karargah’a destek!
- AKP’ye saldırıyı Devrimci Karargah üstlendi
- Karayılan, çözüm için çift taraflı ateşkes önerdi
- Ebu Süfyan Yeşil'di
Çok Yorumlananlar
Avrupa Parlamentosunun Türkiye’ye ilişkin yıllık raporu, 21 Nisan 2008 de, Dış İlişkiler Komisyonunda görüşülerek kabul edildi. Bu ay içinde toplanacak genel kurulda da görüşülecek ve son şekli verilecek. Rapora Türkiye de yaşanan Kürt sorunu açısından bakıldığında, Türkiye hükümetine siyasi inisiyatif alma çağrısı, Kürt dili ve kültürüne yönelik vurguların daha kapsamlı olması gibi konularda, geçen yıllara göre daha pozitif yanlar olmakla beraber negatif yanları da vardır. Burada raporun detaylı bir değerlendirmesinden ziyade bazı hususlara ilişkin tavrımızı açıklamak istiyoruz.
AP ve AB’nin Diğer Kurumlarına Çağrımızdır
Avrupa Parlamentosunun Türkiye’ye ilişkin yıllık raporu, 21 Nisan 2008 de, Dış İlişkiler Komisyonunda görüşülerek kabul edildi. Bu ay içinde toplanacak genel kurulda da görüşülecek ve son şekli verilecek. Rapora Türkiye de yaşanan Kürt sorunu açısından bakıldığında, Türkiye hükümetine siyasi inisiyatif alma çağrısı, Kürt dili ve kültürüne yönelik vurguların daha kapsamlı olması gibi konularda, geçen yıllara göre daha pozitif yanlar olmakla beraber negatif yanları da vardır. Burada raporun detaylı bir değerlendirmesinden ziyade bazı hususlara ilişkin tavrımızı açıklamak istiyoruz.
Raporun bir bölümünde hareketimize ateşkes ve kayıtsız şartsız silah bırakma çağrısı yapılmaktadır. Çağrının muhatabı olarak şu hususları ilgili çevrelerin dikkatine sunuyoruz.
Öncelikle şu husus net görülmeli, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Türkiye’de bir Kürt sorunu vardır. Sorun Türkiye Devletinin Kürt halkının varlığını asimilasyon, baskı ve şiddet ile ortadan kaldırma politikasından kaynaklanmaktadır. Kürtler bu politikaya karşı haklı olarak sürekli isyan etmişler ve bu günümüze kadar gelmiştir. Kendilerinin deyimi ile mevcut hareketimiz Kürtlerin 29. isyanıdır. Bu son isyan 24 yıldır devam etmektedir. Yani bu sorun Türk devletinin iddia ettiği gibi bir terör sorunu değil, bir halkın özgürlük ve demokrasi sorunudur. Terör ve şiddetin kaynağı devletin uyguladığı politikalardır. Ortada on binlerce ölü, binlerce yakılmış-yıkılmış yerleşim birimi, milyonlarca mülteci ve savaş mağduru vardır. Bu ağır sorunun AB gibi demokratik bir müesesenin objektif yaklaşımı ve katkısıyla çözülebileceğine inanıyoruz.
Biz hareket olarak silahı yalnızca meşru savunma aracı olarak göruyor ve şiddet bizim amacımız değildir. Biz şimdiye kadar 5 defa tek taraflı ateşkes ilan ettik. Her seferinde askeri operasyonlarla bize cevap verildi. Defalarca barış ve demokratik çözüm taleplerini içeren deklarasyonlar yayınladık. En son 1 Aralık 2007 de yayınladığımız Demokratik Çözüme Çağrı başlıklı deklarasyonda da silahları tümden devreden çıkarmaya hazır olduğumuzu deklare ettik ve 15 Mart 2008 de de sözkonusu çağrımızı yeniledik. Bu konuda Başkanımız Sayın Öcalan’ın 15 yıldır ortaya koyduğu çabalar da hep görmezden gelindi.
Bütün bunlara karşı Türk Devletinin Asimilasyon, baskı, şiddet ve askeri operasyonlara dayalı politikaları devam etmektedir. Halen günlük olarak Türk ordusunun askeri operasyonları sürmektedir. Bu operasyonlar 5 aydan bu yana sınır ötesine, Irak Federal Kürdistan bölgesine de taşırılmış durumdadır. Bütün bunları görmeden bizden yani Kürt tarafından tek taraflı ve yok edilmemiz anlamına gelecek adımların atılmasını istemek, çözümleyici ve gerçekçi bir yaklaşım görmüyoruz.
Bize ateşkes ve kayıtsız şartsız silah bırakma çağrısı yapan AP’nin çözüm projesi nedir, bir inisiyatif almaya hazırlar mı? Görmek istiyoruz. Bu çerçevede Avrupa Parlamentosunu ciddiye alıyoruz. Biz sorunun çözümü için ilgili her güçle diyalog kurmaya, bunun için görüşmeler yapmaya ve gereken adımları atmaya hazırız. Bu çerçevede Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosunu göreve çağırıyoruz.
Saygılarımızla.
Kongra-Gel Başkanlığı
06 Mayis 2008



Güncel