E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Beşikçi'yi anlamak gerekiyor/Günay Aslan
- Devrimci Karargah’dan Evren ve Ağar’a tehdit!
- MİT adına çalışan iki gazeteci
- 33 askerin öldürülmesinde JİTEM'ci yüzbaşının parmağı
- Son 24 saatte 3 şüpheli asker ölümü
- DTP'nin ilk belediye başkan adayı kesinleşti
- AKP’ye saldırıyı Devrimci Karargah üstlendi
- HPG’den Devrimci Karargah’a destek!
- Karayılan, çözüm için çift taraflı ateşkes önerdi
- Ebu Süfyan Yeşil'di
Çok Yorumlananlar
DEP milletvekilli Mehmet Sincar öldürüldüğü zaman daha çok genç ve yeni bir gazeteciydim. Bütün tecrübesizliklerime rağmen, yaşanan bunca olaylardan, halkın gözündeki öfkeden, sokaklarda halk ve polis arasında yaşanan arbedelerden bir sonuca gitmiştim ve o zamanın günlük gazetesine manşet olarak “DEP Yol Ayrımında” demiştim. Yanılmamıştım. 
Şimdilik ismini açıklamak istemediğim bir yönetici yaşanan olaylar karşısında çözümsüz kalınca, gelen halka yüklenmek istedi; “ne işiniz var burada, gidin evinize” diye çıkışmıştı. Oysa halkı oraya çağıran kendileriydi. Halkın arasında fırlayan genç bir kız yöneticinin kravatından tutarak “ne oturmuş buradan bakıyorsun, inin aşağıya, halkın arasına girin, halkı buraya çağırdıysan sahip çıkacaksın” demişti ve DEP yöneticisi öyle bir tavır beklemediği içinde şok olmuştu. Bu olay DEP genel merkezinde meydana gelmişti.
O zaman DEP devletin kuşatması altındaydı. Bir tarafta kontra elemanları tarafından öldürülüyorlar, bir tarafta da tutuklanıyorlardı. Tam bir cendereye sokmuşlardı. Kürdlerin çok fazla legal alanda politik tecrübeleri yoktu ama buna rağmen o günün koşullarında çok büyük işler başardılar.
Şimdi DTP devletin politik kuşatması altındadır. O zaman şiddet ve tutuklama ile yok edemediğini şimdi resmi ideoloji ve politik baskı ile, uzun vadeye yayarak sonuca gitmek istiyor. Bunu için ne gerekiyorsa yapılıyor. Uzun zamandır Kürdistan’a giremeyen CHP ilk kez gidiyor. Tükenen AKP’nin yerini alırım umuduyla.
Birincisi DTP bu noktayı çok iyi görüp değerlendirmek zorunda.
Sadece Türkiye ile sınırlı değil Kürdlerin politik kuşatma altında olması, uluslararası ibre de öyle gösteriyor. Nedenine gelince, Kürdler kendi adına henüz bir şey istiyecek politik bir olgunluk yakalamamasındandır.
Politikda bir halkı temsil edecek bir söyleme henüz sahip değiliz. Daha kendimiz adına bir şey olmadan, söylemlerimizden ister bilerek ister bilmeyerek, bizi aşan o kadar çok şey söylüyoruz ki, inandırıcılığımızı yitiriyoruz. Örneğin Kürdler daha kendi doğal insani haklarını elde etmemişken, kim “aydınlarca da” zaman zaman dillendirilen, esasen Türk solunun “ulusalcı” kanadının geldiği nokta ile örtüşen, son noktada resmi ideolojinin ulaşmak istediği noktaya gelen “Türkiyelileşme” gibi Kürdlerin hiç bir gerçekçiliği ile örtüşmeyen “ütopik” politikalarla halkın enerjisini boşa harcamaktan başka bir şey olamaz. Türkiye’nin “modernleşmesi” Kürdlerin öncelikli sorunu değildir. Kürdleri bu noktalarla oyalamak sadece verilen bunca emeğe haksızlıktır.
