Genelkurmay AKP'yi Kurtarmaya Çalışıyor!

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 4 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


Türkiye bugün sabahtan akşama kadar 'şok gözaltılarla' sarsıldı. Sabahın erken saatlerinde aralarında emekli orgenerallerin de bulunduğu çeteci ve darbeci 30'a yakın 'ünlü kişi' gözaltına alındı.

Türkiye'nin popçu ve topçularını kıskandıracak kadar 'ünlü ' olan darbeci ve çetecilerin gözaltına alınması basında -haklı olarak- 'flaş' koduyla yer aldı.

Yorumlar ve tepkiler de gün boyu durmadı. Kimine göre Ankara'daki çatışma yeniden tırmanmış, kimine göre AKP kapatma davasını boşa çıkarmayı başarmış, kimine göreseyse de orduyla AKP yeniden uzlaşmıştı.

Elbette at iziyle it izinin birbirine karıştığı böylesi günlerde şu oldu, bu oldu demek çok da kolay değil. Sağlıklı bir yorum yapabilmek için ortalığı kaplayan toz bulutunun dağılmasını beklemek gerekir.

Ancak bugüne kadar yaşanan olaylar gözaltıların pek de sürpriz olmadığını gösteriyor. Sürpriz değil çünkü, emekli orgenerallerden Hurşit Tolon ile Şener Eruygur'un adı Ergenekon'la birlikte epey bir süredir anılıyordu. Ergenekon Operasyonu ile ilgili her haber sonunda gelip bu ikiliye dayanıyordu. Bunların alınması değil aslında alınmaması sürpriz olurdu.

Fakat buna rağmen de bu soruşturmadan birşey çıkacağını sanmıyorum. Sanmıyorum çünkü, bir yandan Türkiye'nin asker ve sivil 30'a yakın 'ünlü kişi'si Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltına alınıyor, aynı gün ülkenin başbakanı da Ergenekon İddianamesi'nin hazırlandığını ve 3 gün sonra mahkemeye sunulacağını açıklıyor.

Bir yandan 4 bin klasörden ve 4 milyon sayfadan oluştuğu söylenen iddianameyi tamamlayacaksın, diğer yandan da Ergenekon'un en önemli isimlerini gözaltına alacaksın!...
Anlaşıldığı kadarıyla savcı sanıklara iddianameyi gösterecek, 'nasıl buldunuz?' diye soracak; onların görüşlerine baş vuracak!

Tabii, insanın aklına herşey olup bittikten sonra bunların gözaltına alınmaları ne anlama geliyor? sorusu takılıyor. Madem iddianame tamamlanmış, madem aylardır isimleri geçtikleri halde bu paşalara dokulmamış, neden iddianame tamamlandıktan ve neden Yargıtay Başsavcısı AKP'nin kapatılmasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nde sözlü savunma yaparken bu gözaltılar gerçekleşiyor?

AKP ile Ergenekon davası arasında bağ kuranlar, bunun AKP'nin bir atağı olduğunu ve bu gözaltılarla kapatma davasını boşa çıkarmaya çalıştığını söylüyorlar. Bu bana hiç de inandırıcı gelmiyor.

Yazılarımı takip edenler başından beri Ergenekon'la AKP'nin kapatılması arasında bir bağ bulunmadığını yazdığımı göreceklerdir. Ergenekon Soruşturması özünde devletin 'safra' atmasıdır. Artık ayağa düşmüş tetikçi, çeteci ve darbecilerin tasfiye edilmesidir. Ordunun kendisine bir 'çeki-düzen' vermesidir.

AKP'nin kapatılması, Erdoğan'In tasfiye edilmesiyse bir Genelkurmay- Pentagon projesidir.
Fakat kapatma davasından sonra yaşanan gelişmelere ve bugünkü gözaltılara bakacak olursak, kapatma davasıyla ilgili bir uzlaşma yaşandığını söylemek mümkün. Henüz bu yorum için erken ama işaretler bunu gösteriyor. Olaylar Türk ordusunun yeninden AKP'yle devam etme kararı verdiğine işaret ediyor.

Hangi gelişmeler buna yol açtı ve ne tür pazarlıklar yapıldı bilmiyoruz ama görünen bu. Türk ordusu, AKP Hükümeti'nin yerine kendine uygun bir alternatif üretemedi. Ayrıca AKP'yi bu süreçte deyim yerindeyse CHP'lileştirdi. Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ilgili düzenlemeyi iptal etmesi ve AKP'nin bunu geçiştirmesi de kapatma davasında farklı bir karar verileceğinin işaretiydi.

Öte yandan Amerika gibi Avrupa Birliği de özellikle İran operasyonu gündemdeyken Türkiye'de kargaşa istemedi

Bu gelişmeler ışığında bakınca da yaşanan gözaltıların tek bir anlamı kalıyor; AKP'yi ele geçiren Türk ordusunun yüksek komuta kademesi, ''Ya AKP gidecek Ya Çok Kan Dökülecek' diyen, ordu içindeki katı ırkçı eğilimi tasfiye ediyor.

Ordu, bunlar bir maraza çıkarsın istemiyor. Gözaltıların Genelkurmay'ın bilgisi ve onayı dahilinde yapılması da bu anlama geliyor.

Galiba ordu bir dönem tasfiye etmeye çalıştığı AKP'yi bu kez kurtarmaya çalışıyor....
Öyleyse eğer Türkiye'nin Kürt meselesi başta olmak üzere iç ve dış meselelerinde 'dramatik' gelişmeler yaşanabilir...Süreci dikkatli izlemek, bu dönemde safları sıklaştırmak ve sağlam durmak gerekiyor...
01.07.08

gunayaslan@hotmail.de

 

 

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com