E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Boru hattına bombalı saldırı
- İKİ YÜZLÜLÜK YAPMAYIN/Dicle ANTER
- HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
- Asimilasyon ve Lazlar /Sadık Varer
- Bağdat’taki PKK toplantısının perde arkası
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Banliyö olayları, garip bir intifada
- İLKBAHARIN TADI YOK
- SANA DEMOKRASİ ARMAĞAN EDEMEDİM!
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
Öylesine “lanetli” egemenlere sahibiz ki, hangi yönde bakarsanız bakın içinde çıkılmaz bir durum. Hani tarihte yaşanan diğer egemenler gibi olsalar belki bir noktada oluru filan bulunabilinirdi, ama yok, çaresiz “humma” hastalığı gibi bir şeydir. Humma hastalığı tarihe karışmış olmasına rağmen, bizde bir istisna olarak halen devam ediyor.
İnsanlaşmak; evrimleşmek ve kültürel bir meziyettir. Uygar olmak, medeni davranmak ise aldığın eğitim ve ahlaki değer yargıların belirler. Eğer senin eğitimin ve ahlaki değer yargıların yalan üzerine kuruluysa, yalan söylemekten hiç bir sakınca görmesin. Öyle ben şöyleyim böyleyim demekle olmuyor. Olsaydı herhalde bir çok diktatör veya kral sonsuza dek yaşardı. Her ne hikmetse yalan ve ahlaksızlık konusunda, Kürdleri egemenlikleri altında bulunduran dört devlette bir birinden beter “lanetlidirler.”
Ahlaksızlık, yalan ve “lanetlilik” sadece egemenlerle sınırlı kalmamış, kimi Kürde de bir şekilde bulaşmış ve o da aynen sahibine benzemiş.
Dört egemen devlette Kürdler için düşündüğü aşağı yukarı birbirine benziyor. Tek bir çözümleri var Kürdü yok etmek. Kürdleri için düşündükleri ortak noktalar kısacası şöyledir;
-her koşul altında mutlak bir itiat
-kendisi dişin da her şey olabilir
-açlık, yoksulluk, sefalet ne varsa reva
-uymayana yaşam hakkı yok, öldürme, zindana atma, yerinden yurdundan etme, yalan ve iftira ile sıkıştırma...
-dayak, işkence, baskı, hakaret ve gururunu kırma, kişiliksizleştirme...
-dahası en makbul ve kabul edilen Kürd ölü olandır.
İşte Kürdler böylesi zihniyete sahip egemenlerin boyunduruğu altındalar. Kendileri adına ne yapsalar, ne etseler yaranamazlar.
Son İstanbul’da meydana gelen vahşi saldırının ardında, yine bir şekilde Kürdler suçlu masasına zorla oturtulmak isteniyor ve bunun öncülüğünde basını yapıyor. Dedim ya medeni olmak kültürel bir olgudur. Eğer kültürel olarak gereken sağlıklı bir eğitimin yoksa, eğitimin yalan üzerine kuruluysa sende de ancak bir yalancı çıkar. Aynen Güney Kürdistan’a yapılan kara operasyonu gibi, kendilerince senaryolar oluşturuyorlar ve kamuoyuna bir şekilde Kürdü topyekun bir şekilde “cani” göstermeye çalışıyorlar. Esasen tarihte gelen “egemen” olmanın verdiği “yok etme kültü” onu harekete geçiriyor. Oysa bir Kürd neden İstanbul’da mahzun bir insanın canına kıysın. Onun derdi bu değil ki, kendi haklarını isteyen biri neden başkasının haklarını hem de yaşam hakkı gibi kutsal bir hakkı elinde alsın. Bunun bir mantığı var mı?
Ben hiç bir Kürdün böyle bir eylem yapacağına inanmıyorum. Hele hele de bir şekilde “hayranı” olduğu egemen ulusun bireylerine karşı asla böyle bir şey yapmaz, çünkü Kürdlerde egemen ulusa karşı bir düşmanlık veya kin yoktur.