Bir başka görüş; “uluslar eski statülerini kaybetti, biz zaten öyle bir şey istemiyoruz” sen bunu dediğinde, diğeri yıllardır birlikte çalıştığı, ticari ve askeri ilişkileri olduğu ortağını bırakıp seni neden tutsun? Adam bakıyor senin kendine özgüvenin yok, o neden sana güvensin. Hem en çok dem vurduğumuz “ulus devlet modeli kalkıyor” düşüncesi doğru olsa bile, hala bir ülkenin en ufak bir hakkına dokunduğun an karşında büyük bir ulusal güç görürsün ve bunda tereddütte etmezler. Andorre gibi 40 bin nüfusa sahip bir ülke bile bütün haklara sahip ve senin kaderinde söz sahibi.
İkinci nokta; bana kalırsa DTP Türkiye partisi olmaktan vazgeçmek zorundadır. Çünkü Kürdlerin bir bütün olarak “terörist ve öldürülmeleri vacip” görülen bir yerde, hem Kürdler adına politika yapacaksın hem de devlete kendini kabul ettireceksin, bu imkansız gibi bir şey.
DTP yakın bir zamanda gerçekleştireceği kongresinde politikada bir netliğe kavuşmak zorunda. Yoktur anlamında demiyorum ama bir yanda Kürd halkının isteklerini savunacaksın, diğer yanda biri kalkıp senin adına Kemalizmi seslendirecek, hem de Diyarbakır gibi bir şehrin milletvekilli adına yapacak, bu sadece sana olan güveni kaybettirmedir. Öyle düşüncelere sahip olanlar olabilir ama bunun yeri Diyarbakır gibi Kürdistan’ın kalbi sayılacak bir yer değildir. Bu Kürd halkına çok ağır bir hakarettir. O tür düşüncelere sahip olanlar Türkiye’de politika yapmalılar.
Devletin Kürdleri politik kuşatması da tam bu noktada başlıyor. Yani kürdleri genel anlamı ile Türk solun geldiği “ulusalcılık” noktasına getirmek ve resmi ideoloji ile bir noktada buluşturmak istiyor.
DTP Kürd halkının anlamadığı, algılayamadığı “ütopik” söylemlerden uzaklaşmalı. Daha çok gerçekçi davranmalı. Daha anadil eğitim hakkını bile almamışken, teknoloji çağın ulaştığı son evreyi sunmak, bir zamanlar sosyaliz adına bir şeyler yapmak isteyen Sovyetlerin uğradığı hüsrandan öteye bir şey olmayacak.
Dar gurup anlayışında vazgeçip, atamalar yerine, bölgesel isimleri öne çıkarmalı. Özellikle Diyarbakır gibi bir bölgede bu türden yapılan bazı yanlışlıklardan dolayı çokça şikayetler olduğu ve dikkate alınması gerekiyor. Milletvekilli ve belediye başkanlığı seçimlerinde yerel kişilere öncelik tanınması gerekiyor.
Her Kürdün kafasında bağımsız Kürdistan gerçeği olduğundan hareket edersek, daha gerçekçi bir noktada oluruz ve an azında eşit haklara sahip iki halk noktasında buluşuruz.
Yoksa devletin bu politik kuşatması ve resmi ideolojiyi dayatması noktasında hep onların peşinden gitmekten, onların belirleyeceği politikaların arkasına takılmaktan öteye gidemeyiz.
Bazen gazetelerden ve demeçlerden okuyoruz, yok bilemem DTP’yi nereye çağırmamışlar. Neden çağırsınlar ki, Kürd halkını kabul ediyorlar mi seni kabul etsinler. Bence bunlara hiç takılmamak gerekiyor. Seni ciddiye almıyorsa sende onu almayacaksın. Tıpkı Sayın Baydemir’in Erdoğan’ın davetine katılmaması gibi.
Kürd halkı bunca zumlu ve baskıdan sonra tekrar devletin resmi ideolojisi ile bulaşacağını sanmıyorum. O nedenle, resmi ideolojiye ne kadar yakınsan, Kürd halkından o kadar uzaksın. AKP bu nedenle Kürdistan’da oy topladı. Ama kısa sürede politikası deşifre oldu. AKP bitiyor ama yerine tekrar Hizbullah’ın örgütlenmeleri geçiyor.
