E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Boru hattına bombalı saldırı
- İKİ YÜZLÜLÜK YAPMAYIN/Dicle ANTER
- HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
- Asimilasyon ve Lazlar /Sadık Varer
- Bağdat’taki PKK toplantısının perde arkası
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Banliyö olayları, garip bir intifada
- İLKBAHARIN TADI YOK
- SANA DEMOKRASİ ARMAĞAN EDEMEDİM!
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
Ayfer Düzdaş'ın Kürt sanatçı Delila'ya atfettiği ilk solo albümü 'Leylan' müzikseverlerle buluştu. 13 şarkının yer aldığı albümde on birinin geleneksel olmasını 'özden beslenmek' olarak tanımlayan Düzdaş, albümde dört parçaya bölünmüş Kürtlerin hikâyesini anlatıyor.
Müzik çalışmalarını Mezopotamya Kültür Merkezi'nde (MKM) yürüten Düzdaş'ın ilk solo albümü 'Leylan', Kom Müzik tarafından yayımlandı. Geleneksel müziğe bağlı olan Düzdaş, albümü geçen aylarda yaşamını yitiren Kürt sanatçı Delila'ya atfediyor. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda gelişen Düzdaş, çocukluğunda dinlediği yöresel sanatçıların ve Cem ayinlerinin kendisini çok etkilediğini belirtiyor. Ayfer Düztaş, Alevi olması nedeniyle uzun süre Türkçe deyişler söylediğini, 1996'da MKM ile çalışmaya başladıktan sonra dengbêj kültürüyle tanıştığını söyledi. Dengbêjlerle tanıştıktan sonra Alevi kültürüyle karşılaştırma olanağı bulduğunu ifade eden Düzdaş, 'İçinden geldiğim kültürde saz çalıp deyiş söyleyenlere 'dede' ya da 'aşık' denir. Ama geldiğim yerde belki aynı işi yapan ama çok farklı isimlendirilen kişilerle, dengbêjlerle tanıştım. Bununla beraber gördüm ki, insanların yaşadığı coğrafyanın özellikleri onların yaşamına, sohbetine, duruşuna, sanatına, müziğine yansıyor. Kürtlerde bu durumu dengbêjler en iyi yansıtıyor. Çünkü yaşamın özü onlarda kendini gösteriyor. Kürt müziğinin temelini oluşturan dengbêjler Kürtler için, özellikle de sanatçılar için çok büyük önem arz ediyor. Çünkü hiçbir kültür, ideoloji ya da felsefe özü ve ardılları olmadan kendisini geleceğe taşıyamaz' diye konuştu. Dengbêjlerle tanıştıktan sonra çeşitli araştırma, derlemeler yaptığını ve bu dönemden sonra geleneksel Kürt müziğiyle daha yoğun ilgilendiğini belirten Düzdaş, son albümünde seçilen şarkılarda ve kullanılan enstrümanların seçiminde içinden geldiği kültürün yoğun etkisinin olduğunu ifade etti. Albümünde şarkıların altı Kurmanci, beş Zazaki ve iki Sorani lehçesinden oluştuğunu belirten Düzdaş, 'Albümün repertuarını oluştururken dört parçaya bölünmüş bir coğrafyada yaşayan Kürtlerin acıları ve hikâyelerini biraraya getirerek anlattık. Kürtlerin acıları, sevinçleri ve sevdaları yani bir bütün olarak parçalanmış yaşamları bir arada bulunuyor' dedi. İlk klibi 'Dotmame' isimli şarkıya çektiklerini söyleyen Düzdaş, 'Irak'ta çektiğimiz klipte bu ülkede yaşanan savaşa ve bu savaşın insanlar üzerindeki etkilerine dikkat çekmek istedik. Çünkü 1990'lı yıllardan süregelen bu savaş sürecinde resmi verilere göre, 40 bin insan yaşamını yitirdi, üç bin 680 köy boşaltıldı ve üç milyon 700 bin insan zorla göç ettirildi. Bu rakamların daha da kabarmasını istemiyoruz' dedi. Kürt kadınının geçmişten bu yana ciddi ezilmişlik yaşadığını dile getiren Düzdaş, kadının yaşadığı sosyal baskıdan dolayı kendini ifade etmekten geri kaldığını söyledi. Düzdaş, şunları belirtti: 'Kürt kadını üzerindeki sosyal baskı kadının sanat yaşamında yer almasını da etkilemiştir. Geçmişte kadın dengbêjlerin sayısının az olmasının nedeni de budur. Baktığınızda onlarca erkek dengbêjin ismini sayabilecekken kadın olarak Ayşe Şan, Meryem Xan, İran Xanim ve birkaç isim daha belki sayılır. Ancak Kürt kadını üzerindeki sosyal baskı 30 yıllık Kürt ulusal mücadelesi sayesinde ciddi anlamda azalma göstermiştir. Kadın yaşamın en zor alanında bile sanatla ilgilenebiliyor artık. Delila bunun en açık örneğidir. Dağ yaşamı içerisinde müzik yapmak büyük bir başarıdır. Bu iradeyi gösteren bir kadın olduğu için, albümü yaşamını yitiren Delila'ya atfettik.' İSTANBUL / DİHA
ESRA ŞERAN



Güncel