Bu eylem olsa olsa derin devletin son zamanlarda iktidar kapışmasında kendi aralarındaki çatışmanın bir ürünüdür. Tıpkı tarihte bir çok benzerleri olduğu gibi. Tabi en doğal ve rahat kurban edilebilecek yegane halk da savunmasız Kürd halkıdır. Ona suç yüklemek kadar kolay ne var. Hatta bulurlar bir kaç kişiyi de üstlenirler. Ama olayın esası bence şu; MIT ve emniyetti arkasına alan AKP, ABD ve AB desteği ile derin devlettin Kemalist geçinen sivil kanadına yaptığı operasyon ile anayasa mahkemesinde AKP’ye verilen para cezası iktidar kavgasında bunları pata düşürdü. Kamuoyunu çok meşgul eden bu iktidar kavgasının yönünü başka bir noktaya çekmek gerekiyordu ve iş her zamanki gibi karanlık ellere kaldı. Ergenekon İddianamesinde kendilerince küçük de olsa dokundukları olaylar gibi bir gün bu olayda açığa çıkar.
İlginç olan nokta basının ellinde hiç bir şey yokken tıpkı “zap’a 50 metre kaldı” gibi bir senaryo ile olaya yaklaşmalarıdır. Oysa orda ölen mahzun insanlar ve her koşul altında olayın gerçek bir şekilde ortaya çıkmasını sağlamak gerekiyor. Kendi istediğin senaryoyu dayatmak o ölen insanlara hakaret ve haksızlıktır.
Her noktada Kürdlere böyle bir muamele reva görmek büyük bir hakarettir. Bir şekilde Kürdün toplu katliamına zemin hazırlamaktır.
Kürdlerde her olayda olduğu gibi “suçluluk” psikolojisi ile “acaba” olabilir mi ihtimali ile bence davranmamalılar. Hiç bir gerekçe mahzun insanların öldürülmesini haklı gösteremez.
Egemenlerin ve basının yapmak istediği şey esasen Kürdlere “sizi istemiyoruz” demeleridir. Ama buna rağmen hala bazı “sivri zekalı” aydınlarımız birlikte yaşayabileceğimizi söyleyip duruyorlar. Oysa birlikte yaşamak gönüllüktür. Bir evli karı koca bile anlaşamadıkları noktada ayrılıp yollarına devam ediyorlar. Ortada çocukları olduğu halde.
Egemenlerin hep bir rüyası vardır; Kürd yok edilsinde nasıl olursa olsun.
Şerif kaplan
Yorum Yaz
Yorumlar (4 Yazılmış)
-
Gönderen ayse, 14 Ağustos, 2008 22:19:21sayin serif kaplan ne oldu coktandir yazi yazmiyorsunuz igce dinlendiniz artik sirasi geldi geciyor lütfen gözümüzü yolda birakmayin artik yeni bir süprüzle karsimiza cikin
-
Gönderen hisyar, 10 Ağustos, 2008 00:22:19tsk- hocam. anliyana anlar.kürtler artik liderlerine tapmak yerinde liderlerinin ne aptiklarina baksinlar yasasin kurdistan-
-
Gönderen azad cölemerg, 05 Ağustos, 2008 21:01:00DEĞERLİ HOCAM YİNE FİNALİ ÇOK ANLAMLI KOYMUŞ DİYOR Kİ: Egemenlerin hep bir rüyası vardır; Kürd yok edilsinde nasıl olursa olsun BU SÖZ BÜTÜN OLAYIN ÖZETİ GELEK SPAS HOCAM
-
Gönderen patriot21, 05 Ağustos, 2008 11:08:31Yazilar sanki alelacele yazilmis bir cok yazim hatasi var.Güngüren acilmisken birde su ergenekonun avukati deniz baykalin sabah ackarnina yaptigi aciklamayida yorumlasaydin yazi tamamlanirdi diyorum.



Güncel