Bütün bunları söylerken her şeyi ret edeceksin demiyorum ama daha net bir politika izlenmelidir. Yasal kurulmuş bir partisin ve eğer devlet sana “öteki” muamelesi yapıyorsa, sende kendince davranacaksın.
Şerif Kaplan
NOT: daha önce kullandığım sherifkaplan@hotmail.com adresini bir süreden beridir kullanmıyorum. Ondan sizlere gelen hiç bir şeyi kabul etmeyin.
saygılarımla
yeni mail adresim:
serifkap@googlemail.com
Yorum Yaz
Yorumlar (7 Yazılmış)
-
Gönderen Kejê, 15 Haziran, 2008 12:47:27Gönül ister ki Kürd politikacilarimizin yanlis politika izlediklerini, sergilediklerini degilde dolu dolu somut basarilarini okuma sansina sahip olalim.Kürd halkinin her konuda oldugu gibi bu konuda da talihsizliginin ardi arkasi gözükmüyor gibi ne yazik ki. Örnek verdiginiz mini minnacik bir ülke halkinin bagimsiz, özgür olmasi onlar adina sevindirici bir durum ve 20-30 milyon Kürd halkinin birakin bagimsizligini, özgürlügünü, ki hala en dogal haklarini istemeleri bile suc sayilan durumda olmasi yürekler acisi gercekten. Herseye ragmen umudumuzu yitirmeme dilegiyle, aydinlatici kalem tutan ellerinize saglik Serif hocam.
-
Gönderen devrim, 15 Haziran, 2008 01:43:42Cok samimi bir yazi...Tesekkürler
-
Gönderen berken, 14 Haziran, 2008 23:34:06çok hoş bir yazı kaleminiz keskin e daim olsun. son dönemlerde okumaktan zevk aldığım bir yazı. çünkü ötekilerde birbirini tekerardan öteye geçmiyor. umarım yol gösterici olur. ya da yazdığınız gibi düşünenler çoğalırız. SERKEFTİN
-
Gönderen Azad CÖLEMERG, 13 Haziran, 2008 21:37:45DEĞERLİ HOCAM ŞERİF USTAMIZ YİNE BİZİ AYDINLATIYOR HOCAM SİZİN GİBİ AYDINLAR OLDUĞU SÜRECE BİZLER HEP BİLİNÇLİ OLACAĞIZ GELEK SPAS TÜM DEMOKRATİK BARIŞSEVER HALKLARA SELAM OLSUN
-
Gönderen ali, 13 Haziran, 2008 13:03:57hocam elınıze ve yuregınıze saglık.Yazınız gerçekten çok guzel,keşke dıyorum bızım yazarlarımız ve onculerımızın hepsı sızın gıbı olsalar ve meydanlara çıkan serhıldanlar gıbı yureklerı bagımsız KURDISTAN ıçın atsa ve burdan Osman baydemır e teşekurlerımı sunarım.saygılar hocam.
-
Gönderen mahirtaylan ARYALI, 13 Haziran, 2008 01:49:46yureginize sağlik hocam yazılarınızla yolumuzu aydinlatiyor kürdistanın ve kürt halkının önemli meseleleri üzerinde duruyorsunuz kürdistanin sizin gibi duyarli adyinlara ihtiyaci var şu gunlerde,ama ne yazık ki bakiyorum kürt sitelerine ve kürdistanli aydinlara artık kürt halki ve kürdistani bir kenara itip kişisel hesaplar peşine düşmüş bir birleriyle uğraşiyorlar
-
Gönderen adnan, 13 Haziran, 2008 01:49:46yazınız gerçekten güzel.Bu çerçevede yeni yapılanmayı DTP yapmalı.Sistemin yalan ve vaadlerine aldanan yöneticiler önce tarihi yeniden okusun.Aynaya bakıp bugünlere gelinen noktanın sahiplerini görüp ona göre fikirlerini ve düşüncelerini oluştursunlar.



Güncel