Büyükanıt’ın kutuplaşma saptaması

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, İsrail’in kuruluş yıldönümü resepsiyonunda, üzerine basarak, Türkiye’de kutuplaşma olduğunu ve bundan kaçınılması gerektiğini söyledi.
Bu saptamasına bir de uyarı ekledi:
“Türkiye, sorunlarını kendi içinde çözebilir. Kimsenin nasihatine ihtiyacı yoktur. Osmanlı İmparatorluğu’ndan bir cumhuriyet yarattık. Türkiye bütün sorunlarını çözme imkân ve kabiliyetine sahiptir. Kutuplaşma olduğu zaman çatışma ortamı çıkar.”

İki eksen
Büyükanıt’ın saptaması iki eksenli bir kutuplaşmaya işaret ediyor:
1- Türk-Kürt ayrımı,
2- Laik-antilaik ayrımı.
Bu iki eksen etrafında başlayan kutuplaşmanın yaygınlaşma eğilimi gösterdiğini kabul etmek gerekir.

Etnik kutuplaşma
PKK faaliyetleri ve aynı çizgiyi temsil eden parti ve kuruluşların çabaları Türkiye’de bir etnik ayrımı gündeme sokmuştur. Özellikle Güneydoğu’da bu çok açık biçimde yaşanıyor.
Türkiye açısından en önemli avantaj bu ayrımın toplumda bir çatışmaya dönüşmemiş olmasıdır. Halkın sağduyusu sayesinde, etnik ayrımcılık Türkiye’nin çok büyük bir bölümünde yaşam alanı bulamamıştır.
Ancak, bu yönde yine de çok tehlikeli sinyaller geldiğini de unutmamak lazım. Münferit olaylar biçiminde de olsa ortaya çıkan tepkiler, gerginlikler, kutuplaşmanın yol açabileceği felaketin öncüleri olarak algılanmalı ve önlemler şimdiden alınmalıdır.
Türkiye’nin tarihi avantajlarından biri, bir iç çatışma, iç savaş yaşamamış olmasıdır. Bunun değerini etnik kökeni ne olursa olsun, herkesin çok iyi bilmesi gerekir. Türkiye böyle bir tuzağa sürüklenmemelidir.
Yüzyıllardır olduğu gibi bir arada barış içinde yaşama olgunluğunu göstermelidir.

Laiklik ayrışması
Kutuplaşma anlamında kötü sinyaller veren bir diğer eksen de, “laik-antilaik” eksenidir. Bu kutuplaşmanın nedeni dinin sürekli olarak siyasete alet edilmesidir. Siyasetin din üzerinden yapılmasıdır.
Bugün yaşadığımız laik-antilaik ayrımının temelinde bu siyasi gayretlerin olduğunu söyleyebiliriz.
Toplumu, “dindar-dinsiz”, “laik-antilaik” diye böldüğünüz zaman yine bir felaketin hazırlığını yapmış olursunuz.
Oysa, siyaset dinin üzerinden elini çekse, bu alanda toplumsal bir gerginlik yaşanmaz. Yine yüzyıllardır olduğu gibi, kim, hangi inanca sahip olursa olsun, bu toplum birlikte yaşamayı bilmiş bir toplumdur.
Ancak siyaset, din üzerinden yarattığı gerginlikle bir kutuplaşmaya daha neden olmuştur.
Son yıllarda halk bu iki kutuplaşmada pozisyon almaya zorlanıyor.
“Bizden-bizden değil” ayrımı, her türlü siyasi ve bürokratik tercihte din ölçüsünün kullanılması, Anayasa’da gayet açık biçimde tanımlanmış laiklik ilkesine yönelik hamleler, sonuçta kutuplaşmayı körükleyen başlıca etkendir.
Türkiye, dini ve etnik kutuplaşmanın doğuracağı riskleri iyi düşünmelidir.
Siyaset, kutuplaşma kaynağı ve teşvikçisi olmamalıdır.

 Fikret Bila/milliyet

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen Awdo, 09 Mayıs, 2008 12:39:10
    Bunlar Asla Adam Olmaz. Cumhuriyetin kurulusundan beri Cumhuriyetin vazgecilmez bu iki unsurunu yüzyil sonra birileri dile getirdiginde, neden nefesler tutularak dinlenir, gercekten anlasilmaz. BüyükAMit, Kürtlere karsi Türkleri kahraman, Müslümanlara karsi laikleri evlat olarak gören ve bunu her firsatta dile getiren, planlayan, yürüten kisidir ve bunu yürüten kurumun baskanidir. Adamcagiz herhalde sesli düsündü? Toplumlarin karakteristikleri her zaman irkcilik olarak degerlendirilmek zorunda degil. Türkler kendi söyleyip kendi oynadigi müddetce adam olamadiklari gibi, egemenliklerini altinda tuttuklari halklarinda adam olmasini engelliyorlar. Bunun en büyük kanitlari Türklerin islama el atmalarindan sonra islamdaki gelisme ve Türklerin egemenlik kurduklari cografyada kisa sürede Türklerden bagimsizligini zorla alamayip onlarla birlikte yürüyen halklarin, günümüzde, en geri halklar olmasidir. Osmanlidan Cumhuriyet yaratmis mis. Istanbul, Edirne gibi bir iki sehirdeki bir iki bina disinda günümüzde izleri görülmeyen imparatorluk, imparator-luk mu olurmus. Buna ancak büyükAMit ve onun ceperi inanir, söyler ve yine söyleyerek sözde ulusal bir orgazm yasar.

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com